Bilindiği gibi başörtüsü sorunu Anayasa Mahkemesi’nin, kendisini Yasama Organı yerine koyarak yasamanın yetki alanına tecavüz etmesinden kaynaklanmıştır.
Oysa ki Anayasa’nın 38’inci maddesinin üçüncü fıkrası;
“Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur” demektedir. Ve bu hüküm amir bir hükümdür.
Netice olarak, ortada yargının, yasama erkininin alanına girerek, içtihad veya yorum yoluyla mevcud olmayan bir yasağı koyması olayı vardır. Bu olay anayasaya aykırıdır. Zira Anayasa’nın 153’üncü maddesinin amir hükmünün ikinci fıkrası böyle bir yasama fiilini kabul etmemiştir, dolayısiyle bu fiili geçersiz saymıştır.
Demokratik bir hukuk devletinde, aslolan yasama, yürütme ve yargı erklerinin, kendi sınırları içerisinde kalmasıdır. Ama bu sınırlamaya rağmen bu erklerden birinin, diğerinin alanına tecavüz etmesi karşısında bu yanlışlığın ne şekilde düzeltileceğine dair sarih bir hüküm mevcut değildir.
O halde bu kanun boşluğunun doldurulması ve erklerin kendi sınırları içerisinde görev yapmasının sağlanması için yeni bir yasal düzenleme yapılması gerekmektedir.
Benim bu konudaki önerim, şudur:
TBMM içtüzüğüne bir hüküm eklenerek “erklerin sınırlarını belirleme ve yetkisine tecavüz eden erklerin, anayasa dışı uygulamalarının hükümsüz sayılması” görevi, Meclis Anayasa Komisyonu’na verilmelidir. Meclis Anayasa komisyonunun düzenleyeceği rapor ve vereceği karar, Meclis Genel Kurulu’nda onaylandığı taktirde, kanun dışı (DEFAKTO) durum böylece ortadan kaldırılmış izale edilmiş olacaktır.
Kanaatime göre, bu iş için başkaca bir kânuni düzenleme yapılmasına veya Anayasaya bir hüküm ilâvesine lüzum yoktur.
Bu konuda referandum yapılarak sorunun çözülmesi de başka bir demokratik yoldur. Fakat, Referandum devlet ve millete hem mali bakımdan pahalıya mal olacaktır, hem de zaman ve mesai kaybı bakımından külfet getirecektir.
Ayrıca bu konuda, kasten bir erkin diğer bir erkin sınırlarına tecavüz etmesine sebebiyet veren görevli kişiler hakkında bir kanun çıkarılarak cezai ve hukuki yaptırımlar da konulabilir.
Bu konuda taktir TBMM’ye aittir.
Keyfiyet Yüce Meclisimizin üyelerine ve kamuoyumuza saygıyla arzolunur.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için



