Önce Hillary Clinton geldi sonra da müjdeli (!)haber... Obama hazretleri Türkiye'ye gelecekmiş hem de bir ay içerisinde... Muhtemelen Nisan ayının yedisinde Ankara'yı ziyaret edecekmiş. Gazze konusunda Başbakan Erdoğan'ın Davos çıkışının ardından Ortadoğu özel temsilcinin Ankara'yı ziyaretine izin vermeyen Amerikan yönetimi acaba neyin peşinde? Neden hem dışişleri bakanı hem de başkan birbiri ardına Ankara'ya geliyor?
Basın ve televizyonlarda dolaşan laflara bakılırsa, Ankara'ya gelişin nedeni tamamen Amerika'nın kendi çıkarları ile ilgili. Zaten başka bir şey olsa şaşırırdık. Irak'tan Amerikan birliklerinin çekilmesinden, Afganistan'a asker gönderilmesine ve Ermeni meselesine kadar bir dizi konu gazete ve televizyonlarda yer alıyor. Acaba hangisi Obama'yı Ankara'ya getirecek kadar önemli görünüyor Washington'un cephesinden bakınca...
Sırasıyla ele alalım: Amerikan birliklerinin Irak'tan çekilmesi teknik ve askeri bir konu. Obama'nın gelmesini gerektirecek kadar da önemli olmasa gerek. Çünkü neticede Irak'tan çekilecek Amerikan askerlerinin bir tür rotasyon yoluyla Türkiye üzerinden Irak'tan çıkmaları mümkün ve muhtemel görünüyor. Bu konuda Amerikan Genelkurmayı ile Türk askeri birimleri yeterince işbirliği yapmış olmalıdır şu ana kadar. Herhangi bir pürüz yaşandığına veya yaşanacağına dair haber basında çıkmadığına göre, Obama'nın Ankara'ya gelmesi ile bu konu arasında doğrudan bir bağlantı olmamalı.
Ama Irak konusunun Obama'nın Ankara gündeminde hiç olmayacağını düşünmek de yanlış olur. O halde Irak konusu Obama'nın Ankara görüşmelerinde nasıl yer alacaktır? Muhtemelen Irak'ın kuzeyindeki kukla devlet yapısı Obama'nın endişe duyduğu alanlardan birisidir. El Maliki'nin seçimlerden başarılı çıktığı, Arapların gerek Sünni gerekse Şiiler olmak üzere Irak devleti ve ortak yönetim konusunda büyük bir görüş birliğine vardıkları böyle bir dönemde kuzeydeki Barzani-Talabani ikilisinin sonu pek parlak görünmüyor.
Amerika'nın çekilmesi senaryoları da bu tabloya eklenirse, kukla devlet işinin iyice sarpa sarmakta olduğu söylenebilir. Zaten Barzani'nin Türkiye'ye karşı kendince daha kibar bir lisan kullanmaya başlaması da bunun göstergesidir. Acaba Obama bu kukla devlet yapısını Türkiye'nin koruyup kollaması esasına dayanan bir plan peşinde midir? Ve bunu Türkiye'ye 'Kerkük'ün fethi' gibi senaryolarla yutturma politikası çerçevesinde mi Ankara'ya gelmektedir?
Bir diğer konu da Afganistan... Amerika'nın Afganistan'daki savaşı kaybetmekte olduğu hatta kaybetmeye mahkum olduğu bir gerçek. Birkaç yıldan beri Türkiye'den Taliban'a karşı muharip güç istediği biliniyor. Obama'nın Afganistan'ı ön plana çıkaran politikaları çerçevesinde muharip birlik gönderilmesi konusu yeniden gündeme gelmiş gibi.
Ancak Afganistan'a muharip asker göndermek bilinen en Amerikancı hükümet olan AKP'nin bile cesaret edemeyeceği bir iştir. Çünkü oradan gelecek hiçbir cenazeye kamuoyu destek vermeyecektir. Hatta en fazla tepki muhtemelen AKP tabanından gelebilir. Ama Afganistan konusunda iyice sıkışmış bir görüntü çizen Amerika'nın Ankara'dan bu talepte bulunmaktan başka çaresi de yok gibi...
Bütün bu analizler Amerika'nın bakış açısı çerçevesinde oluşturulan gündemi değerlendiriyor. Oysa böyle bir dönemde Türkiye'nin kendi gündemini belirleyebilmesi gerekir. Örneğin Amerika'ya çekilme konusunda yardımcı olurken Irak'ın kuzeyinde bir kukla devlet yapılanmasına bizi razı edemeyeceğini en açık bir dille ifade etmek lazımdır. Çünkü Barzani ve Talabani ikilisi şu anda Irak'ın en sevilmeyen kişilikleri durumundadırlar.
Bunlar Amerika ile birlikte çevirdikleri dolaplardan dolayı Irak'ın geri kalan halklarının neredeyse tamamının düşmanlığını kazandılar. Dahası, Ortadoğu'daki diğer devletler de bu ikilinin politikalarına şiddetle karşılar. Onlara arka çıkan her hangi bir siyaset bizim bütün Ortadoğu'yu karşımıza almamıza sebep olabilir. Afganistan'a asker göndermek ise kelimenin tam anlamıyla bir cinayettir. Bunları şimdi Amerika'ya söylemeyeceksek, ne zaman???


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




