milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Aydının toplumsal görevi

02 TEMMUZ 2011
CMT 02:55

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Aydın olmak, yaşadığı dünyada seyirci değil, oyuncu olmaktır. İnsanın yaratılış amacı da bu değil mi? Hep oluş içinde fail olmak, meful olmamak... Özne olmak nesne olmamak... Bu açıdan bakıldığında her insanın, yaşadığı çağın şekillenişinde dolaylı veya dolaysız mutlaka bir katkısı olmaktadır. Bu katkı her bireyin kendi çapına göredir. Bu nokta-i nazardan bakıldığında, toplumun şekillenişi ve tarihin akış sürecinde en büyük pay her zaman aydınların olmuştur.

Bu bağlamda aydını tanımlamaya kalktığımızda, onun içinde yaşadığı toplumun nabzını tutan, sorunları ortaya koyan ve bunlara çözüm üretmek için kafa yoran kimse olduğunu görürüz. Yine aydın mensubu olduğu toplumun ve yaşadığı dünyanın sorunlarına ilgisiz kalmamakla birlikte Sartre'nin deyişiyle "her işe burnunu sokan" kimse duğunu söyleyebiliriz. Bazılarının zihin işçisi, fikir teröristi dediği aydın, sanıldığı gibi fildişi kulesine çekilip toplumdan koparak, kitaplara gömülen ve kendine yabancılaşan kimse olmamalıdır. Aydın hem fikir hem eylem adamı olmalıdır. Hem aydın hem eylem adamı bütün vasıflarını üzerinde taşıyan pek az şahsiyet vardır. Ve bu anlamda en güzel örnek şahsiyetlerden ilk aklıma gelenler Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç, Edward Said, Roger Graudy'dir. Bunlar içinde hiç kuşkusuz Begoviç müstesna bir yere sahiptir. Özellikle Bosna savaşı sırasında ortaya koyduğu tavrıyla aydın ve eylem adamı vasfını fazlasıyla üzerinde göstermiştir.

Aydının en büyük silahı hiç kuşkusuz kalemdir. Kaleminin namusu ve onuru vardır.  Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'de Yüce Allah "kaleme yemin olsun" der. İncil'de "önce söz vardı" diye geçer. Bütün bunlar kalemin ve sözün gücünü göstermesi anlamında önemlidir. Yine usta yazar Dostoyevski bir romanında "düşünmek çalışmaktır" diye yazar. Bu anlamda aydın da düşündüğünün çalışmak olduğunun farkında olmalıdır fakat Romalılar gibi; "Biz düşünürüz kölelerimiz çalışır" zihniyeti taşımamalıdır. Böyle düşündüğü zaman aydının aydın olmaktan çıkar, bir despottan farkı kalmaz.

Bilmek ızdırap çekmektir, acı çekmektir ama yabancılaşmak demek değildir. Bilgi insanı üst bir tarafa çeker ama yaratılış gerçeğini de inkâr ettirmez. Yaşadığımız toplumda aşina olduğumuz aydın tipi hiç kuşkusuz kendine yabancılaşan, bunalan tiplerdir. Bunlar ise kendi kendileriyle hesaplaşmaktan toplumsal problemlere çözüm üretmezler. Üretseler bile kendileri gibi problemli çözümler üretirler. Aslında bu tip aydınları Kur'an-ı Kerim çok güzel tanımlar: "Onlar kitap yüklü merkeplere benzerler" Bu anlamda Peygamber Efendimizin; "Faydasız ilimden Allah'a sığınırım" demesi düşündürücü ve bir o denli de önemlidir. Kendine ve topluma yabancılaşan bu tip aydınları Cemil Meriç şöyle tanımlar: "Aydın, kendi tarihinden koptuğu ölçüde aydındır, kendi tarihinden, yani kendi insanından. Batı'nın temsilcisi olduğu ölçüde aydın"1 "Geçmişini bilmeyen geleceğini kuramaz" gerçeği doğrultusunda aydını değerlendiren Cemil Meriç, aydının günün adamı değil, yarının adamı olduğunu söyler. Ve onları "çağının üvey evladı" olarak tanımlar. Çünkü aydının görevi günü kurtarmak değil, yarını şekillendirmektir...

Toplumu düzeltmek insanın önce kendisiyle barışık olmasından geçer. Kendiyle barışık olmayanlar, toplumun sorunlarına çözüm üretemezler. Aydının fikri ve kalbi birlikte çarpan kişidir. Aydın derunileştiği ölçüde toplumu anlar ve sorunlarına çözüm üretir. Aydının kendisiyle barışık olması aynı zamanda toplum ile bütünleşmesi demektir. İnsan inanmadığı bir şeyi savunamaz, savunduğu zaman havaya yumruk sallayan zavallılara benzer ki, aydının o duruma düşmesi kadar gülünç bir şey olamaz.

Aydın elbette toplumsal değişim ve dönüşümün dinamizmidir. Bunu yaparken de bu dinamizmi yerinde ve zamanında kullanmalı, cesur adımlar atmaktan çekinmemelidir. Bilgiyi ego için kullanmamalıdır. Aydın zor günlerin ve sıkıntılı anların insanıdır. Çağının sorunlarını bilmeyen, ona çözüm üretmeyen aydın olamaz. Bu anlamda içinde yaşadığımız çağın sorunlarına baktığımızda, Tanzimat dönemi devlet ve fikir adamlarımızdan Said Halim Paşa'nın dönemi içerisinde ortaya koyduğu fikirler önem kazanmaktadır. Said Halim Paşa geçen yüzyılın başında yazdığı "Buhranlarımız" adlı eserinde daha o dönemde bugünümüzün sorunlarına parmak basmış bir aydındır. Onun gerek yaşadığı çağ gerekse bugün için ortaya sürdüğü fikirler güncelliğini halen korumaktadır. Yüz yıl ilerisini görebilmiş müstesna bir aydındır. Aydın tanımı işte bu noktada anlam kazanmakta ve yerine oturmaktadır.

Çağdaş fikir adamlarından Abdülkerim Suruş aydın tanımı için; "Kulluk edecek kişi değildir. Onun için itaat ve teslimiyet gibi kavramların bir anlamı yoktur, bunlara yabancıdır"2 diye belirtmektedir. Suruş'un burada zikrettiği kulluk, itaat ve teslimiyet var olan statükoya karşı kullanılmaktadır. Yani iktidarın kapıkulu olmamalı demektedir. Aydın, toplumun ve iktidarın önünde giden yol gösterici, ufuk açıcılardır. Gücün emrinde olmamalıdır. Örneğin Fransa'nın Cezayir'i işgali sırasında işgale karşı çıkan J.Paul Sartre'ı devlet adamı Charles de Gaulle'e şikâyet ettiklerinde, De Gaulle, "Sartre Fransa'dır!" diye cevap verir. Gerek iktidar gerek aydın tutumu anlamında bu cevap oldukça manidardır.

Bu çerçevede Türkiye'de aydınların toplumu değiştirip dönüştürecek dinamizmi yakalayamamasının nedeni araştırmalı, kendi kendilerini sorgulamalıdırlar. Her dönem farklı görüşler ve farklı kulvarlarda koşanlar, dün kabul ettiğini bugün ret edenler, bırakın yol göstermeyi, yol gösterilmeye aday zavallılardır. Sartre gibi bir tutum ve eylemi, De Gaulle gibi büyük bir hoşgörü ve anlayışı benimsemeyen aydın ve devlet adamları kaybetmeye mahkûmdur. Bugün gerek ülkemizde gerek Arap coğrafyasında yaşananların arka planında aydınların sapması yatmaktadır. Fikir namusu taşımayan kapıkulu aydınlar toplumu düzeltmekten acizdirler. Bu yüzden ciddiyetlikleri ve güvenirliklerini kaybetmişlerdir.  Bu anlamda gerçek aydın, Üstat Necip Fazıl gibi kalemin namusunun farkında, "fikrin fahişesi ve zamparası" olmayanlardır.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 02.07.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: aydın, toplum, düşünce,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Mehmet Kurtoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Şair ve serserilik
    2. Şair ve Zalim
    3. Öfkenin şöhreti (Bir Tatlıses okuması)
    4. Devlet ve tiyatro
    5. Şair, şiir ve siyaset
    6. Suriye trajedisi ve İran
    7. Şiir ve müzik
    8. Aşksız şiir olmaz
    9. Şehirlerin ruh mimarları (Yozgatlı Şakir Efendi)
    10. Arafta bir romancı Tanpınar
    1. Ben mi tanık olacaktım?
    2. Diktatörler
    3. Yarına kalan ses (Mehmet Akif Ve İstiklal Marşı)
    4. Biz taş atan çocuklar!
    5. Kadim gelenekten moderniteye kadın dili
    6. Doğu Batı ekseninde edebiyat ve medeniyet
    7. Bizim kuşak ve Erbakan...
    8. Dramatik ve trajik arasında: Halk ayaklanmaları
    9. Ortadoğu, devrim ve Araplar
    10. Ertelenmiş bir devrim...
    1. Biz taş atan çocuklar!
    2. Ben mi tanık olacaktım?
    3. Ertelenmiş bir devrim...
    4. Dramatik ve trajik arasında: Halk ayaklanmaları
    5. Bizim kuşak ve Erbakan...
    6. Kadim gelenekten moderniteye kadın dili
    7. Yarına kalan ses (Mehmet Akif Ve İstiklal Marşı)
    8. Kahramanlar ve şarlatanlar
    9. Ortadoğu, devrim ve Araplar
    10. Türkiye-Suriye yakınlaşması ve ayaklanmalar
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    4. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    5. Yunan gazeteciler greve çıktı
    6. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    7. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    8. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    9. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    10. Hac kuraları yarın çekilecek
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Ya Allah!
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek