Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi'nin (TASAM) öncülüğünde gerçekleştirilen "Uluslararası Balkan Kongresi" bu yıl üçüncü kez Tekirdağ'da yapılacak. Yarın başlayacak kongreye, Tekirdağ Valiliği ve Belediye Başkanlığı'nın yanı sıra Namık Kemal Üniversitesi de destek veriyor.
Kongrenin bu yılki teması; "Balkanlar'da bölgesel işbirliğinde Sivil Toplum Örgütleri'nin ve Düşünce Kuruluşları'nın rolü."
Üç yıldır hem kongre hazırlıklarını ve sürecini yakından izleme, hem de daha önce düzenlenen iki kongreye de katılma imkanı bulan birisi olarak edindiğim izlenim şu: TASAM Balkanlara yönelik olarak entelektüel düzeyi yüksek, iyi planlanmış ve hedefleri doğru belirlenmiş bir kamu diplomasisi projesi yürütüyor.
HHH
Balkan Kongresi, şimdiye kadar yapıldığı gibi hamasi söylemler, beylik laflar, gerçekleşmesi mümkün olmayan projeler yerine her adımı akıllıca planlanmış bir yol haritasıyla toplumları kaynaştırmayla işe başlıyor.
Şimdiye kadar devletten devlete yürütülen diplomasi, Balkan Kongresi ile birlikte "toplumdan topluma diplomasi" şekline bürünüyor.
Bu şunun için önemli: Bu sayede öncelikle toplumların birbirlerini daha yakından tanımaları sağlanıyor. Böylece bir yığın önyargı, negatif düşünce kısa sürede ortadan kalkıyor.
Birbirini daha yakından tanıyan insanlar aslında ne kadar ortak yönlerinin olduğunun farkına varıyor. Bu farkındalık da yeni işbirliklerinin kapısını açıyor.
Hepsinden de önemlisi, böyle toplumsal kaynaşmalar, birliktelikler "kalplerin kazanılmasını" sağlıyor.
Kalbini kazandığınız insanlarla, toplumlarla, ülkelerle yaptığınız işbirlikleri de çok daha sağlam, uzun vadeli ve bereketli oluyor.
HHH
İki yıldır Tekirdağ'da katıldığım Balkan Kongresi, Türkiye'nin Balkan milletleri tarafından daha fazla sevilmesine, benimsenmesine çok önemli katkılarda bulunuyor.
Yarın başlayacak 3. Uluslararası Balkan Kongresi, öyle sanıyorum ki, bu sevgiyi daha da pekiştirecek. Çünkü Balkan ülkelerinden 70'e yakın bilim adamı, sivil toplum temsilcisi, medya mensubu ve uzmanlar üç gün boyunca konuşacaklar, tartışacaklar, ortak aklı harekete geçirebilmek için çaba harcayacaklar.
Ülkemizin geleceğinde Kamu Diplomasisine ciddi bir rol vermek isteyen yöneticilerimize Balkan Kongresi'ni yakından izlemelerini ve bundan sonraki sürecin daha etkin bir şekilde planlanmasına katkı vermelerini öneriyorum.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



