"Basın özgürlüğü" günümüzün en önemli sorunlarından birisi; sadece az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerin basını yaşamıyor özgürlük sorununu, gelişmiş ülkelerin basın organları da değişik şekillerde, farklı güç odaklarından gelen baskı ve dayatmalarla karşılaşabiliyorlar.
Özgür basın, güçlü yayın organları dünyanın her yerinde iktidarları rahatsız ediyor. Çünkü hiçbir güç odağına bağlanmayan, siyasi iktidar ile çıkar ilişkisine girmeyen, gücünü sadece okurundan/izleyicisinden alan yayın organları yolsuzlukları, haksızlıkları, vurgunları, siyasi ahlaksızlıkları cesaretle yazabiliyor, halk adına hesabını sorabiliyor.
Basın özgürlüğü, demokratik sistemin en temel unsurlarından biridir. Basının özgür olmadığı bir yerde, demokrasinin işlediğinden söz edilemez. Çünkü özgür basın yoksa, günışığında yönetim yoktur, denetim yoktur, halkın çıkarlarını koruyabilecek mekanizma mevcut değildir. Basının özgür olmadığı ülkelerde demokratik anlayışla bağdaşmayan karanlık işler çoktur.
Basın özgürlüğü şu günlerde Avrupa'nın da en çok tartıştığı konuların başında geliyor. 19 ülkeden 48 genel yayın yönetmeni tarafından hazırlanan "Basın Özgürlüğü İçin Avrupa Şartı" belgesi, yayın organlarının daha özgür bir ortamda yayın yapabilmelerine olan özlemi dile getiriyor. Avrupa Birliği Komisyonu'na sunulan ve hem iktidarlara hem de büyük şirketlere yönelik ciddi uyarıların yer aldığı bu önemli belge şu maddelerden oluşuyor:
1- Basın özgürlüğü demokratik bir toplum için hayati derecede önemlidir. Bütün iktidarlar, medyanın her türünün çeşitliliğini korumalı ve siyasi, sosyal, kültürel görevlerini desteklemeli, saygı göstermelidir.
2- Sansür mutlaka yasaklanmalıdır. Tüm medyalarda, bağımsız gazeteciliğin kovuşturma, baskı ve hükümetin siyasi ya da düzenleyici müdahalesine maruz kalmamasına yönelik bir garanti olmalıdır. Basın ya da internet medyası, devlet lisansına tabii olmamalıdır.
3- Gazetecilerin ve medyanın bilgi ve görüş toplama ve yayma hakkı tehdit edilmemeli, kısıtlanmamalı ve cezalandırılmamalıdır.
4- Gazetecilerin kaynakları sıkı bir şekilde korunmalıdır. Bilgi kaynaklarının ya da editoryal gizliliğin ortaya çıkarılması amacıyla yazı işlerinin ya da gazetecilerin çalışma ortamlarının aranması, gazetecilerin izlenmesi ya da görüşmelerinin dinlenmesi kabul edilemez.
5- Devlet, gazetecilerin görevlerini yerine getirirken bağımsız bir yargı sisteminin tam korumasından yararlanmasını sağlamalıdır. Bu özellikle fiziksel saldırı ve tacizle karşı karşıya kalan gazetecilerin ve yardımcılarının korunması için geçerlidir. Bu hakların ihlali ya da ihlaline yönelik tehditler dikkatli bir şekilde soruşturulmalı ve adalet tarafından cezalandırılmalıdır.
6- Medyanın ekonomik varlığı ve bağımsızlığı devlet, devlet kontrolündeki kurumlar ya da diğer organlar tarafından tehlikeye atılmamalıdır. Ekonomik yaptırım tehdidi kabul edilemez. Özel işletmeler medyanın editoryal bağımsızlığına saygı duymalı, editoryal içerik konusunda baskı uygulamaktan kaçınmalıdır.
7- Devlet kurumları ya da devlet kontrolündeki kurumlar, gazetecilerin ve medyanın bilgiye erişim özgürlüğünü engellememeli, aksine desteklemelidir.
8- Medya ve gazeteciler, tüm bilgilere ve bilgi kaynaklarına erişme hakkına sahiptir. Yabancı gazetecilere, bilgilendirme görevleri için gerekli olan vize, akreditasyon ve diğer belgeler gecikmeksizin sağlanmalıdır.
9- Her devletin halkı, tüm ulusal ve yabancı medya ve bilgi kaynaklarına serbest erişim hakkına sahip olmalıdır.
10- Devlet gazetecilik mesleğine girişi kısıtlamamalıdır.
Avrupa medyasının üst düzey yöneticilerinin basının özgür olabilmesi için önemle üzerinde durdukları şey, sizin de dikkatinizi çekmiştir, siyasal iktidarın/kamu erkinin basın üzerindeki kontrolüne son vermesidir. Çünkü siyasal iktidarın kontrolünde özgür yayın yapabilmek, kamu çıkarını gözetebilmek, halk ile kamu arasında köprü görevi görebilmek pek mümkün olamıyor.
Avrupalı gazete yöneticilerinin tartıştığı basın özgürlüğü kavramını biz epeydir unuttuk; çünkü ülkemizdeki medya yapılanması öyle bir hal aldı ki, yayın organlarının neredeyse yarısı doğrudan siyasal iktidarın kontrolü altına girdi. Avrupalı gazeteciler basın özgürlüğünü konuşurken biz "yağdanlık basın" tartışmaları yapıyoruz. Basın özgürlüğü kavgası veren ülkeler demokrasilerini geliştirirken, bizde basın iktidarın güdümüne girerek demokrasimizi topallaştırıyor.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




