Mekke'nin Fethi programına katılmak üzere Kahramanmaraş'taydım.
Burası Akdeniz Bölgesi ile İç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin kesiştiği bir yerde bulunan şirin bir ilimiz. Suyu ve havası güzel. Tabiat harikası güzelliklere sahip. Şiir, sanat, edebiyat malzemesi olarak ilham kaynağı olabilecek her türlü alt yapısı mevcut. Bu yüzden, Üstad Necip Fazıl, Cahit Zarifoğlu, Erdem Bayezıt, Rasim Özdenören gibi pek çok sanatçı yetişmiş bu şehirde. Milli Mücadele'de diğer illere öncülük etmiş. Sütçü İmam'ın ateşlediği Milli Mücadele anlayışı Antep ve Urfa başta olmak üzere tüm Anadolu'ya yayılmış. Maraş'ın sıkıntılı bir dönemden geçtiği yer ve yapı isimlerine bile yansımış. Bunu bir örnekle anlatmak isterim: Konya'dan gelerek Maraş Garajı'na inen bir vatandaş adres sorar. Bir Maraşlı tarif eder: Boğazkesen Camii'nden sonra Kanlı Köprü'yü geçecek, Hastane yoluna girerek Cezaevi'nin arkasındaki sorduğunuz yere ulaşacaksınız. Böyle tariften sonra, Konyalı adam "Ben daha ileri gitmeyeyim, hemen geri döneyim" demiş. Maraş'ta tarihi doku bütün açıklığıyla kendini hissettiriyor. Kendinizi manevi bir iklimde buluyorsunuz. İnsanı ferahlatan bir özelliği var.
Beni Kahramanmaraş'a davet eden AGD Şube Başkan'ım Hacı Ali Kulaç'la birlikte İmam Hatip Lisesi'ni ziyaret ediyoruz. Bazı idareci ve hocalarımızla tanışıyoruz. Mardin katliamında şehit düşen İmam Hacı Kazım Ozan'ın efsanevi hizmetlerinin anlatıldığı "Bilge Köyün Bilge İmamı" kitabım üzerinde mütalâ yürütüyoruz. Konuyla ilgileniyorlar. Bir grup erkek öğrenci ile bir grup kız öğrenciye ayrı salonlarda seminer vermemi teklif ediyorlar. İmam Hatip Lisesi öğrencileriyle çalışkan, fedakâr, insan sevgisiyle dopdolu, kendisini mesleğine adamış Hacı Kazım Ozan'ın efsanevi mücadelesini anlatıyorum. Bu eksende ideal Din görevlisinin özelliklerini ele alıyoruz. Öğrencilerimizin konuya ilgisi görülmeye değerdi. Herbiri öğrenmeye hazır, ağırbaşlı, terbiyeli, saygı ve disiplin anlayışı gelişmiş çocuklar. Onların, anne babalarına hayırlı ve itaatkâr; ülkesine ve insanlığa faydalı evlâtlar olarak yetişmelerine dua ettim. Onlara ilim ve irfan öğreten hocalarından da Allah razı olsun! İmam Hatip öğrencilerinin imrenilecek halleri benim öğretmenlik yıllarımdaki hatıralarımın tazelenmesine yol açtı.
Bundan sonra, şehrin itibarlı radyolarından biri olan Gönül FM'in "Özel Gündem" başlıklı programına konuk oldum. Sunuculuğunu yapan Mesut Buğday kardeşim aynı zamanda Maraş Haber Merkezi adlı bir web sitesinin yöneticisi. Mesut Bey, güler yüzlü ve hoş sohbet bir kardeş. Bir saatlik programın nasıl akıp gittiğini fark edemedim. AGD'nin amaç ve faaliyetlerinden Mekke'nin fethine, gençliğin durumundan yılbaşı eğlencelerinin ifsat edici özelliklerine kadar pek çok konuyu konuştuk. Bugün ihtiyacı duyulan en önemli şeyin "gençlerin milli ve manevi değerlere göre yetiştirilmesi olduğu" konusu öne çıktı. İnsana yapılacak en önemli hizmetin "onu maddi ve manevi özellikleriyle birlikte ele almak olduğu" sonucuna ulaştık.
Akşam sonrası, Anadolu Gençlik Derneği Kahramanmaraş Şubesi'nin Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi'nde düzenlediği Mekke'nin Fethi programına katıldım. Merdiven misali basamak basamak yükselen salonun güzel bir sahnesi var. Konuşanın dinleyenlere hakim olduğu teknik bir dizayna sahip. İç ve dış mekânları ve çevre düzenlemesi ile nezih bir ortam oluşturuyor. Maraş'a güzellik kazandıran bir yapı. Programa katılanlar da seçkin insanlar. Bürokrat, memur, esnaf, serbest meslek sahibi, öğrenci ve halktan oluşan seviyeli bir dinleyici grubu vardı. Hatta, hanımların ilgisi daha yüksek oldu. Anadolu Gençlik Çocuk Kulübü'nün müzik ve sahne oyunları, sinevizyon gösterisi, ezgiler, marşlar ve konuşmaların oluşturduğu ahenk ve bütünlük dikkatlerden kaçmadı. Bu durum programın zevkle takip edilmesini sağladı. Peygamberimizin (s.a.v) öncülüğünde Mekke'nin fethine yol açan sahabenin iman, şuur, sabır, azim ve fedakârlığını imrenerek takip ettik.
Üstad Necip Fazıl'ın ismi ile anılan bir salonda konuşma yapmak bana mutluluk verdi. Kahramanmaraş'ta, meselesi olan duyarlı insanlarla beraber olduk. Fethin İslam davetinin önündeki engelleri kaldırdığını, kilitli gönüllerin İslam'a açılmasına vesile olduğunu konuştuk. Yüce Rabbimiz'in fetih sevdalılarına verdiği şu müjdeyi tekrar hatırladık : " Şüphesiz ki biz sana apaçık bir fetih verdik. Böylece, Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlamak, sana olan nimetini tamamlamak ve en doğru yola eriştirmek istiyor. " (Fetih, 1-2)
Kahramanmaraş'taki yoğun ve muhtevalı programım şehrin manevi iklimi ile uyumlu oldu. Manevi atmosferin bereketli bir çalışmaya vesile olduğunu düşündüm.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



