milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Bekâr diplomatlarla yetersiz politikacılar

20 HAZİRAN 2010
PAZ 00:00

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Dünyanın her yerinde mesleklerin insan karakteri üzerinde etkisi görülür. Fakat özellikle Üçüncü Dünya ülkelerinde bu türden etkiler meslek hastalıklarına bile yol açacak niteliktedir. Gazetecilerle doktorları ve askerleri, tavır ve davranışlarıyla toplumun öteki meslek mensuplarından hemen ayırabilirsiniz. Diplomatlarla politikacılar da ilk bakışta ayrılabilecek özelliklere sahiptir.

Milletin bütününü değil de yalnız seçimi kollayarak halkı kandırmaya çalışan kötü politikacılara "popülist" dendiği gibi, bunlara zıt bir tavrı sergileyen hariciyecilere de "monşer" denir. Bununla ifade edilen şey, diplomatların halka yabancılığıdır. Yani bu milletin değerlerini benimsemeyen diplomatlar bu dille ifade edilerek eleştirilir. Görevde olan diplomatlar  yurtdışında bulunduğu için onlara rastlamak mümkün değil. Emekliye ayrılanlar da ya ayrıcalıklı işler yapıyorlar, yahut da ithalat şirketleri temsilcisi veya murahhas azâsı oluyorlar. Dış politika konularında fikri sorulur, nadiren gazetelerde yazıları görülebilir. Bazıları da hatıralarını yayınlayarak dikkat çekerler.

Bu mesleğin Osmanlı'daki duayeni, II. Selim ve II. Mahmut döneminde entrikalarıyla ünlü Hâlet Efendi'dir. Cumhuriyet döneminin en uzun süreli hariciye vekilliği unvanını da uhdesinde taşıyan İhsan Sabri Çağlayangil'di. Mesleklerin ahlâkını, biraz da o mesleklerin duayenleri belirler. O yüzden Dışişleri Bakanlığı yapacak insanın genel özellikleri için eski büyükelçi Kamuran İnan aynen şöyle söylemiştir: "Dışişleri mensupları kendilerini idare edecek bakanı değil, kendilerinin idare ettikleri bakanı severler."

"Bunlar Türk değil diplomat"

Pakistan'a ilk gittiğim günlerde İslamabad'da ikâmet iznim için Dışişleri Bakanlığı'na başvurmak zorunda kaldım. Bir odaya girdiğimde, evraklarıma bakarak Türk olduğumu anlayan şube müdürü bana yakın ilgi gösterdi ve memurlarına emir vererek işlerimi çabuk halletmelerini söyledi. Bu arada kalkıp gitmek isteyen misafirine dur diyerek başka bir arkadaşına telefon etti. Telefonda pek çok ifadeleri İngilizce olan bir Urduca ile şunları söylediklerine şahit olunca gerçekten şaşırdım:

- Esselamüaleyküm cenâbı!.. Bu akşam buluşuyoruz. Müşterek dostumuz yanımda... Votkamız var, viskimiz var, tamam mı? Aldırma!.. Bizim evde akşama görüşürüz... Okey?  Esselâmüaleyküm...

Böyle selâmla başlayıp biten içki âlemi hazırlığına şaşırdığımı farkeden arkadaşı durumu sezmiş ve endişeli bir yüzle bakıyordu. Pakistanlı Hariciyeci onun endişesini bertaraf etmek için şöyle dedi:

- Türk kardeşlerimiz buna alışkındır. Onları Londra'da tanıdım... Beraber çok diskoya gittik...

Gülümsedim. Muhtemelen bizim ateşeler de bunlar gibiydi.

Genellikle İslâm ülkeleri yöneticisiyle aydınında ve diplomatlarında gördüğümüz bakış tarzının, dile getirmeseler de en kısa ifadesi şu: "Biz Hıristiyanların kölesi ama Müslümanların efendisiyiz..."

Pek çok Üçüncü Dünya ülkesinin diplomatları da aynı zihniyete mensuptur. Amerikalı, İngiliz, Fransız, Alman ve Japon diplomatları dışında pek çok dünya ülkesinin hariciye görevlilerinde kozmopolitlik veya züppelik hâkim özelliktir. Yalnız küçük yüzdelerle ifade edilebilecek sayıdaki diplomatlar hariç, pek çok elçilik görevlisi, adını andığım Batılı ülkelerin sıradan bir vatandaşı olmayı hayatının en önemli meselesi görür. Bazen kendi ülkelerinin verdiği olağanüstü imtiyazları bile bu ülkelerin pasaportu için feda edebilir, halkını küçümsemekte akıl almaz tavırlar ortaya koyabilirler.

Bir ara Türk Büyükelçiliği'ndeki bütün "meslek memurları", Büyükelçi ile 1., 2. ve 3. sekreterler, yani Dışişlerine bağlı ateşelerin hepsi bekârdı. Akşamları herbiri başka bir yerde dolaşıyor, sefire hanımın yokluğunu da daha önce Roma'da görevli bulunan askerî ateşenin sanatçı eşi telâfi ediyordu. Bir yıl sonra eşinin görev yerine gelebilen Sefire Hanım ise ilk fırsatta yokluğunda yerini dolduran askerî ateşenin sanatçı eşini kıskanmaya başladı. Onun resim sergisine bile Büyükelçi ile katılmamaları bu kıskançlığı çok net bir şekilde ortaya koyuyordu. Öteki ateşeler de, Sefire hanımın, sanatçı hanımın başarısını kıskanması yüzünden, tam anlamıyla iki ateş arasında kaldılar...

Bunlar arasında kitap okuyan, dünyadaki gelişmeleri izleyenlerin sayısı oldukça düşük. Sanattan anlayansa pek yok...

O dönemde henüz internet gelişmediği için, teleksle gelen haberlerle Türkiye aktüalitesini takip eden bile çok azdı. Pek çoğu Free Shoplara gelen yeni eşyaların fiyatlarıyla farklı yerlerde tatil yapma hesaplarını konuşuyorlar.

Elçilik çevresiyle diplomatik bölge dışına pek çıkmayan bu insanların ne kadar pahalı birer "kurye" olduklarını düşünmeden edemiyor insan... İslamabad'daki Türk Büyükelçiliği'nde bu ateşelerle ihracat ve ithalat mevzuatını görüşen Pakistanlı iki iş adamı şaşkın bir halde dışarı çıkıyor ve arkadaşına tepkisini şöyle ifade ediyor:

- Bunlar nasıl Türk böyle?

Türk kavramının onlar için ifade ettiği şeyleri iyi bilen arkadaşının cevabı çok enteresan:

- Bunlar Türk değil, diplomat...

"Bekara karı boşamak"

Tuhaf kafa yapısına sahip diplomatlar yalnız bize özgü değil, her ülkede var.

Bunun çarpıcı bir örneğini, Çin Lokantası çalıştıran bir Çinli dostun yeni yıl davetinde aynı masayı paylaştığımız Filipinli ateşede gördüm. O günlerde devrik diktatör Markos'un eşi İmelda Markos'un yurduna dönmesi ve yaklaşan seçimlerde aday olup olmayacağı, İngiliz-Amerikan basını tarafından tartışılıyordu. Ben bunun ne kadar mümkün olduğunu, Filipin halkının İmelda'ya tavrını sordum.

- Filipinler'de her şey mümkün, dedi ateşe, halkımız 50 dolara reyini satar. İmelda çok zengin, onda çok para var...

Bir espri yapmak adına kendi halkını böylesine kötüleyecek başka bir meslek mensubu yoktur.

Cahil politikacı kadar dar görüşlü diplomat da çekilmiyor. Biri halkın, öteki de devletin verdiği temsil yetkisini o kadar kötü kullanıyor ki, hiçbir meslek dalında böylesini görmek mümkün değil. Çünkü her meslek kendine göre bir sorumluluk ister. Bu da önemli mesleklerin duayenleriyle olur.

Bu arada, çeşitli sebeplerle yurtdışına gidecek insanların mutlaka bilmeleri gereken bir hususa dikkati çekmek istiyorum:

Diplomatların asıl işi, Dışişleri Bakanlıkları arasında ülkelerinin gerektirdiği ilişkileri sağlamak, karşılıklı mesajları iletmek, ve bulunduğu ülke kamuoyunun görüşlerini ülkesine ulaştırmaktır. Bazen  merhamete gelip Türk vatandaşlarına da yardım etmek isteyebilirler. Ama bu tür bir tavır, çoğu zaman bir şanstır. Satranç oyuncuları gibi birbirlerini kollamak zorundaki diplomatlar çok meşgul olduğu için, yurtdışında bulunan herkes bence karşılaşacakları sıkıntıları çözmek için biraz diplomat olmak zorunda. Hiç değilse yabancısı olduğu ülkenin dilini ve mevzuatını bilen bir yakını yoksa dışarı çıkmamalıdır. Çıkarsa bir macera yaşar.

Özal'ın tanınmış şahsiyetleri kültür ateşesi olarak tayin etmek isteğine, her çevreden karşı konuldu. Halbuki bu tasarı birçok bakımdan hayırlı olabilirdi. Çünkü bizde bazı sanatçılar da en az politikacılarla hariciyeciler kadar sorumluluk sahibi değildir. Belki at üstünde tedavi sayılabilecek bir yolla, Türkiye'yi temsil edenler birbirlerini olumlu yönde etkileyebilirler. Hep "muhtâc-ı himmet" dede gibi görülenlerin kimseye hayrı olmaz. Ülkesini temsilde herkese farklı sorumluluklar düşer.

Sözün kısası, kendisini halkın temsilcisi sayan cahil politikacımız neyse, dünyadan habersiz diplomatımızla temel sanat bilgisinden mahrum sanatçımız da odur. Bunları vasıflı insanlar haline getirmeden ne bu ülkedeki yönetim bozuklukları düzelir ne de bu milletin dünyada ve sanatta doğru temsili mümkün.

İyi yetişmiş insan nerede olursa olsun halkına ve insanlığa hizmet eder. Bunlara elçiliklerde diplomat olarak da rastlamak mümkün. Onlar hiçbir zaman "bî-kâr" değildir ve bekâr da kalmazlar. Çünkü mutlu ve başarılı olan insanlardan dünyaya ve insanlığa hayır beklenir. Böylesi de pek fazla değil...

"Bekâra karı boşamak kolaydır" sözü, cahil politikacılarla sorumsuz diplomatların ve yetersiz sanatçıların tavrını da iyi vurgular sanıyorum...

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 20.06.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: diplomat, özal, türkiye,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Mustafa Miyasoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Ölüm yıldönümünde Üstad N.Fazıl:M.Miyasoğlu / Necip Fazıl Muhabbeti
    2. Gaziantep'te geçen gün ve bu şehrin kültürü
    3. Ay Vakti ve Şeref Akbaba
    4. Şehir Tiyatroları Nereye Gidiyor?
    5. Antakya'da bir gün
    6. Şehir Tiyatroları devrimi
    7. Klasiklerin yayınlanması ve okunması
    8. Kur'an Öğretimi ve Din Eğitimi
    9. Demokratik basamaklar ve siyaset gündemi
    10. Ömer Seyfeddin dünya dillerinde
    1. Golyat’a atılan taş Gargat ağacı
    2. Hüseyin Rahmi ve Şıpsevdi Romanı
    3. Salih Baba, Dede Paşa ve Abdürrahim Efendi
    4. Dünyayı değiştiren liderler
    5. Çağdaş Türk romanı seminerleri
    6. Konya Kitap Dünyası kitapları
    7. Zaferlerimiz ve Destan Edebiyatımız
    8. Edebiyat geleneği üzerine
    9. “Fatih’in Şiirleri” ve “Şiirin Sultanları”
    10. Kıbrıs’ta Çanakkale Şehitleri ve Gençlerimiz
    1. Naipaul rezaleti ve Türkiye öğretmenliği
    2. Ay Vakti ve Şeref Akbaba
    3. Sultan Vahdettin üzerinden siyaset yapmak...
    4. Numan Kurtulmuş ve Türkiye’nin Gündemi
    5. Mesut Uçakan’ın sinema hayatı
    6. Bu bizim hayatımız
    7. Hanefi fıkhı ve sünnetin yüceltilmesi
    8. İki rahmetli aydının sorumluluğu
    9. Zaferlerimizi çalanlar
    10. Enderun Teravihleri ve Cumhur Müezzinliği
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    4. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    5. Yunan gazeteciler greve çıktı
    6. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    7. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    8. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    9. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    10. Hac kuraları yarın çekilecek
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Ya Allah!
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek