Ahirette cennet kapılarının açılması için bu dünyada gönül kapının açık olması lazım.
Cehennem kapılarını bu dünyada iken kapatabilirsiniz.
Kulağınızı, dilinizi, gözünüzü, gönlünüzü bütün kötülüklere karşı kapatırsanız ahirette cehennem kapılarını kapatmış olursunuz. Komşularınıza güven verir, canını, malını, namusunu kendinizinmiş gibi korursanız, Sevgili peygamberimize komşu olma fırsatını yakalamış olursunuz.
Bu dünyada gönül alırsanız öbür dünyada gönlünüz alınacak, Allah sizden, siz Allah'tan razi olacaksınız.
"Bayram gelmiş neyime" türünden şarkı veya türkü dinlemeyin.
Sevgili peygamberimiz, bir bayram günü hazreti Aişe validemizle birlikte bu gün "Kılıç kalkan" ekibi diyebileceğimiz Habeşli oyuncuların oyununu seyretmiştir.
En sevdiklerinizi kaybetmiş olsanız bile bayramınızı kendinize zehir etmeyin.
Sevgili peygamberimiz, Bedir harbinde kendisiyle birlikte harbe katılan 313 arkadaşından 14'ünü şehit vermesine rağmen savaştan on gün sonra Ramazan bayramını yapmıştır.
Günahsız gözlerle bakan ve bayramını kutlamaya gelen yavrulara hayat dolu gözlerle bakınız ve sevinç, mutluluk dağıtınız etrafınıza.
En çok sevdikleriniz yanınızda değilse bile üzülmeyiniz.
Üzüntünüz onları yanınıza getirmiyor.
Toplumdaki bayram sevincinden payınızı almaya çalışınız.
Ekonomik krizlerle kendinizi daha kötü hissetmeyiniz.
"Beterin beteri vardır" deyiniz.
Bayram sabahı ayakkabısı olmadığı için camide Allaha naz yapmaya giden Şey Sadi, caminin avlusunda ayağı olmayan bir adamı görünce "Ayakkabısız da yaşarım. Buna da şükür" deyip geri dönmüş.
"Nerde o eski bayramlar" demeyiniz.
Biz, bu günlerin adamıyız ve bugünlere layık iş yapmalıyız.
Bütün partiler, sivil toplum kuruluşları, Cumhurbaşkanı, koyun çobanı, kısaca bütün bir İslam milleti topluca bu bayrama katılıyor.
Şekerler yenmeden önce tatlı bir dil, gülen bir yüzle şekerlikler sunulmalı.
Yüzünüzden huzur taşsın etrafa.
"Kan kusarken bile kızılcık şerbeti içtim" diyenler gibi yalan söylemeyin ama kan ağlayan yüreğinize gülen gözlerin bakmasına izin verin.
Yaşlıların duasını alın, çocukların havasını çekin içinize.
Sevdiklerinizle karşılaşıp, yüz yüze gelin. Selamlaşınız, meşru şekilde tokalaşınız.
Hal hatır sorarak, birlikte dostluk havasını koklayınız. O güzel havaya kendi sevgi ve muhabbetlerinizi gül kokusu gibi katınız. Gam yükünüzü dağıtacak, dert kervanınızın ağırlıklarını hafifletecektir.
Gül gibi yüzlerle gülün de hayatın içine tat katın.
Telefon, SMS, Mail, canlı İnternet bağlantılarıyla dostlarınızla sıcak ilişkiler kurun.
Küsleri kendi telefonunuzla konuşturun ve barıştırın.
Aralarının çok zamandır açık olduğunu bildiğiniz ve yalnız gidemeyeceği kanaatinde olduğunuz insanlarla beraber gitmeyi teklif edin.
Geçmişin hatalarını yeniden ortaya dökülüp pis koku salmasını engelleyin.
Kendi dostlarınızın yanında anne ve babalarınızın dostlarını da ziyaret etmeyi unutmayın.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



