milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Avrupa’da milliyetçilik

12 HAZİRAN 2009
CUM 03:45

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

F. Nietzsche (1844-1900), ilk eseri de olan Tragedyanın Doğuşu/Die Geburt der Tragödie'nda iki simge dolayımında Avrupa ruhunu, kültürünü düşünce ve uygarlığını temellendirip açıklamaya çalışır. Simge olarak başvurduğu Diongsos ve Apollon Yunan panteonunun iki tanrısıydı. Diengsos duyarlığı, coşkuyu, kısacası sanatı, Apollon ise aklı, düzeni, kuralı, kısacası düşünce ve bilimi, simgeliyorlardı. Hıristiyanlık bunlarla ilintisiz bir unsur olarak Avrupa'ya nüfuz etmesiyle, onun kendine özgür ruhunu, kültürünü, düşünce, sanat, özetle uygarlığını iğdiş etmiştir. Karşıtlık yerine iradeden yoksun itaati, sürekli devinim ve çatışma yerine kitleleştiren bir birliği yerleştirmeye çalışmıştır. Ona göre, bu, Avrupa ruhunun zehirlenmesi, özgünlüğünün yitimi demektir. Anti-Christ, Yani Deccal'ında, şiirsel, akıcı ve çarpıcı anlatımıyla döne-dolaşa bu sorunu tartışır, irdeler. XIX. yy. sonlarından başlarak XX.yy. Avrupa düşünce ve sanatını sarsıcı bir etkiyle adeta sigaya çeker. Nietzsche'nin sözkonusu sarsıcı etkisi gözardı edilerek, Avrupa düşüncesi, kültürü ve uygarlığı özü itibariyle tam olarak kavranılamaz.

Nietzsche'den önce Kant (1724-1804) "Ebedi Barış Üzerine Felsefi Deneme" (Zunewigen Frieden, 1795)sinde, Roma imparatorluğunun yıkılmasından sonra Avrupa'nın yaşamak zorunda kaldığı çatışmaların ortadan kaldırılarak bir bütünlüğü kurmanın ilkelerini tartışır. Bir anlamda, bugün Avrupa'nın, II. Dünya Savaşı sonrasında yöneldiği ve ancak AB aşamasına getirildiği oluşumun hedefini gösterir. Bu hedef Avrupa Tek Devleti'dir. Felsefi Kurgulama ve Çıkarımlarla oluşturulan bu hedef ya da amaç, Avrupa'nın somut gerçekliklerinin bir anlamda ayraç içinde alınması varsayımına dayandırılmıştır, denebilir. Ahlâkî bir özgecilik (diğerkâm) burada belirleyici ve önceliği istenen bir unsur olarak düşünülmüştür. Oysa Avrupa'nın somut gerçeklikleri böyle bir unsura dayanma şöyledursun, tam karşıtını işâret edegelmiştir. Yani Bencillik (hodkâm) başlı başına itici bir güç olarak devinegelmiştir. Nietzsche'nin Dionyses ve Apollon simgeleri bu bakımdan anlamlıdır, üstelik açıklayıcı bir işleve de sahiptir.

Bu sütunda Avrupa, AB üzerine yayımlanan birçok yazımızda Avrupa'nın, kendi kültür ve tarih birikimi itibariyle gelebildiği AB, kendi iç dinamikleri bakımından olağanüstü bir başarıdır. Ama AB, son çözümlemede ekonomik temelli en fazla toplumsal bir ortaklıktır. Bu başarının tamamlanabilmesi için şart olan Avrupa Tek Devleti, Avrupa kültürünün ve uygarlığının yıkımı pahasına gerçekleştirilebilecek bir hedeftir. Yani Avrupa kendi somut gerçekliklerini silbaştan etmeden, yoksamadan böyle bir hedefe ulaşması oldukça tartışmalıdır, kuşkuludur. Bize göre pek gerçekçi de değildir. Çoğunlukla gözden kaçırılan, hatta karıştırılan "Batılı" ve "Batılılaşma" olgusuyla Avrupalı, Avrupalılaşma eşdeğer görüldüğünden, Avrupa Tek Devlet hedefi istenilen düzeyde kavranılmamış da olabilir.

Son Avrupa Parlamentosu seçimi, sanıyorum, bu sorunların yeni bir bakış açısıyla ele alınmasına imkân verir bir nitelik göstermektedir. Ancak sağlıklı değerlendirmeler yapılabilmesi için asgari şart Avrupa ve AB'nin somut gerçeklikleriyle, zihinlerde ya da hayallerde kurgulanmış olanın kendi bağlamlarında değerlendirebilmesidir. Bunun, özellikle Avrupa'yı idealize etmek suretiyle algılayabilenler için pek kolay olmadığı öncelikle belirtilmelidir. Nitekim AP'ye ağırlıklı olarak "sağ" şeklinde tanımlananların seçilmesi şaşkınlıkla karşılandı. Avrupa'nın "milliyetçiliğe", hatta "ırkçılığa" doğru kaydığı, sol ve sosyal demokratların hezimete uğradığı tarzında değerlendirmeler bile yapılmaya başlandı.

Oysa, Avrupa gerçekliği doğru irdelenmiş olsaydı, bu özelliklerin AB'nin oluşturulmasında belirleyici dinamikler oldukları rahatça gözlemlenebilirdi. Bu belirleyici dinamikler olmaksızın ya da bunları tasfiye edici bir düşünce temeline dayanıldığı öngörülseydi AB aşamasına gelinmesi zaten mümkün olamazdı. Çünkü AB çatısı içinde her bir Avrupa devleti ve toplumsal varlığını sürdürücü bir imkan elde edebiliyordu. Elbette imkan elverdiği ölçüde.

Avrupa'yı hayal dünyalarında kurgulayanların şimdilerde bağlanmak istedikleri umut, ABD'nin kayırması ve Türkiye, AB'ye giremese de kendini terbiye ettirmesidir. Ne var ki, "milliyetçilik" Avrupa'nın hayatına egemen olmaya başlamış gözüküyor ki, işte onların dram ve tutarsızlıkları da burada depreşiyor. "Milliyetçilik", "ırkçılık" sopasını kullanarak "Türk" olanı dövme ihtiraslarını tatmin etmeleri tümden deşifre olmak üzeredir. Çünkü "Türk", İslâm bengisuyundan beslenen evrensel bir birliğin devinen adıdır aynı zamanda.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 12.06.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: avrupa, kant, felsefe, devlet,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

İsmail Kıllıoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Sanatçının ciddiyeti
    2. Başkanlık Sistemi
    3. Gençlik ve Kapitalizm
    4. Meçhule seyahat
    5. Tiyatro ve sanat
    6. Gaddarlığın ve zulmün ciynakları
    7. Özgüven ve özeleştiri
    8. Hukukta temel norm sorunu
    9. Afganistan, NATO ve Türk askeri, niçin?
    10. İktidar üzerine aykırı düşünceler
    1. Muhammed-ül Emin
    2. Sınanan özgürlük
    3. Bütünleştirme mi, bütünleşme mi?
    4. Filistin sorunu ve ötesi
    5. Yerlilerin başkaldırısı
    6. Sivil toplum
    7. Sn. Numan Kurtulmuş’u izlerken
    8. Devletin çöküşü ve helikopter kazası...
    9. Algılama ve gerçek
    10. Millî Gazete’yi okumayan Bakan
    1. Devleti işletmek...
    2. “Yanıyor güneşte petek”
    3. Klinik bir vak’a
    4. Yargılamazsan, beslersin...
    5. M.Ü. İlahiyat Fakültesi’nin 50. Yılı
    6. Darbenin anatomisi
    7. Korku
    8. Prof. Dr. Necdet Aral Hoca’nın ardından...
    9. Kongreye giderken
    10. Ağaca değil, ormana bakmak
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    4. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    5. Yunan gazeteciler greve çıktı
    6. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    7. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    8. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    9. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    10. Hac kuraları yarın çekilecek
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Ya Allah!
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek