Menar ve minare ışıklandırma yeri veya kandil konulan mekan anlamına gelmektedir. İslam literatüründe mi'zene/ezanlık karşılığında kullanılmaktadır. Avrupa minareleri İstanbul ve Endülüs üzerinden tanımıştır. Lakin Avrupa'da İslam kah yayılmış kah geri çekilmiştir. İspanya'da Kurtuba Camii müze haline getirilen pasif camilerden birisidir. Dolayısıyla oradaki minare yani Batı'yı aydınlatan deniz fenerlerinden birisi tatile ve atalete uğratılmıştır. İstanbul'da da Ayasofya aynı kaderi paylaşmıştır. Kurtuba Camii ile kardeş olmuştur. Evlad-ı fatihan yadigarı olan Balkanlar'daki camiler ise kısmen de olsa muhafaza edilmiştir. Nedeni, topraklarına tutunan Müslüman yerli ahalidir. Lakin Budin, Belgrad'da vaktiyle yer alan yüzlerce camiden geriye ya tek bir cami (Bayraklı Camii) ya da Gül Baba gibi türbeler kalmıştır. Bosna savaşında da yüzlerce minare ile birlikte çok sayıda cami yıkılmış veya hedef tahtası yapılmıştın. Birinci Dünya Savaşı bloklar savaşıdır ve karşı cephelerde de Müslümanlar yer almıştır. Bunun bir eseri olarak Müslümanlara şükran vesilesi olarak Paris Camii kurulmuştur. Keza Berlin'de de aynı dönemde Müslüman askerler ve ahali için cami inşa edilmiştir. Zamanla sömürgecilikle birlikte Osmanlı'ya bağlı olan topraklar ve ahalinin el ve yer değiştirmesiyle birlikte Hıristiyan ülkelerin Müslüman tebaları olmuş ve bu da zorlama ile bile olsa sonuçta din politikalarını değiştirmelerine vesile olmuştur. Bunun sonucu olarak bazı Hıristiyan ülkeler İslamiyeti tanımaya başlamışlardır. Rusya ve Avusturya bunlar arasında yer almıştır.
*
İkinci dalga İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra iş gücü ihtiyacına binaen gerçekleşmiş ve Kuzey Afrika ve Türkiye'den kopup gelen işçi göçü ve gücü dalgasıyla birlikte Batı Avrupa'da yerleşik bir Müslüman zümre teşekkül etmiştir. İhtiyaca binaen bu nesiller önce hayımların odalarında veya bazı bina altlarında veya müstakil binalarda namazgahlar veya mescidler kurmuşlar ve cemaat namazlarını ve teravih namazlarını buralarda eda etmeye başlamışlardır. Lakin bu tür yerler bayram namazları için kifayet etmez hale gelmiş ve daha büyük ve müstakil cami yapımı tasarımları bu ihtiyaçtan kaynaklanmıştır. Önceleri bayramlarda cemaati kalmayan veya metruk kiliseler kiralanmış veya tutulmuş ve cemaat bayram namazlarını buralarda eda etmiştir. Kiliselerden müstakil cami tarzlarına geçilmiş ve külliye biçiminde camiler yapılmıştır. Bu camilerin ilklerinden birisi Münih'te yapılmıştır. Hamburg gibi yerlerde de külliye şeklinde camiler inşa edilmiştir. Son sıralarda Diyanet İşleri Başkanlığı büyük bir hamle ile Köln'de minareli büyük bir cami inşasına girişmiştir. Bittiğinde belki de Batı Avrupa'nın en büyük camisi veya camilerinden biri olacaktır. Bununla birlikte Alman makamlarının bunu pek hazmettikleri de söylenemez. Merkel bu rahatsızlığını dışa vurmuş ve Avrupa'da minarelerin kilise çanlarının boyunu geçmemesi gerektiğini savunmuştur. İsviçre'de ise minareler referandum ile yasak kapsamına alınmıştır.
*
Batı'da özellikle şeair-i İslamiye noktasında (İslam'ın görünür sembolleri) sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu hususta başörtüsü meselesi ve minare öne çıkmaktadır. Avusturya gibi ülkelerde başörtüsü her seviyede kabul görürken veya müsamaha ile karşılanırken minareler için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. 1400 hicri yılında Viyana İslam Merkezi diplomatik çerçevede kurulmuş ve minareli olarak yapılmıştır. Bu İslam merkezinin şık bir minaresi bulunmaktadır. Lakin yerleşim yerlerine mesafelidir ve Viyana'da onun dışında minareli camiye de pek sıcak bakılmamaktadır. Son yıllarda özellikle Gürcistan veya Makedonya gibi ülkelerde Haç-Minare çekişmesi yeniden yüzeye çıkmıştır. Keza kilise ile çan çekişmesi Mısır gibi büyük İslam ülkelerinde de ortaya çıkmakta ve Kıpti Hıristiyanların, zorlama ile, kampanya ile Hıristiyanlığı daha görünür kılma çabaları Müslümanları rahatsız etmektedir. Çekişmede zaman zaman taassubun devreye girdiğini söyleyebiliriz. Batı'da Müslümanlar kurumsal kazanımlar elde etmişler lakin eski heyecanlarını veya şevklerini kaybetmişlerdir. Bunun manen bağlı oldukları ülke yani anavatan Türkiye'deki gelişmelerle de yakından alakası vardır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



