Çok sevdiğim, beğendiğim, her dinleyişimde yüreğimin telini sızlatan, gönül telimi titreten, bizleri alıp başka diyarlara taşıyan bir türküdür bu: "Bayram gelmiş neyime, anam anam garibem, kan damlar yüreğime, anam anam garibem"
Kimbilir hangi derdi dolayısıyla yakmıştır bu türkünün sahibi bu yürek yangınını. Kimbilir hangi sıkıntısı vardır. Kimbilir yürek acısına melhem olamayacak hangi meseleleler gönlünü kuşatmıştır. Bir bayram daha geldi. Ramazan'ı bitirdik, 11 ayın sultanına veda ettik ve bayrama eriştik. Bayram güzellik, hoşluk. Bayram, müthiş bir manevi atmosfer. Bayram, oruçlunun, oruç ibadetini hakkıyla yerine getirenlerin bayramı. Bu bayramı sadece kendimiz için talep etmeyeceğiz. "Bayram gelmiş neyime, anam anam garibem" şeklinde türkü yakan, yüreğinin bir köşesinde bayrama eriştiği halde bir sızı, bir sancı bulunanlara da erişeceğiz, ulaşacağız. Bu bayramda yetimlerin, öksüzlerin başını okşamak için bayram yapacağız. Bu bayramda dertleri sıkıntıları olanların sıkıntılarını hafifletmek, onlarla mutsuzlukları paylaşmak için bayram yapacağız. Hani klasik bir söz vardır: "Mutluluklar paylaştıkça çoğalır, mutsuzluklar paylaştıkça azalır"... Biz bu sözü bayram için etrafımıza uygulayacağız.
Eğer gönül kırmışsak tamir edeceğiz....
Ne diyordu Yunus, "Bir kez gönül kırdın ise bu kıldığın namaz değil, Yetmişiki millet dahi, elin yüzün yumaz değil"
Türkiye, çok zor günlerden geçiyor. Her ne kadar ekonomik veriler ve parametreler yerli yerinde gösterilmeye çalışılsa da, sosyolojik olarak bu verilerin halka ve tabana yansımasında problemler görünüyor.
Türkiye'de kişi başına düşen milli gelirin 10 bin doların üzerinde olduğu ifade ediliyor. Ama biz biliyoruz ki, kişi başına düşen milli gelir bu rakamın çok altında. Avrupa Birliği ile yapılan müzakere sürecinde, önümüze konulan ders başlıklarının bir maddesi kişi başına düşen milli geliri düzeltmek gerektiği için, kağıt üzerinde milli geliri düzelttik. Ama, gerçek rakamları bu seviyeye çıkartamadık.
İnsanlar sıkıntılı...İnsanlar evlerine bir parça ekmek götürebilmek için vargüçleriyle mücadele ediyorlar. Türkiye'de bir çalışan kesim var, bir de çalışan kesim içinde "aç olan" asgari ücretli kesim var.
İşte, bayram gelirken bu kesim de, "Bayram gelmiş neyime" türküsünü söylüyor. Çünkü aldıkları asgari ücret hiçbir şeye yaramıyor. Aldıkları asgari ücret, asgari yaşama standartlarını karşılamıyor.
Ne diyordu Üstad Necip Fazıl Kısakürek,
"Allah'ın on pulunu bekleyedursun on kul
Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul
Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa
Yaşasın kefenimin kefili karaborsa"
Bayram geldi... Yüreklerimizde "Bayram gelmiş neyime" şeklinde ağıtlarla karşımıza çıkacak olanlara da yer açacağız. Bizim bayramlarımız kainatın bayramı....
Not: Tüm okuyucularımın Ramazan Bayramı'nı en içten dileklerimle kutluyorum. (N.O)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



