Baykal diyor ki: "Oy için çıkar teklif etmek yasalarımıza göre suçtur!" Amenna! Buna hiçbir itirazımız olamaz!
Baykal bu çıkışı kömür ve gıda yardımı dağıtan AKP'liler için yapıyor!
Özellikle de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'le ilgili olarak böyle konuşuyor!
"Sıra Melih'te" diyerek hedefinin kim olduğunu açıkça ortaya koyuyor!
Ama Baykal'ın bunları söylerken unuttuğu ya da hatırlamak istemediği bir ufak ayrıntı var!
Partisinin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Karayalçın'ın yaptığı açıklamaları sanki hiç duymamış gibi bir tavır sergiliyor.
Peki, Baykal'ın bu açıklamasına rağmen Karayalçın ne diyor?
"Ankara'da her aileye 600 YTL'lik sosyal yardım paketi projesi uygulayacağız" diyor!
Bu ne demek?
Bu sözler "Oy için çıkar teklif etmek" suçunun kapsamına girer mi girmez mi?
Eğer öteki belediyelerin kömür ve gıda yardımları bu suçun kapsamına giriyorsa Karayalçın'ın açıkladığı bu sosyal yardım paketi projesi(!) de bal gibi aynı suçun kapsamına giriyor demektir!
Yani "Oyunuzu bana verirseniz ben de size 600 YTL'lik sosyal yardım paketi projesi kapsamında yardımda bulunacağım" diyor!
Aslında yok birbirlerinden bir farkları!
Birinin çuvalla, koliyle yaptığını öteki banka kartı ile yapacak!
Biri vatandaşın kapısına kömür çuvalı ve gıda kolisi bırakırken, öteki vatandaşın avucuna para sayacak!
Bu aşamada CHP adayı Murat Karayalçın'ın altını çizdiği bir realiteye değinmeden geçemeyeceğiz!
Karayalçın, Ankara'da 400 bin aileye yardım yapılıyor olmasını farklı bir açıdan yorumlayarak daha önce bizim de üzerinde durduğumuz gibi bunu halkın giderek fakirleşmesi olarak değerlendiriyor!
Bu kulak ardı edilmemesi gereken bir değerlendirme olarak karşımızda!
Evet, yoksul ailelere yardım edilmesi çok güzel bir uygulama!
Ama yardım edilen yoksul aile sayısının 400 binli rakamlarla ifade ediliyor olması korkutucu hatta ürkütücü değil mi?
Başkent Ankara'nın nüfusunun üç milyon civarında olduğu dikkate alınırsa bu yaklaşık 750 bin aile demektir!
Hadi bilemediniz bir milyon aile diyelim!
Bir başkentte aile sayısının yarıya yakını yardım alacak yoksullukta ise herhalde bu övünülecek bir durum olmasa gerektir!
CHP'liler şimdi mevcut yönetimi yoksulluğun önüne geçememekle suçluyor ama kendileri de farklı bir icraat sergileyemeyeceklerini para yardımı vaatleri ile ortaya koyuyorlar!
Ve Baykal'ın tanımı ile potansiyel suçlu haline geliyorlar!
Baykal bu açıklaması ile Karayalçın'ı daha işin başında mahkum etmiş olmuyor mu? Ne dersiniz?


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için 



