Banu Avar'ın son kitabı "Böl ve Yut"taki Sudan bahsini okuyorum. El Beşir hakkında yapılan bütün olumsuz yayınlar, verilen kararlar, çıkan kargaşaya (fikir ve eğilim kargaşası) bu hakiki gözlemlerin bir ışık tutacağını sanırım.
Önce şu Hartum adı konusunda küçük bir bilgi. Nil Nehri'nin hortuma benzemesinden kaynaklanan Osmanlı'nın verdiği bir isim bu. Ama Batılıların okuduğu gibi, şimdi biz de ona Hartum diyoruz. Sonra şu küçük tesbitle yazıya devam edelim:
"Çin'le olan yakın ilişkisi Amerika'nın hiç hoşuna gitmiyor. Üstelik Sudanlılar Çin'i, saygıyla selamlıyor. Kıyamet de burdan kopuyor."
Hortum üniversitesi öğrenci temsilcisi Abdullah'ın "arabulucu" batılılar için yaptığı yorum da şu:
"Avrupa ve Amerika, Darfur halkının içinde bulunduğu durum için Sudan'ı suçluyorlar. Darfur bizim iç sorunumuzdur. Batı buraya elindeki tüm gücüyle müdahale ediyor. Çünkü Sudan'da petrol ve altın var. Onların derdi halk değil, Sudan'ın doğal kaynakları. Sudan'da kontrolü ele geçirmek için bahane arıyorlar."
"Peki ya BM diye soruyorum."
"Onların da Sudan'a hiçbir faydası yok. BM sadece Amerika'nın kararlarını uygular."
"Nitekim Sudan hükümeti 2006 yılında BM temsilcisi Jan Pronk'un üç gün içinde ülkeyi terketmesini istemişti. Sudan hükümeti BM'ye bağlı örgütlerin faaliyetlerinin Sudan için askeri tehdit oluşturduğunu ifade etmişti. Bu kararın akabinde Sudan'a âcil müdahale kampanyası başladı. Sudan'ın Batı bölgesi Darfur yabancı barış gücüne kapıyı açmalıydı. Sudan hükümeti bu kampanyaya bir yıl dayandı ama sonunda pes etmek zorunda kaldı. Darfur'da on binlerce yabancı asker arabulucu rol oynayacaktı."
"Cumhurbaşkanı Ömer el Beşir'in danışmanı Gâzi Atabari Nil'in kıyısında yer alan Omdurman'daki hükümet binasının penceresinde Türk yapımı köprüyü ve tüm bereketiyle akan Nil'i göstererek:
"Afrika boynuzu nerede yer alıyor bir bakın. Kızıldeniz'in tam karşısındayız. Kızıldeniz Ortadoğu'ya ve Avrupa'ya açılan su yoludur. Ordaki limanlar hayati önemdedir. Bu yüzden buraya el koyma gayretleri var." diyor.
Gazi Atabari'nin son sözleri bugün El Beşir hakkında söylenenleri özetler mahiyettedir:
"Bir isyancı grup gidip İsrail'e büro kurdu. Tüm bu süreçte bir şey iyice belirginleşti. Darfur'la ilgili baskının, kumpasların ardında Amerika ve İsrail vardır. Darfur olayı alabildiğince büyütüldü. Darfur bir maskedir. Filistin, Lübnan, Irak'taki cinayet ve katliamı perdelemek için kullanıldı."
Başka bir yazımda da ülkede çıkarılan iç karışıklıkları anlatmak istiyorum.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



