milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Avrupa krizi ile Amerika'nın etkisi arasında kalan Türkiye

13 ARALIK 2011
SAL 04:05

[-] Normal [+]
  • Dünya
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Avrupa ile ABD'yi etkileyen ekonomik dalgalanmalar ve Avrupa devletlerinden birçoğunun ekonomik krize doğru sürüklenmeleri, dünya siyasetini büyük ölçüde etkilemeye başladı. Dolayısıyla Türkiye'nin de olaylara farklı perspektiflerden bakmasının zamanı gelmiş bulunmaktadır.

Avrupa ve Türkiye:

Türkiye, 2004 yılında Avrupa Birliği üyeliği için  " müzakerelere başlama" iznini almıştır. Yıllarda kapıda sırf "müzakerelere başlayabilmek için" bekletilen Türkiye, o yıldan itibaren hemen çalışmalara başlamıştır. Ne var ki siyasi düşmanlıklar ve rekabetler ( Yunanistan, Kıbrıs Rum kesimi başta olmak üzere ve onların arkasında saklanan maskeli diğer Avrupa devletleri) sebebi ile çok az mesafe katedilmiştir.

Halen çalışılmak üzere açılmış bulunan ( yani başlatılmış olan) fasıllardan 14 tanesi "askıya alınmıştır". Yani fasıl açılmış, çalışmalar başlamış fakat tam ilerleme kaydedilemeden Avrupa devletlerinden biri veya öteki, Türkiye'den belli bir siyasi talepte bulunmuş -ekonomik değil, siyasi bir talepte- ve Türkiye bunu yerine getirmeyince de tüm müzakere ve çalışmaları "veto" etmiş, böylece o fasıl "askıya alınmıştır".

O devlet tatmin olup, vetosunu çekene kadar o fasıl da hiç bir çalışma yapılamamaktadır. Veto edenler arasında Yunanistan, Kıbrıs Rum kesimi, Avusturya, Fransa gibi ülkeler bulunmaktadır. Bir de bütün çalışmalar ve uyum yasaları düzenlendikten ve bittikten sonra AB ülkelerinin hepsinin bu faslı "evet" diyerek onaylaması gerekmektedir. Yoksa tüm çalışmalar boşa gidebilir.  Yani bu ara "veto"ların yanı sıra bir de nihai durumda "veto" yemek durumu mevzuu bahistir.

Bu gidişle 2044 yılında bile Türkiye onları (AB ülkelerini) memnun etmek için uğraşmaya çalışacak ama onlar yeni sebeplerle, müzakerelerin ilerlemesine mani olabileceklerdir.

Buna rağmen, AB ülkeleri Türkiye'ye yeterince çalışmadığı konusunda sitem  etmekte ve kınamaktadırlar. Yani, bunun tercümesi: "Bize istediğimiz her şeyi, kolayca ve istediğimiz şekilde takdim etmekte geciktiniz" demektir. Bu yaklaşımların da, Osmanlı dönemindeki "Avrupalıların kapitülasyon taleplerinden" pek farkı yoktur. Yine isteyen onlar,  ama yapmadığı için (milli çıkarlarını korumak için yapamadığı ) için de kabahatli olan Türkiye'dir.

Bu da sonunda egemenlik konusuna gelip, dayanmaktadır. Yani, AB bütünleşen bir Avrupa içinde üye ülkelerin egemenliğinin büyük bir kısmını kendi elinde toplamaktadır. Şimdiye kadar AB'nin ekonomik yararları konuşulmuş  ama buna karşılık siyasi irade ve egemenlikten ne kadar feragat edileceği hiç konuşulmamıştı.

Bu şartlar altında AB'nin taleplerine tümü ile teslim olmak acaba Türkiye'nin milli çıkarlarına uygun mudur ve ülke halkı bunu mu istemektedir?

AB'ye üye olmak yani batmakta olan bu ekonomilerin bir parçası olmak, hala bazıları için " büyük bir hayal", "bir nirvana mıdır?"

Türkiye kendi halkına bile yardımcı olamayan Avrupa ülkelerinden kendi işçisine iş bulmayı mı ümit etmektedir? Yoksa AB'nin ve dünya şartlarının ne kadar değiştiğinin farkına varılmış mıdır? Yoksa AB'nin borçlarına çare bulmak için bizim bütçeden para talep edilmesi, iflas eden Yunanistan'ın veya İrlanda'nın kurtarılması mıdır, bizleri "modern veya Avrupalı yapacak" olan? Bunların çok iyi düşünülüp, analiz edilmesi gerekmektedir.

AB büyük bir dünya devleti olmak istemektedir aynen ABD gibi. Onlar da Birleşik Avrupa Birliği'ni kurmayı hayal etmektedirler ama şimdiden halkalar halinde bölünmeler şekillenmeye başlamıştır bile. En içte güçlü yediler, etrafındaki halkada orta 10'lu grup ve belki de uydu şeklinde kalacak son 10'lu grup. Bunların hiçbirinde Türkiye yok, onu uzak tutmak için her türlü mekanizma işlemekte, işletilmekte. Bu hususların da artık gerçekçi olarak ele alınması gerekmektedir.

AB hiç bir zaman hayalini gerçekleştiremeyecektir: Bunu yapacak nüfusu yok, gittikçe yaşlanan Avrupa, dinamizmini kaybetmektedir. AB'nin özel ordusu yoktur. Müşterek bir gücü yoktur ve hala münferit mücadele yürüten hırslı devletleri mevcuttur ( Fransa, İngiltere ve Almanya gibi) Hala Almanya ve Fransa Avrupa liderliği için gizli bir mücadele yürütmektedir ve bu yolun nereye gideceği belli değildir. Ekonomik güçleri gerilemekte olup, tüm işaretler krizin daha da derinleşeceği yönündedir.

Son günlerde ekonomik krize ve ekonomilerinin yavaşlamasına karşın, Bulgaristan ve Yunanistan kanalı ile Türkiye'den gelecek TIR'lara bile yüksek vergi koyan, transit olarak buralardan geçerek Avrupa'ya ziyarete gidecek olan kişilerden, 60 Avro transit vizesi alan ve bunu Brüksel'in tavsiye ve teşviki ile yaptığını söyleyen "Avrupalılar" acaba nasıl bir mesaj vermektedirler... Bu da çok iyi duyulmalıdır.

Türkiye bütün bu gelişimlerde olayın neresindedir? Amerika ve Türkiye:

Amerika bir bakıma Türkiye'nin AB bloku içinde olmasını istemekte ama diğer taraftan da Türkiye'yi kendi etki sahasından kaybetmemeye çalışmaktadır. ABD politikaları ve siyasi planları içinde Türkiye'nin bir yeri olduğu net görülmektedir. Amerika içinde olduğumuz 3. Millenyumda mutlaka Avrasya ve Asya'da ağırlığını hissettirmek azminde görülmektedir. ABD şu anda NATO kanalı ile dünyanın her yerine uzanabilen bir askeri organizasyonun kumanda mevkiinde bulunmaktadır. ABD hala üretim ve verimlilikte dünyada bir numaralı yeri muhafaza etmektedir.

ABD ekonomik sarsıntıları ile direkt ve aktif bir mücadele içerisindedir ve bir dünya krizini önleyecek tedbirler üstünde çalışmaktadır.

Türkiye'nin AB içinde olmasını doğru bulduğunu dile getiren ABD'nin bu sözlerine bile AB ülkeleri şüphe ile yaklaşmakta,  acaba "Türkiye, ABD'nin Avrupa'da ki Truva Atı mıdır?" diye sorgulamaktadır. Mitolojide, Truva atının kaleyi içten fethetmek için kullanıldığı düşünülürse, "acaba Türklerin Avrupa'da ne yapacakları zannedilmektedir?" gibi bir sual akla gelmektedir. Bu da hayli "eğlenceli" bir yorum olarak Türkiye'nin "batılılaşma tarihine" geçmelidir.

Türkiye ise tümü ile ABD etkisi altında hareket etmemek veya öyle bir zan bırakmamak için çeşitli girişimlerde bulunmakta ve hatta AB'nin sergilediği tüm acaip davranışlara tolerans ile yaklaşmaktadır. Bugünlerde haber portallarına düşen bir karar ise çok ilginç gelişmelerin habercisi olmuştur. Davos toplantıları olarak bilinen senelik ekonomik toplantı yani Dünya Ekonomik Forumu 2012 yılı toplantısını İstanbul'da gerçekleştirecektir.

Bin kişilik iş ve devlet adamı grubu 4-6 Haziran 2012'de İstanbul'da toplanarak, önemli kararlar alacaklar. Siyaset ve iş dünyası ile medyanın ve sivil toplum örgütlerinin önde gelen temsilcileri biraraya gelecek. Dünyadaki ekonomik ve siyasi gelişmeler, dünyanın seçkin isimlerinin katılımıyla ele alınacaktır. Dünya Ekonomik Forumu Avrupa ve Orta Asya Bölümü Başkanı Stephen Kinnock, "Geçtiğimiz yıllarda Türkiye olağanüstü bir ekonomik performans göstermiştir. Yüzde 8-10 seviyesindeki ekonomik büyüme oranları ve bir dizi pozitif makro-ekonomik göstergenin neticesinde Avrupa ve diğer bir takım dünya ülkeleri Türkiye'ye gıpta ile bakmaktadırlar. Dahası son sekiz sene içerisinde kişi başına düşen geliri neredeyse üç katına çıkmıştır ve girişimcilik kültürü son derece dinamiktir, Dolayısıyla Türkiye'nin büyüme modelinin sürdürülebilir ve kapsamlı olduğu ve olmaya devam edeceği hususunda güçlü işaretler bulunmaktadır." diyerek düşüncelerini özetlemiştir. Ve  "Siyasi açıdan bakıldığında Türkiye tartışmasız olarak bölgesel ve küresel gündemi şekillendirmede artan önemde bir rol oynamaktadır ve bir çokları tarafından kabul gördüğü üzere Arap Baharı sonrası oluşacak rejimlere örnek teşkil edecek bir model oluşturmaktadır.'' demiştir.

Genel olarak bakıldığında Türkiye; AB ile ABD konusundaki tutumunu dünyadaki yeni akım ve gelişmeleri yeniden ve değişik açılardan değerlendirerek belirlemeli,  nerede duracağına ve rolünün ne olduğunu bu gelişmeler ışığında değerlendirmelidir.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Dünya bölümü’nde 13.12.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: avrupa, amerika, türkiye,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Prof. Dr. Oya Akgönenç

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Jandarmalığa hayır: NATO, Afganistan ve Türkiye
    2. Avrupa'nın ekonomik ve siyasi krizinin yeni yüzü
    3. Avrupa'da seçimler ve değişimler
    4. NATO'daki tehlikeli gelişmeler
    5. Bu kadar Ermeni nereden çıktı?..
    6. İstanbul'da barış, Kabil'de ise savaş adımları
    7. Türkiye, Suriye'ye müdahale edecek mi?
    8. Sömürgeci taktiklerinin adı strateji mi oldu?
    9. Suriye'de ölüm yarışı
    10. Cive Pakistan... Daha nice yıllara!
    1. Cendere daralıp, sıkıntılar artarken...
    2. Avrupa'da İslam Korkusu ve Irkçılık
    3. Amerika ve İran arasında oynanan satranç oyunu
    4. Lübnan’daki gelişmeler; Ortadoğu’da domino etkisi
    5. Dicle – Fırat sularında tehlike kapıya dayandı
    6. Avrupa’yı anlamak ve mesajlarını doğru okumak gerekir
    7. Sirtaki ya da Ege Zeybeği diplomasisi
    8. Türkiye’deki garip gidişata dur diyecek yok mu?
    9. Pamuk ipliğine bağlı ilişkiler
    10. İşin biraz da eğlenceli tarafına bakalım
    1. “Gazze ablukasını” hemen kaldırın veya kırın!
    2. Azerbaycan, Ermenistan ve Türkiye
    3. Mayın temizleme işinde durum ‘toz-duman’ -1-
    4. Ortadoğu’da barış çok zor
    5. ‘Ermeni açılımı’nda cevap bekleyen sorular
    6. Kıbrıs’ta yeni politik oyunlar
    7. “Çok yaşa Gazze”! Zafer yakındır!! -1-
    8. Suriye'de zulüm durmalı Beşşar Esad gitmelidir
    9. Değişim rüzgarları: Haniye'nin Türkiye ziyareti
    10. ABD’nin stratejisi değişirken, Türkiye’nin tercihleri
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Dünya

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. Yunan gazeteciler greve çıktı
    4. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    5. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    6. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    7. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. Avustralya Dışişleri Bakanı: Suriye'deki katliam acımasız ve alçakça
    10. Müslüman Kardeşler: Esed rejimi, zulümde Cengiz Han'ı geçti
  • Diğer

    1. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    2. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    3. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    4. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    5. Hac kuraları yarın çekilecek
    6. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    7. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    8. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Ya Allah!
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek