Canlılar hücrelerden oluşur. Topluluklar da birer canlıdır. Ekonomilerin hücreleri yüz hane civarındaki "semt toplulukları"dır. Bir semtin kalbi ise "bakkal"dır. Bakkalları ortadan kaldırdığımızda topluluğun hücrelerini öldürmüş oluruz. Halk ekonomisini tesis edeceksek, yani sosyalizm/komünizm ve kapitalizmin dışında bir hayat süreceksek, bu ancak bakkalları yaşatmakla mümkündür. Ne var ki bakkallarımız can çekişiyor, onlara acil destek vermemiz gerekiyor, derhal bir kanun çıkarıp bakkallarımızın kurtarılması gerekiyor. Çıkarılacak kanunda şunlar yer almalıdır.
1. 50 ile 100 hane arasındaki toplulukların birer bakkalları olacak. Köyde, kasabada ve kentte bu çaptaki her topluluk için bir bakkala ruhsat verilecek, ikinci bakkalın açılmasına izin verilmeyecektir.
2. Bir bölgede bulunan 100'e yakın bakkal bir kooperatif kuracak. On bakkalı bir yönetim kurulu üyesi temsil edecek. Bunlar sıralama usulü ile başkanlık yapacak. Sırasını devretmek caizdir. Kararlar ekseriyetle değil, istişareden sonra başkanlar tarafından alınacak ve yönetim kurulu üyelerinin başkanların kararlarına karşı hakemlere gitme yetkisi olacaktır.
3. Bakkal yeri ve bakkal yerinin üstünde bir daire/lojman/ev devlet tarafından yapılacak, bunlar bakkala ciro ile kiraya verilecek. Bakkalın kapısına zil konacak, müşteri (acil bir durum sebebiyle) gelip zili basıp bir şey istediği zaman gece yarısı da olsa açacak. Bakkal ailece işletilecek, sabah 06'da açılacak, akşam 24'te kapanacaktır.
4. O semtte bakkallık yapmak isteyenleri o semtin halkı sıralama usulü ile bizzat kendileri seçecekler. Herkes talip olanları sıralayacak, bir talibin aldığı sıranın tersleri toplanarak dereceleri bulunacak. Bakkal ve lojman ona yani ilk sırayı alana kiralanmış olacak, kira cirodan bir pay olacaktır.
5. Bakkalın denetimi ciro ile yapılacak. O çevredeki bakkalların orta ciroları bulunacak. Bir bakkalın cirosu orta cironun altına düşerse o bakkaldan o işletme alınacak, başkasına devredilecek. Yeniden sıralama yapılacak yahut eski bakkala verilecektir.
6. Kooperatif bir ortak dağıtım ambarı kuracak ve ortak nakliye oluşturacaktır. Bakkallarda malının satılmasını isteyen konsinye olarak bu ambar/mağazaya koyar, fiyatını o belirler. Bakkallara bilgi verilir. İsteyen bakkal istediği malları sipariş verir. Mallar konsinye satılır. Satıldıkça parayı mağazaya öder. Mağaza da mal satacaklara öder.
7. Semt sakinlerine onlardan gerekli teminatı alarak kredi açar, bakkallar ancak bunlara veresiye verebilirler, kendileri veresiye vermezler. Bakkallarda yalnız konsinye mallar satılır. Bakkal satılan mallardan % 4 kira alır, % 4 bakkalın olur, % 2 de kooperatif geliri olur; böylece % 10 ile satışlar yapılır.
8. Vergi mükellefi yalnız kooperatiftir. Bakkallar, nakliyeciler ve merkez mağazada çalışanlar kooperatif tarafından asgari sigortalanırlar. Mal satanlar kooperatife mal satmış olurlar. Kooperatif onlara fatura keser. Konsinye koyanlarla pazarlık yapılarak belli yüzde ile mal satılır. Mağaza/ambar kasa bulundurur.
9. Vergi kooperatifin cirosundan bir yüzde olarak alınır, KDV ve kurumlar vergisi bu yüzdeye dahil edilir. Bütün vergiler merkez mağazası tarafından ödenir. Bakkallar, nakliye, mağazada çalışanlar ve halk ayrıca herhangi bir vergi ödemez. Bunlar defter tutmak ve vergi beyanında bulunmak zorunda değildirler.
10. Mağazaya mal satan tüccarlar, mağazada ve nakliyede çalışanlar, bakkallar ve müşteriler arasında çıkacak her türlü ihtilaflar kooperatif hakemlerince çözülür.
Kooperatif bir bankada hesap açar. Mal satan tüccarlar, bakkallar, çalışanlar, müşteriler kooperatifin ortak hesabına paralarını yatırıp çekerler. Banka kooperatiflere mevduatları nisbetinde kredi açar. Bu krediler ve mevduat faizsizdir. Böyle bir kanunla kurulacak kooperatifler sayesinde yalnız bakkallar kurtulmayacak; kayıtsız ekonomi, veresiye, pazar, aşırı kâr sorunları da çözülmüş olacaktır. Bu hususta daha fazla bilgi edinmek isteyenler bizimle özel irtibat kurabilirler...


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



