Rahmetli babam sıradan bir vatandaştı! Yani milyonlarca yönetilenden biriydi!
Öyle milletvekili, bakan, başbakan gibi yönetenlerden dostu, arkadaşı da yoktu! Bırakın milletvekilini genel müdür, başhekim, hakim, profesör gibi üst düzey meslek sahiplerinden bir çevresi de yoktu!
Dolayısıyla benim de diğer emsallerim gibi milletvekili, bakan, başbakan amcalarım olmadı!
Genel müdür, başhekim, hakim, profesör amcalarım olmadığı gibi!
Açıkça söylemeliyiz ki, bu durum bizi yani bizim nesli kamçılayan bir durum oldu!
Hep yönetilenlerden olmamız yönetenler arasında bizlerden kimsenin bulunmaması kamçılayıcı bir etki yaptı!
Yönetim kademesinde yer alabilmek için canımızı dişimize taktık!
Hiçbir zorluk bizi yolumuzdan geri çeviremedi!
Okuduğumuz okullar kabullenilmiyorsa fark imtihanları vererek bizi yönetim kadrolarına taşıyacak okullarının kapılarını zorladık!
İtiraf etmeliyiz ki bu çabamız semeresini vermekte gecikmedi!
Giderek yönetim kademesinde yer almaya başladık!
Genel müdürlük, başhekimlik, hakimlik, profesörlük bizim açımızdan sıradan işler haline geldi!
Milletvekilliği, bakanlık ve başbakanlık da artık bizim kuşağın temsil kabiliyeti içindeki yerini almıştı!
Rahmetli babamın böyle dostları, arkadaşları yoktu ama benim bu tür sıfatları olan pek çok dostum, arkadaşım var!
Dolayısıyla bizim çocuklarımızın da milletvekili, bakan, başbakan amcaları var!
Genel müdür, başhekim, hakim, profesör gibi meslek sahipleri de bizim çocuklarımızın yabancısı değil!
Onlar da amcalar arasındaki yerini almış durumda!
Amma velakin bizim çocuklarımızda yönetenler arasında yer almak için bir çaba yok!
Kendilerini zaten bu gibi yerlere yakın gördükleri için ayrıca bir çaba göstermeye gerek duymuyor olmalılar!
Gayret ve çabalarımız bizi bu makamlara taşıdı ama çocuklarımızın boş vermişliği bu makamları korumaya yeter mi bilinmez!
Dün biz bu makamlara gelebilmek için olağanüstü bir çaba sarf ederken zaten bu makamlarda olanların çocukları hiç oralı değillerdi!
Yönetenler safında olduklarından ve bu safların ilelebet kendilerinde kalacağını sananlar nasıl yanıldıklarını şimdi görüyorlar!
Yaşadığımız pek çok sıkıntının temelinde de saf kaybetme endişesi var!
Dileriz aynı sıkıntıyı bizim çocuklar yaşamasın! Bunun için de onların siyasi şuura ihtiyacı var!
Hani şimdilerde kıymeti pek bilinmeyen, olsa da olur olmasa da olur havası estirilen siyasi şuura ihtiyaçları var!
Bilmem meramımızı anlatabildik mi?


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



