12 Eylül 1980 askeri darbesi siyasetin üzerinden bir silindir gibi geçti. Köklü siyasi partiler kapatıldı. Yerine konjonktür partileri kuruldu. Bu partilerden birisi de ANAP'tı. Kapatılan partilerin yerine kurulan partilerin seçime sokulmadığı 1983'te ANAP tek başına iktidar oldu. Milli Görüş'ün üçüncü temsilcisi olan Refah Partisi, 1983 seçimlerine sokulmayınca, oylar ANAP'a gitmiş oldu. 1984 belediye seçimlerine katılan Refah Partisi % 4 oy alarak iyi bir başlangıç yaptı. Refah Partisi'nin aldığı oy batı dünyasında ''Türkiye'de fundamentalistler geliyor'' endişesi uyandırdı. O zaman Turgut Özal batıya, ''Korkuya gerek yok, onların oyu % 5'i geçmez'' diyerek, 'her şey kontrol altında' mesajını vermişti.
Seksenli yıllarda seçim çalışmalarına Refah Partisi'nin en önemli propaganda malzemesi, hatiplerin konuşmalarının yer aldığı video kasetleriydi. Erbakan Hoca'nın konuşmalarının yanında, Mukadder Başeğmez ve Tayyip Erdoğan'ın da konuşmalarını dinlerdik, izlerdik. Tayyip Erdoğan'la birlikte Mukadder Başeğmez Refah Partisi'nin yükselen yıldızlarıydı. Mukadder Başeğmez ile ilk karşılaşmam Kâğıthane ilçe binasında oldu. Bir gençlik toplantısıydı. Benim önümde o dönemde haftalık olarak çıkan ve partiye iyi gözle bakmayan bir dergi vardı. Dergiyi gören Mukadder Başeğmez, hışımla önümdeki dergiyi alarak, "başka okuyacak bir şey bulamadın mı" diye çıkışmıştı. Ve ben şaşırıp kalmıştım. O gün bu çıkışa pek anlam verememiştim. Yıllar sonra bu çıkışın, haklı bir çıkış olduğunu anladım. O zaman Refah Partisi'ni eleştirenler, karşı çıkanlar, hatta oy kullanmayı ''küfür'' addedenler, yıllar sonra başka bir partinin en ön saflarında yer alarak, nasıl da rüzgâra göre yön değiştirdiklerini göstermiş oldular
1989'da Refah Partisi'nden Kağıthane Belediye başkan adayı olan Mukadder Başeğmez, Kağıthane'nin bütün caddelerinde, sokaklarında fırtına gibi esmişti. Bizi de peşinden sürüklemişti. Başkan adaylarının katıldığı tartışma toplantılarının mutlak galibiydi. Rakiplerini hep ezip geçti. Refah Partisi'nin oylarını yukarıya tırmandırarak efsane belediyeciliğin temellerini de atmış oldu. Türkiye, Milli Görüş belediyeciliğiyle tanışmışsa, bunda Mukadder Başeğmez'in katkısı büyüktür. 1989'da yapılan o yüksek tempolu çalışma 1991'de Kağıthane'de Refah Partisi'nin belediye başkanlığını kazanmasını sağladı. Böylece efsane belediyecilik Kağıthane'den başlayarak bütün Türkiye'ye yayılmış oldu.
Mukadder Başeğmez, konuşmasıyla, görüntüsüyle farklı bir Refah Partili profili çizdi. Parti içinde seveni olduğu kadar, sevmeyeni de mevcuttu. Refah Partisi'nin parlayan yıldızıydı. Buna rağmen fazla ön planda olmadı. Hep geri planda kaldı. Refah Partisi'nin yükseliş döneminde il başkanlığına, ardından Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na talip olabilirdi, ama olmadı. Koltuğa değil, kapıya yakın durdu. ''Hesap adamı'' değildi. Milli Görüş'ün ''asi çocuğu'' olmayı tercih etti. İçinden geldiği gibi davrandı. Erbakan Hoca'ya bağlı kaldı. Hep yakınında oldu. Ama bunu hiçbir zaman birileri gibi ''fırsata'' çevirmedi. Üç dönem İstanbul Milletvekilliği yaptı. Özellikle Refah Partisi'nin otuz sekiz kişilik efsane meclis kadrosu içinde yer alarak, önemli çalışmalara imza attı. Sivri çıkışlarıyla partiyi zor durumda bırakan hatiplerden hep rahatsız oldu. 28 Şubat postmodern darbesinin ardından Refah Partisi kapandı. Ardından Refah'ın yerine kurulan Fazilet Partisi de kısa bir süre sonra kapatıldı. 2002'de Milli Görüş kadroları arasında ayrışma yaşandı. Adına '' yenilikçiler'' denilen bugünkü AKP yönetimi, Mukadder Başeğmez'i yanlarında görmeyi çok istediler. Ama Mukadder Başeğmez bunu kabul etmeyerek, yuvada kaldı. Yalnız bir günlüğüne yolunu şaşırdı. Gece gördüğü bir rüya sonucu hata yaptığını anlayarak, geri döndü. Saadet Partisi'nin zor döneminde ortaya çıkarak, 2004 seçimlerinde Büyükşehir adayı oldu. 2007 milletvekilliği seçimlerinde aday olmamasına rağmen, il il dolaşarak Saadet Partisi için canla başla çalıştı.
Mukkader Başeğmez, şimdi Saadet Partisi'nin Bağcılar belediye başkan adayı. 1989'da Kağıthane'de ıskaladığı belediye başkanlık koltuğundan bu defa kaçamayacakmış gibi gözüküyor. Bağcılar halkı, Milli Görüş'ün ele avuca sığmaz bu ''asi çocuğunu'' bağrına basmış durumda. Mukadder Başeğmez'in 1989'da Kağıthane'de şahit olduğumuz heyecanını, yirmi sonra tekrar görmüş olmak, doğrusu bize Milli Görüş'ün ayak seslerinin yaklaşmakta olduğunu haber veriyor.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




