milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DERİN SAVAŞ
  • BİLMECE YUMAĞI
  • 'ORTADA SUÇ FALAN YOK'
  • DAVASININ ERİYDİ
  • TEZKEREYLE Mİ DÖNECEK?
  • FİDAN'I KİM HARCAMAK İSTİYOR ?
  • DIŞA BAĞIMLI OLARAK BÜYÜK DEVLET OLUNAMAZ
  • BİR ÜLKENİN BAŞBAKANI, EMPERYALİST PROJE İÇERİSİNDE YER ALABİLİR Mİ?
  • FATİH'İN KARADAN YÜRÜTTÜĞÜ GEMİLERİN BELGESİ BULUNDU
  • BÇG'Yİ DE GÖRÜN

Başörtüsü sorun olmaya devam ediyor hâlâ

17 EYLÜL 2009
PER 00:55

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

İtiraz bir muharrik güçtür. Hem sizi hem de karşınızdakini harekete geçirir tahrik eder. İtirazın olmadığı yerde ise statüko varlığını ayniyle devam ettirir. Başörtüsü yasağı konusunda da Müslüman Türklerin itirazı ellerinden alınmıştır. Merhum Alparslan Türkeş'in de dediği gibi kendi zindanda fikri iktidarda bir durum var burada. Başörtüsünün fikri iktidarda iken kendi mahkum...

Sanki bu ülkede bir irade her seçim öncesinde sorunu sivilce misali kaşıyıp, sorun üzerinden kendi yelkenlerine rüzgar taşımakta. Seçim sonrasında ise bir sonraki seçime kadar sorunu buzdolabına kaldırmakta... O kadar ucuz değil ve olmamalı bu işler. Kabuğundan yakalanan yengecin hareketsiz kalması gibi başörtüsü tartışmalarında da bir yengeç tutulmasına uğruyoruz her seferinde. Deplasmanda maç oynamak gibi hep yenik bir psikolojiyle başlıyoruz sorunlarımızı tartışmaya. Sanki belli çevreler sorunu çözmekten çok tartıştırmak ve sürüncemede bırakıp, sivilce gibi kaşındıkça kendi uçan halılarına rüzgar olmasını istiyor gibi.

Oysa başörtüsü sorununun bu topraklar üzerinde yaşayan dindar halk üzerinde ne denli derin kırılmalara yol açtığını bir film şeridi gibi gözümüzün önünden bir geçirelim. Önce iddialı laflar edip insanları öne süren daha sonra geri çekilip orta yerde bırakan tatlı su Müslümanlarını bir kenara itip, sorunu sahiplenen herkesle kafa kafaya verip ayakları sağlam bir yere basan bir çözümü geliştirmek durumundayız.Çözüme giden yolda hem katı laik anlayıştaki çevreleri; hem de dindarları makul bir çizgiye çekmek aklı selim sahibi aydınlarımızın görev ve sorumluluğudur. Hem dindar insanların taleplerine cevap verecek, hem de devlet ve toplum düzenini derinden sarsmayacak bir yaklaşımı bulmak beş bin yıllık devlet tecrübesi olduğunu iddia eden bir millet için hiç de zor olmasa gerek.

İslamın tarihi tecrübesi Hudeybiye barışını referans alarak dindar insanların daha esnek düşünebileceği; çoğulcu, demokratik, liberal ve özgürlükçü referanslarla da aklı selim sahibi laik çevrelerin de daha esnek düşünebileceğine olan inancımı yinelemek istiyorum. Keser gibi hep bana ve benim çıkarıma olan işler peşinde koşarsak, çözüm için fırsat kapılarının daha da paslanmasına sebebiyet veririz. Biraz senden biraz benden gider, orta bir yolda buluşuruz.  Üniversiteli kızlarımız da etraflarında daha bilinçli ve sorumlu tavırlar geliştirmektedir. Daha bir güven veren bir tavır içindeler ve böylede olmaları gerekiyordu. Keskin bir taraf da görmüyorum kızlarımızın taleplerinde. Aynı zamanda bu sadece kızlarımızın talebi olmaktan çıkıp bir sosyal hoşgörünün de bir belirleyeni haline gelmiştir. Bizler bütünüyle bu ülkenin sosyal sorunlarını sahiplendikçe de bu ülkede barışı tesis etmemizin daha da kolaylaşacağına yürekten inanıyorum.

Kendi içimizde de küçük küçük dindar cepheler kurmamızın da doğru bir şey olmadığı ortadadır. Bununla birlikte başörtüsüne özgürlük talebinde bulunan insanımızın bütün masum taleplerine karşı kör ve sağır bir tutum sergilenmesi hiç bir şekilde kabul edilemez. İkna odalarının'' söyletmen vurun'' mantığının savunulacak bir tarafı yok bana göre. Dindar insanları baskı altında tutacak tepeden dayatmacı bir yaklaşımı kabul etmemiz beklenmemelidir.  Buradan başörtüsü tartışmalarıyla birlikte farklı bir pencere açmak istiyorum.  Özellikle dikkat çekmek istediğim bir nokta var. Bütün bu başörtüsü tartışmaları ve eylemleriyle birlikte dindar çevrelerde bir hak arama bilinci de gelişmeye başladı bana göre.  Bu bilinç bana göre daha da gelişip kökleşmelidir.  Geç gelişen bir demokrasinin bir takım olumsuz sonuçlarının olması da normal kabul edilse de faturalarını ödeyen öğrenci ve aydınlar için kolay bir şey olmadığı da kabul edilmelidir.

Bütün olumsuz şartlara rağmen dindar insanlar siyaseti, ekonomiyi ve dünya meselelerini daha farklı bir gözle okumaya başladı. Irak gibi, Filistin gibi açlık,yasadışı göç eşitsizlik haksız idare ,küresel ısınma, sağlık ve su sorunları gibi dünyaya ve insana dair herşeyi hayatının bir parçası haline getirmeye başladı. Bu çok çok önemli bir şey bana göre. Önceleri tarlada bağda bahçede çalışan vasıfsız insanların çocuklarının, şimdilerde üniversitelerde kampüslerde hak aramayı, sesini yükseltmeyi öğrenmesi ,bu vesileyle ''sivil itaatsizlik'' bilincinin gelişmesi büyük harflerle konuşmayı öğrenmesi ayakta alkışlanması gereken bir şey olarak önümüzde durmaktadır. Sorunlarımızın çözümünde karnımızdan konuşmadan lisan ı münasiple açık açık kendimizi net bir şekilde ortaya koymayı öğrenmeliyiz. Asıl sorun ''bir adım ileri atılıp geri kaçmaktır'' bana gore.  Sorunu ortada bırakmadan mayınlı tuzaklı noktalara düşmeden en sağlıklı sonuca ulaşmanın yolları bulunabilir. Yeri gelecek yüksek sesle konuşacaksnız yeri gelecek oturup sakin sakin konuşup anlaşmanın yollarını arayacaksınız. Çözüme ulaşmanın bir yolu mutlaka vardır. Çareler aramadan bir köşede ağlamanın bir manası yoktur. Malesef ki; yersiz bir ihtiyatlılıkla sorunu tam sahiplenemeyen bir dindar kamuoyunun varlığına şahit oluyoruz.

Bizim insanımız hem tehlikeli laflar edip başının bir şekilde belaya girmesini istemiyor, hem kendi dışında birilerinin bu sorunu çözmesini bekliyor. Böyle ucuz bir dünya yok. Önceleri mehter gibi iki ileri bir geri giderken, şimdi ''yengeç tutulması'' gibi ne ileri ne geri gidilebiliyor. Bu ortamda ''aman susun sakın ha başımıza yeni belalar açmayın'' diyerek...

Ahmet Taşgetiren  hocamızı doğru zamanda doğru ve dik duruşu münâsebetiyle yürekten kutluyor, ayakta alkışlıyorum. Kendi ellerimizle kendi hareket alanlarımızı daraltıyoruz bir şekilde. En haklı talepleri becerip anlatamadıktan sonar da; kimseden şikayetçi olma hakkımız yoktur. Oturulur konuşulur ve mâkul bir yol bulunur. En tehlikeli olan hiç konuşulmamasıdır. İnsanların küskünlüklerini içine atmasıdır. Kendi öz evlatlarını yiyen bir devletin ayaklarının bastığı yerin sağlam kalacağına inanmıyorum. Sahip çıkmak, çare olmak, arkasının yaslanılacağı dağ olmak devlet olmanın bir gereğidir. Bizim Anadolu insanı ne güzel laflar bulmuş, '' ne kadar ekmek o kadar köfte''.  Devlet halkına yaklaşacak ki halkı da devlete candan yürekten sahip çıkacak.  Bu halkın devlet sevgisi de platonik bir aşka dönüştürülmemelidir.  Hem devlet tecrübesi hem milli derinliği olmayan kadroların da bu ülkenin sorunlarını omuzlaması biraz zor bana göre.  Sanki hiç sorun yokmuş gibi davranmakla sorun ortadan kalkmıyor bilakis kökleşiyor. Susmak bir care değil konuşması gerekenler yüksek sesle bağırmalı.

Siz ey konuşması gerekenler nerelerdesiniz? Ne biçim bir hastalığa kapıldınız siz ki; yağlı kemik gördükçe diliniz lal oluyor....

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 17.09.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: umut, bulut, başörtüsü,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • umut bey'e cevap

    kıymetli umut bey,sizin gibi insanlar zekeriyya beyaz ve yaşar nuri öztürk hocalarım ilahiyat profesörü oldukları halde onlar hakkında söylemediklerini bırakmadılar,artist hoca dediler,düzenin hocası dediler vesselam kendiniz gibi düşünmeyenlere pek çok şablonlarınızı gördük.Mustafa Sağ'a ne dersiniz?üstelik kendisi de hafız,kitabında islam da baş örtmenin emredilmediğini,göğüslerin örtülmesinin emredildiğini bu konunun yıllardır saptırıldığını kitabında delilleriye dile getirmiş,okumanızı tavsiye ederim.

    bayram_43 | KatılıyorumKatılmıyorum (3.3/10 puan) | 17 Eylül 2009 20:43

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Umut Bulut

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Türk İslamcılığının çıkmazı
    2. Kış güneşi etkisi
    3. Başörtüsü sorun olmaya devam ediyor hâlâ
    4. Gözü gözden çıkaranlar karanlığı göze almalıdır
    5. Soy bir duruş: Neşet Ertaş
    6. Eyüp Sultan’da rezillik diz boyu
    7. Küresel itiraz
    8. Alayına isyan
    9. At hırsızlığı
    10. Müslüman ahlakın isyanı: Mehmet Bekaroğlu
    1. Katre-i Matem kritiği
    2. Türbanlı kızlar ve türbülansa yakalanmış adamlar
    3. Kelimelerin sivil generali: Nihat Genç
    4. Eyüp Sultan’da rezillik diz boyu
    5. Biz de tarafız...
    6. Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın hitabet tekniği
    7. Kış güneşi etkisi
    8. At hırsızlığı
    9. Beraber yürüdük biz bu yollarda...
    10. Üsküdarlı bir marka: Yılmaz Bayat
    1. Müslüman ahlakın isyanı: Mehmet Bekaroğlu
    2. Katre-i Matem kritiği
    3. Cülus yolunda iftar çadırı
    4. Eyüp Sultan’da rezillik diz boyu
    5. Birileri gelir birileri gider
    6. Biz de tarafız...
    7. Türbanlı kızlar ve türbülansa yakalanmış adamlar
    8. At hırsızlığı
    9. Küresel itiraz
    10. Soy bir duruş: Neşet Ertaş
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Böyle bir dayatmaya muhalefet olarak kesinlikle boyun eğmeyeceğiz
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. İrtica.org kuradan çıktı
    4. 'Sanki savaşa gidermiş gibi konuşuyor'
    5. Darbecilerin kıydığı hayatlar
    6. MHP'li vekil, Bahçeli'nin disipline sevkini istiyor
    7. Görevimiz Meclisi çalıştırmak
    8. İktidar savaşı
    9. Doğan'a göre dava yanlışlıkla açıldı
    10. Tarihçi Yılmaz Öztuna vefat etti
  • Diğer

    1. Öğretmenlere yüksek lisans imkanı
    2. Halep'teki patlamalar: "25 ölü, 175 yaralı"
    3. Suriyeli muhaliflerin sınır dışı edilmesine tepki
    4. Kampta İslam dinine saygısızlık had safhada
    5. ''Mobil'' aile hekimlerinin iş yükü hafifleyecek
    6. 881 yıldır ezan sesi yükselen cami
    7. Kazakistan'dan Kaşagan uyarısı
    8. Su kuşlarının sığınağı: Mogan
    9. RİDA, Afrika ve Türkiye'de 4 binden fazla yetime ulaştı
    10. ''Arama kurtarmadan sonra ilk yardım müdahalesi çok önemlidir''
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    3. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. Derin savaş
    7. BÇG'yi de görün
    8. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    9. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    10. Bilmece yumağı
  • Çok Yorumlanan

    1. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. Türkiye tohum üretim ve ihracatında rekor kırdı
    4. Haniye İran'a gidiyor
    5. İstifa eden başkana tutuklama
    6. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    7. Sinemanın Ankara'sı
    8. Humus'ta kan durmuyor
    9. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    10. Polonya'da 62 ölü var!
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek