milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

07 ŞUB 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • GÜN ORTASINDA CAMİLERİ YAKTILAR
  • MERSİN'DE MUHTEŞEM MİLLİ GAZETE GECESİ
  • "ERBAKAN'IN ETKİSİ HİÇ BİTMEYECEK"
  • BATILIN HÂKİM OLDUĞU YERDE, SAADET OLMAZ
  • BU KAFAYLA YERLİ OTO HAYAL
  • DÜNYADAKİ EN BÜYÜK SORUNU TÜRKLER ÇÖZDÜ!
  • ERBAKAN'IN YERLİ OTO ÇABASINI UNUTMAYIZ
  • TÜRKİYE DAHA ETKİLİ OLMALI
  • KANAYAN YARA KEŞMİR
  • İSTİKLAL MAHKEMELERİ KAYITLARI YAYINLANSIN!

Beyinsizler!

26 ŞUBAT 2007
PZT 00:13

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

BÖYLELERİ için ...cağızlar, ...ceğizler gibi ifadeler kullanmak uygun olmaz ama yine ben adamcağızlar, kadıncağızlar diyeceğim. Kimdir bunlar? Efendim, bunlar son derece fanatik, son derece saldırgan, hoşgörüden fersah fersah uzak birtakım erkekli dişili kişilerdir.

Onların bir ideolojisi vardır. Bunun dışındaki inançlara, görüşlere, dünya felsefelerine hayat hakkı tanımazlar.

“Aa nasıl oluyor da siz bizim gibi düşünmüyorsunuz... Bizim gibi inanmıyorsunuz... Bizim gibi yaşamıyorsunuz...” Ömürleri öfkeyle ve gayzla karışık bir şaşkınlık içinde geçer.

Akılları, havsalaları bu ülkede çeşitlilik, farklılık olduğunu almaz, kabul etmez.

Vaktiyle Mao, Çin’de herkese tek tip, mahkûm elbisesi gibi elbiseler, çöpçü üniformaları giydirmişti. Bir milyarlık Çin’de biri kalkıp da gömlek, kravat, takım elbise ile dolaşsa hapı yutardı. Bizim fanatik mi fanatik, saldırgan mı saldırgan, adamcağızlar ve kadıncağızlar Mao zihniyetine sahipler.

Herkes onlar gibi düşünecek.

Herkes onların ideolojisine iman edecek. “İman edecek” dedim, çünkü adamlarınki, ideolojilikten çıkmış, din-iman haline gelmiş.

Kendileri gibi inanmayanlara “orta çağ karanlıklarında yüzen” gibi damgalar vururlar. Peki, kendileri nerede yüzüyorlar? Fanatizmin zifirî karanlıklarında ve derinliklerinde...

Bunlar hem fanatik, hem agresif, hem de beyinsizdir.

En basit toplama, çıkarma, çarpma, bölme hesabına akılları ermez. 1923’ten bugüne kadar kaç yıl geçmiş? 84 sene geçmiş. Tuttururlar, Türkiye’de 84 yıldır laiklik vardır, hele bir itiraz etmeye kalkın, yapmayacakları hakaret, savurmayacakları tehdit yoktur.

Bu adamlarda ve kadınlarda kuş kadar akıl yok mu? 1924 anayasasının ikinci maddesinde ne yazılıydı?

“Madde 2: Devletin dini, Din-i İslâm’dır...”

Yine bundan 85 sene önce Cumhuriyet ilân edildiğinde, bulunduğu makama Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilmiş, Dolmabahçe Sarayı’nda oturan, Cuma namazlarına, büyük selâmlık alaylarıyla giden bir Halife vardı. Halife Abdülmecid bin Abdülaziz Han...

Bunlar tarihî gerçeklerdir. İki kere ikinin dört etmesi gibi doğrulardır. Lakin onlara laf anlatamazsınız. Korkunç bir yaygara ve şamata ile üzerinize yürürler. Ellerinden gelse sizi boğarlar.

Tabulaştırdıkları birtakım kelime, kavram ve değerlerin tarifinin yapılmasını kabul etmezler. Neymiş efendim, eskiden filan tarihte bunların tarifi yapılmış, bundan sonra böyle bir şeye yeltenilemezmiş, cesaret edilemezmiş. Zavallılar, akıllarını, idraklerini, muhakemelerini, vicdanlarını tâtil etmişler.

Bir ülkede düşünce, inanç, görüş hürriyeti varsa, orada birbiriyle uyuşmayan çeşitli düşüncelere, görüşlere, inançlara sahip olabilirsiniz. Yeter ki, bu inançları ve fikirleri sergilerken veya açıklarken başkalarına hakaret etmeyin, şiddete yol açmayın.

Beyinsizlerin şu laflarına bakınız; “Bu devirde bu kadar çok ibadet edilir, gece gündüz namaz kılınır mıymış?” Size ne! Din, inanç, ibadet, vicdan hürriyeti varsa inananlar az veya çok istedikleri kadar ibadet edebilirler... Müslümanın namazı size batıyor mu? Ne zarar görüyorsunuz? Hiç...

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin imza koymuş olduğu uluslararası insan hakları beyannameleri, sözleşmeleri, metinleri vardır. Bunlarda ebeveynin (anne ve babanın) küçük çocuklarını kendi dinlerine, inançlarına göre yetiştirme hakkı olduğu açıkça yazılmakta ve kabul edilmektedir. Bizim fanatikler böyle bir şeyi asla kabul etmezler. Dindar bir aile, yedi sekiz yaşındaki küçük kızlarının başına bir namaz örtüsü geçirmişler ve ona Kur’an öğretip okutmaktadırlar. “Vay, bu devirde böyle şey olur muymuş?” Tabii olur. Sen kızını bale kursuna gönderirken oluyor da, Müslüman Kur’an okuturken niçin olmasın?

Bu kişiler bütün medenî ülkelerde çok geniş bir düşünce, inanç, inandığı gibi yaşamak; fikirlerini, görüşlerini, tenkitlerini serbestçe ve korkusuzca açıklayabilmek hürriyeti olduğunu bilmiyorlar mı? Biliyorlar. Biliyorlar ama böyle bir hürriyeti bu ülkenin çoğunluğunu, dominant unsurunu teşkil eden Müslümanlara tanımıyorlar.

Türkiyemiz büyük bir ülke olmuştur. Yüzölçümümüz artmadı ama nüfusumuz beş misli arttı. Ülke sanayileşti, halkın bir kısmı zenginleşti, evvelce üç üniversite varken şimdi bunların sayısı 100’ü geçti. Otoyollarda milyonlarca motorlu vasıta seyr ediyor. Eskiden, bırakın köyleri, birçok ilçede ve şehirde elektrik yokken, şimdi elektriksiz köy kalmadı. İnsanımız artık eskisi gibi korkak değil. Sorguluyor, “Benim Türkiyem niçin bir Japonya gibi olamadı, bir Güney Kore gibi olamadı?.. Biz niçin onlar kadar ilerleyemedik?..”

Büyüyen, gelişen Türkiye eski elbiselerine, eski kalıplarına sığmıyor artık.

İşlerine geldiği zaman muhaliflerini, karşıtlarını susturmak için “Senin bu söylediğin anayasaya aykırıdır...” diyorlar, anayasayı bir öcü gibi gösteriyorlar.

Hangi anayasa? 1921’den bu yana kaç anayasa hazırlanmış, yürürlüğe girmiş, sonra beğenilmemiş yerine yenisi yapılmış. Bugünkü anayasamız demokratik midir? Kesinlikle yüzde yüz değildir. Türkiye’nin yüzde yüz demokratik bir anayasaya ihtiyacı vardır.

Büyüyen, gelişen, hamle yapmak isteyen, Ortadoğu’nun Japonya’sı, Güney Kore’si olmak isteyen Türkiye, ideolojik bir anayasa elbisesine sığmaz.

Bu gerçeği kabul etmeyenler o kadar fanatik ki, açık fikirli olmaları için beş senelik bir rehabilitasyon tedavisine tâbi tutulmaları gerekir.

Felafel Lokantası

PERŞEMBE gecesi, bir dostumla birlikte saat 8.00 sıralarında Taksim Talimhane civarından geçiyorduk.

- Bir yerde akşam yemeği yiyelim...

- Nerede?.. Dostum birkaç pahalı ve lüks lokanta ismi verdi, ben razı olmadım.

- Bu civarda bir Lübnan lokantası vardı. Duruyor mu acaba?..

- O kapandı sanıyorum...

- Başka enteresan bir yer bulalım, fazla lüks ve pahalı olmasın, oraya gidelim.

Böyle dolaşır ve konuşurken burnuma İstanbul’a ait olmayan bir kızartma kokusu geldi. Küçük bir lokanta, yol seviyesinin iki basamak altında vitrininden görülüyor, yağda “felafel” kızartıyorlar. Bundan kırk beş sene önce Kudüs’ün Arap bölgesine gitmiştim (o tarihte kutsal şehrin tamamı Yahudilerin eline geçmemişti). Kudüs’ün kapalı çarşısında gezerken her yerde o koku vardı. Küçük Arap lokantalarında felafel kızartılıyordu.

Vitrinden baktığımızı gören aşçı kapıda bize birer felafel ikram etti. İçeriye girdik, bir masaya oturduk. Küçük bîr Filistin lokantası... Önce felafelin ne olduğunu anlatayım: Nohut, sebze ve baharat karışımı, kalorisi az bir tür köfte.

“Felafel House” lokantasında humus, ful (bakla) de var. Karnınızı doyurduktan sonra kakuleli Arap kahvesi de içebilirsiniz.

Önemli uyarı: Mütevazı yerlerde pahalı olmayan yemeklerle karnını doyurmaktan nefret eden kimseler bu lokantaya gitmesinler. İnci gerdanlıklarının ipi kopabilir ve zarara uğrarlar!

(Arzu edenler gidip orada değişik bir damak tadıyla yemek yiyebilirler. Türk usulü ızgaralar da var. Adresi: Şehit Muhtar Caddesi, No.19/A Talimhane Taksim-İstanbul. Tel: 0212 253 77 30.)

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 26.02.2007 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız

Yazar

Mehmet Şevket Eygi

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Yalan Söyleyen Bakan
    2. Peygamber'i Gerçekten Sevmek
    3. Hak Mezhepler Niçin Lazımdır?
    4. Kötü Düzen Mutlaka Değişmelidir
    5. Mecburî Din Dersleri Aldatmacası
    6. Tevhid ve Şirk
    7. Bu Gidişle Batarız
    8. Helal Kazanç Haram Kazanç
    9. Hangi Cemaatler Ehl-i Sünnettir?
    10. Haklı İsteklerim
    1. Ergenekon Nedir, Neyi Amaçlıyor?
    2. Elimize Geçen Kozları Değerlendiremiyoruz!
    3. Beyinsizler!
    4. Ehlisünnete Karşı Açılan Amansız Haçlı Seferi
    5. Hangi Cemaatler Ehl-i Sünnettir?
    6. Deniz Gezmiş’ler
    7. İslam Dünyasında Rezaletler
    8. Dini ve Namusu Olanlar Kazanamaz
    9. Gemi Su Alıyor
    10. Peygamber'i Gerçekten Sevmek
    1. Yahudiler Davos’un İntikamını Alır mı?
    2. Gerçek ve İcazetli Ulemanın Müslümanları Uyarması Gerekir
    3. Cahiller İctihad Yaparsa...
    4. Kimleri ve Neleri Severim veya Sevmem?
    5. Kemakân Beye Açık Tebrik ve Teşekkür
    6. Bugün Neler Yapmalıyım?
    7. Yahudilerin Büyük Hatâları
    8. Dönen Dolapları Bilmiyoruz
    9. Yaygın Fitne ve Fesatlar
    10. Ergenekon Nedir, Neyi Amaçlıyor?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    3. "Erbakan'ın etkisi hiç bitmeyecek"
    4. Batılın hâkim olduğu yerde, saadet olmaz
    5. Manevi eğitim
    6. Otopsi sonucu cinayeti gösteriyor
    7. Dedemin mezarı Diyarbakır Orduevi'nin bahçesinde
    8. 'Kırmızı ışıkta geçmek caiz değil'
    9. Rusya'dan füze kalkanı misillemesi
    10. Üniversiteler ilim ve irfan yuvasıdır
  • Diğer

    1. İnfaz değil katliam yapmışlar
    2. PKK'nın infaz şifresi 'Lolan'
    3. Askeri müdahaleden yana değiliz
    4. 'Bizi vuracaklarını düşünmedik'
    5. Uludere raporu 2 ayda tamamlanacak
    6. Savcıya yapılan saldırı terör değil, kişisel
    7. Adalet Bakanlığı'ndan 'rüşvet' yalanlaması
    8. Hükümetin Suriye politikası Meclis'e taşındı
    9. ÜDS'ye başvurular başladı
    10. Kan davası, barış yemeği ile son buldu
  • Çok Okunanlar

    1. Cinayet şebekesi
    2. Bu kafayla yerli oto hayal
    3. Zina serbestken nasıl dindar nesil yetiştirilecek?
    4. İstiklal Mahkemeleri kayıtları yayınlansın!
    5. Erbakan'ın yerli oto çabasını unutmayız
    6. Hakkınızı helal edin, zorla yaptırdılar
    7. Kanayan yara Keşmir
    8. Onlar Allah'a güveniyorlardı
    9. Kendi kendini yalanladı
    10. Kılıçdaroğlu, gerçekleri bilerek çarpıtıyor
  • Çok Yorumlanan

    1. Eski dost düşman olmaz
    2. Yargılamadan düşünün
    3. Soğuk hava yüz felcine yol açıyor
    4. Kuşbakışı Muğla Fotoğrafları sergisi
    5. Vakıf müzelerine ziyaretçi akını
    6. AKM restore edilecek
    7. TT'den Ankara'ya iletişim kulesi
    8. Hat sanatı üstadının 800 yıllık şaheseri
    9. (İMOB), beş günlük ziyaretçi trafiğinin ardından bugün sona eriyor
    10. Özelleştirme İdaresi'nden "şeker" gibi açıklama
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek