Sevgili Mehmet Doğan gazeteye bir ziyaretinde kitabından söz etmişti. Görmediğimi söyleyince bir dahaki sefere geldiğinde getirme sözü vermişti. Kısa bir süre sonra masamın üzerinde "Batı'da Doğulu olmak" kitabını buldum. Kısa zamanda okuyup bitirdiğimde Avrupa'daki milyonlarla ifade edilen insanımızın serüvenini, karşılaştıkları sıkıntı ve gördükleri dışlayıcı muameleyi olayların içinde büyümüş bir kalemden yeniden hatırlama imkanı buldum.
Sevgili Doğan, kitabını, "Altmışlı yılların hemen başında köyünün dışında kalan her yerin 'gurbet' olduğu, kırsaldan taa uzaklara, Avrupa'ya göç eden neslin çocularının gözlemi" olarak takdim ediyor.
Kitabı okudukça görüyoruz ki olay sadece gurbetçilerin gözleminden ibaret değil. Doğan, kitabında "Batı nedir, Doğu nedir? Batı kime göre Batı, Doğu kime göre Doğu?" sorularının cevabını da araştırıyor. Özellikle de kendini Batılı olarak takdim edenlerin Doğuluya bakışı, bu bakışın temelinde yatan ön kabulleri en ince noktasına kadar gözler önüne seriyor. Bunu yaparken var olan çatışma noktalarını daha da netleştirerek var olan çatışmayı daha da körüklemekten çok farklılıklara rağmen birlikte yaşamanın yollarını da araştırıyor.
Kısacası Sevgili Mehmet Doğan kitabında Batı kültürünün temelleri, yüzyıllar öncesine dayanan Doğu'ya bakışının altında yatan sebeplerini de irdeliyor.
Bu arada, "Irkçılığın, yabancı düşmanlığının yaşamın her alanında hissedildiği bir 'Avrupa gurbeti'nde bir arada yaşamak nasıl mümkün olacak?" sorusunu tüm yönleriyle araştırıyor ve cevabını okuyucusu ile paylaşıyor.
Doğu'da batılı olmanın sıkıntılarını tespit ederken ana hareket noktasını ise şöyle belirtiyor:
"Her an tehdit ve parmak sallamaları arasında, ısrarla çok kültürlü ve çok dinli toplum tezi ve tasavvurunu savunmayı halen önemsiyorum. Avrupa'nın batı yakasında kendim için istediğim hak ve özgürlüklerin bütün yerkürede, doğusuyla batısıyla bütün din mensupları ve etnik gruplar için de savunulmasını erdem olarak görüyorum."
Göçmen işçi ya da yabancıları 'Hayatın merkezinde olmayıp hep kıyısında bulunanlar. Hayatın kıyısında biçilen bir hayat... Beyaz adam batılının Kızılderiliye, Afrika'daki siyah adama biçtiği yaşam gibi.." biçimde tarif ediyor ve Batı'ya yönelik tespitlerini ve ağır eleştirilerini sıralarken özeleştiriyi de unutmuyor.Bu noktada Mehmet Doğan şöyle diyor:
"İnsan duyarlılığının sektörel değerlere indirgendiği günümüz Batı toplamlarında Batı'ya karşı çıkarken Doğu'nun sığlıklarını, kısırlığını ve estetik yoksulluğunu mu kabul etmeliyiz? Kuşkusuz hayır"
Bu arada 'Batı nedir?' sorusuna verdiği cevap sanıyorum meseleyi ortaya koyuyor.
"Batı, kavramsal çerçevede coğrafi bir alan değil, kapitalizmin tüketim toplumu politikalarını sosyalleştiren hatta dayatan bir anlayış, bir anlam biçimi değil mi?
Batı; aydınlanmacı, modernist ve şimdilerde postmodernist kimliği, ilerlemeci felsefesiyle küresel finans kapitalizmini temsil ediyor mu, etmiyor mu?
Kan emici çok uluslu şirketler bütününü temsil ediyor mu, etmiyor mu?"
"Batı'da Doğulu olmak" Batı'nın doğuya bakışını ortaya koyarken görülüyor ki Batılıların söyledikleri ile yaptıkları farklıdır. Batılılar insan hak ve özgürlüklerinin öncülüğüne soyunmuş görünürken bu hakları sadece kendileri için istedikleri, diğer kültürlerin mensuplarının ise içlerinde eritilmesi, entegrasyonunu ön plana çıkardıkları pek çok örneği ile gözler önüne seriyor. Kısacası Batılının iki yüzlülüğü açıkca görülüyor.
Sanıyorum şu tespit meselenin özünü ortaya koyuyor:
"Devlet, halkın ve bireyin emniyetini korumakla yükümlüdür. Hukuk devletinde, hukukun üstünlüğü esastır. Eğer bir devlet, hukuku herkese eşit oranda uygulayamıyorsa, orada demokratik ve çağdaş bir devletten söz edilemez."
Sonsöz olarak diyebilirim ki, Avrupa'yı ve buralarda yıllardan beri yaşayan kardeşlerimizin sorunlarını anlamak bakımdan malzeme isteyenler için Sevgili Mehmet Doğan'ın "Batı'da Doğulu olmak" kitabı enfes bir kaynak. Konuya ilgi duyanlara tavsiye ediyorum...
İlgilenene Not: Batı'da Doğulu Olmak Mehmet Doğan
Fide Yayınları - 0212 613 05 64


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



