Tumturaklı ismin hamili ve sahibi Zeynelabidin Bin Ali'den bahsediyoruz. Veya Batı'nın laik Bin Ladin'inden. Batı'nın rol modellerinden birisi. Sistemi çökmek üzere. Burgiba, Batılıların gözdesiydi ve onu başka adamlarıyla değiştirdiler. O adam Bin Ali'dir. Muhalifleri onun Polonya Dayanışma Sendikası ayaklanması sırasında Polonya'da CIA namına çalıştığını iddia ediyorlar. Son günlerde ise Batı basını onu Çavuşeşku'ya benzetiyor. Gerçekten de baldırı çıplakların veya ekmek isyanı Romanya ile Tunus'u aynı fay üzerinden birbirine bağlıyor. Hatta son günlerde Cezayir de bu furyadan nasibini aldı. Ürdün ise faka basmamak için yiyecek zamlarını anında geri çekti. 1980'ler öncesi ve sonrasında Arap aleminde yaşanan ekmek isyanı ve devrimi yeniden yeşeriyor. Koskoca Hindistan'da 'soğan devrimi' yaşanırken Arap aleminde ise ekmek devrimi yaşanıyor. 'Aç tavuk ambar yıkar' hesabı Tunuslular Bin Ali iktidarını yakıyorlar ve silkeliyorlar. Tunus ile Romanya'daki sahne neredeyse tıpa tıp aynı idi. Başbakan ve kabinenin korkulu bakışları arasında Romanyalı bir kameraman (Romanya devlet ajansı Agerpres kameramanı) 'geleceğimizi IMF reçeteleriyle mahvettiniz' diyerekten kendisini Meclis'in balkonundan aşağıya boşluğa bıraktı. Herkes nefeslerini tutup beklemeye başladı ve neyse ki korkulan olmadı ve kameraman ölmedi. Lakin Tunus'taki gariban üniversite mezunu seyyar satıcı Bin Ali rejiminin gölgesinde o kadar şanslı değildi. Batı'nın unuttuğu bir ülkede yaşıyordu. Son sıralarda utandıklarından olacak; neden sonra birkaç laf etmeye yeltendiler.
Bin Ali bu son vartayı da İslamcılıkla veya tahribatçılıkla kamufle edecekti lakin beceremedi. Çekirce bir kez daha zıplayamadı. İslamcılar olsaydı Batılılar açık çek vermekte bir an olsun bile tereddüt etmezlerdi. Lakin sıradan kalabalıklar isyan edince Bin ladin'in süngüsü düştü. Önce sokakları dalgalandıranların İslamcı olduğunu söylemeye kalkıştı. Kimse inanmadı. Ardından devlet mallarını tahrip ettiklerini söyledi yine kimse tınmadı. Oyunlar kanıksanmıştı. Sonrasında Yahudiler gibi evlerini ve barklarını kendi elleriyle tahrip ettikleri anlaşıldı. Ekmek peşindeki baldırı çıplakları ne pahasına olursa olsun suçlu göstermek istiyordu. Beceremedi ve tuzak kendi başına döndü. Bin bir alavere dalavere içine girdiler ve tertip ve tuzak kurdular lakin nafile. Üstten aldı olmadı şimdi de alttan almayı deniyor. Çıplak gerçekleri örtemediler. Bin Ali sonunda pes etti ve zeytin yağı gibi yine üste çıkarak '50 yıldır ülkeme hizmet ediyorum. Beni bu hizmetten mahrum bırakmayın ve 2014 yılına kadar ülkeme hizmet etmeye müsaade edin. Sabredin. Devletime ve milletime daha çok hizmet etmek istesem ve buna doyamasam da ömür boyu tahtta kalmaya niyetli değilim. Yine de daimi hizmet edemeyeceğimden dolayı üzgünüm' demişti. Halbuki, 24 yıllık iktidarı döneminde en büyük hizmeti eşi Leyla Trablusi ve çocuklarına yapıyordu.
Adı pek verilmeyen Romanyalı kameraman ile Tunuslu seyyar satıcı Muhammed Buazizi tarihe en geniş kapısından girdiler. İkisi farklı muhitlerde aynı dramı paylaşan ve yansıtan iki baldırı çıplak. En azından liderlerinin nazarında. Lakin 'kral çıplak' narası atarak tarihin seyrini değiştirdiler. Romanyalı kameraman yaralı olarak kurtulsa da en azından Avrupa'daki çarpıklığı ortaya koydu. Avrupa'nın derkenarında ve priferisinde yani Romanya'da yaşayan kameraman Batı'nın sefillerine ayna tutmuştu. Beri taraftan aynısını seyyar arabasına ve tezgahına el konulan İbrahim Buazizi yaptı. Bu nedenle de The Guardian gazetesi gibi Batılı gazeteler Batı'nın laik Bin Ladin'i veya Bin Ali'sinin son günlerini yaşadığını yazdılar. Bu defa çanlar, maskesi düşen Batı fodulları için çalıyor. İngiliz basını bile Zeynelabidin Bin Ali'nin akıbetinin Çavuşeşku gibi olacağını umuyor. Olsa da olmasa da, uysa da uymasa da Batı'nın uydusu olan Bin Ali'nin maskesi düşmüş ve modeli demode olmuştur. Arap dünyasında Türk modeline en fazla benzeyen ülkenin Tunus olduğu söylenir. Ahmet Taner Kışlalı da buna dikkat çekerdi ve hatta bu meyanda bir yazı dizisi dahi yazmıştı. Batı ve Avrupa ekonomileri sarsılınca Bin Ali'nin kurmuş olduğu sahte cennet darmadağın oldu. İrem bağları soldu. Velhasıl, Batı'nın özenle koruyup kolladığı ve üzerine titrediği laik Bin Ladin modeli çöktü. Bin Ali ve eşini de Çavuşeşku'ların akıbeti bekliyor. Çavuşeşku devrilince ona Deccal demişlerdi. Bakalım, Bin Ali devrilirse ona ne diyecekler? Tunus'ta tarih şaşılacak bir biçimde tekerrür ediyor. Burgiba'nın yerini Bin Ali ve güç merkezlerini temsilen Saide Sassi'nin yerini ise Leyla Trablusi almış oldu. Laiklik adına ülkeyi çiftlikleri haline getirenler hiç ummadıkları bir anda halkın sillesini yediler. Tehlikeyi İslamcılardan beklerken sokağın sillesiyle sarsıldılar.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



