Siyaset kurumu adına son dönemde rastladığım en sevindirici haber "BBP'ye acaba kim genel başkan olabilir" sorusuna cevap ararken -hepsinin kongrede aday olmayacağı kesin olsa bile- 10'a yakın aday ismiyle karşılaşmamdır. Son 5-6 seçimdir, oyları % 1-2 civarında seyretmiş bir partinin genel başkanlığı için bu kadar çok siyasi aktörün adının geçiyor olmasını sadece BBP için değil diğer fikir partileri için de iyi bir gösterge olarak kabul etmemiz gerekir. BBP tabanı açısından birliği sağlama noktasında sıkıntılı bir durum gibi gözükse de bu ilgi geleceğe dair dinamizmin işaretidir.
Fikir partileri, programlarını kitlelere doğru ve etkili ulaştıramamış olmalarından dolayı zaman zaman çok düşük oy alsalar bile siyasette her zaman aldıkları oydan daha fazla etkiye sahiptirler.
29 Mart seçimlerinde % 5,2 alan Saadet Partisi'nin ve partinin genel başkanı Numan Kurtulmuş'un siyasi zeminde fazla etkin algılanması buna bir örnektir. BBP için de benzer cümleleri kurmak mümkün. Siyasi tarihimizden daha fazla örnekle bu hususu delillendirebiliriz.
Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının MHP'den ayrılarak BBP adıyla ortaya koyduğu fikri çizgi sebebiyle MHP, Saadet, AK Parti, ANAP ve DP tabanları ve lider kadroları kendilerini BBP'ye yakın hissetmiş olsalar da sonuçta BBP fikirleri ve amaçları açık olan müstakil ayrı bir partidir; partinin siyasi haritada sosyolojik bir karşılığı bulunmaktadır.
Onun için de, BBP genel başkanlık süreci birçok kişi tarafından dikkatlice izleniyor. Genel başkanlık için basına ve kulislere şimdiye kadar yansıyan isimler şunlar; Yalçın Topçu, Hasan Çağlayan, Lütfi Şehsuvaroğlu, Recep Kırış, Selçuk Özdağ, Tuna Koç, Namık Kemal Zeybek, Ahmet Şanverdi, Recep Çayır... BBP muhtemelen tek adayla kongreye gitme çabasını son ana kadar sürdürecektir.
Ben, BBP'nin siyasi iddiasını kuvvetlendirecek en doğru genel başkanı bulabilmesini diliyorum. Toplumdaki her görüşün siyasette karşılığını bulması istikrarı eksiltici değil, zenginliğimizin parçası olan farklılıkları koruyucu özelliğe sahip olduğunu unutmamak gerekiyor. BBP kongresi şimdiden hayırlı olsun.
Sözü fikir partilerinden açmışken, yazıyı "artık fikir partilerinin şansı kalmadı" diyenlere bir notla bitireyim. Fikir partisi ve kitle partisi diye klasik ve sığ bir ayrımla siyaseti tasnif ederseniz işin içinden çıkamazsınız. Yeni kategoriler bulmayı deneyin veya zaten var olan farklılıkları doğru algılayın, tasnif edin. Üstelik "fikri olmayan bir parti"nin olmayacağını da bilin; sonuçta fikri olmayan parti, amacı ve planları olan bir siyasi ekolün, grubun veya konsorsiyumun fikirleri ile oluşturulan ulusal veya küresel politikaların uygulayıcısı olur.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



