Yine bir Bayram günü.
Ve yine böyle güzel bir günde, yüreğimizde acılar, gözümüzde yaşlar var.
Yüreğimiz acılı; çünkü kardeşlerimizin bir kısmı açlıkla mücadele ediyor. Açlık anaları çocuklarından ayırıyor. Afrika kıtası, kendilerine uzanacak bir yardım elini bekliyor. Yapılan kısa süreli yardımlar yerine açlık ve sefalete kalıcı bir çözüm üretilmez ise eğer, Afrika'da masum insanlar ölmeye, bizim de yüreklerimiz kanamaya devam edecek...
Gözümüz de yaşlı; çünkü diktatörlüğe isyan eden, baskıya direnen insanlar sokak ortalarında Suriye'de, Libya'da ve daha başka coğrafyalarda kurşuna dizildiler, diziliyorlar. Onlar özgürlük mücadelelerinin bedelini canlarıyla ödüyorlar. Onlara onurlu ve özgür bir hayata kavuşabilmeleri için dua ediyoruz, gözümüz yaşlı ama umutlu.
Nerede bir adaletsizlik, haksızlık, zulüm varsa, karşısında olmak zorundayız. Çünkü insan olmamız bunu gerektirir.
Ve nerede bir hak mücadelesi, özgürlük ve adalet savaşı varsa, onlara destek vermek, yanlarında olmak, sahip çıkmak da yine hepimizin asli görevi olmalı.
Haksız, hukuksuz, adaletsiz, çarpık bir düzende yaşayıp da mutlu olunabilir mi?
Dünyanın çok büyük bir bölümü açlık, yoksulluk ve sefalet içindeyken, çok küçük bir azınlığın sefa sürmesine seyirci kalınabilir mi?
Sömürüye, talana ve zulme rıza gösterilebilinir mi?
Susarsak, razı olursak, boyun eğersek; suç ortağı oluruz.
Ya elimizle, ya dilimizle ya da kalbimizle karşı çıkmalı, düzeltmek için çaba harcamalıyız.
Zulüm varken, adaletsizlik ve haksızlık hüküm sürerken; kardeşlikten, barıştan ve güzellikten söz edemeyiz.
Önce yanlışların düzeltilmesi için hep birlikte çalışmalı, sonra adil bir dünya kurmak için el ele vermeliyiz.
Ancak böyle bir dünyada gerçek bayramları yaşar, kardeş olmanın coşkusunu hisseder, bir ve beraber oluruz.
Gerçek bayramlara kavuşmak en büyük dileğimiz; kalbinizden umut, dilinizden dua eksik olmasın, bayramınız kutlu olsun.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



