milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Avrupa, İslâmkorkusu ve ötesi

03 AĞUSTOS 2011
ÇAR 01:30

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Norveç'te meydana gelen terör olayı dolayısıyla, Avrupa'da var olan İslâm-korkusu (İslamofobi) şöyle bir gündeme girer gibi olduysa da, meselenin gerçeği anlaşılınca, şimdilik rafa kaldırıldı. Ama bu var olan algının gerçek durumunu değiştirmiyor. Norveç'te yaşayan Türklerin, olayı yapan(lar)ın "ya Müslümansa!" şeklinde, birkaç saatlik endişe, korku ve tedirginlikleri, var olan algının bilinçaltında nasıl devinim içinde bulunduğunu işaret eder.

Avrupalı, daha doğrusu Batılı insan ve toplumların ya da halkların, İslâm'a ve Müslümanlara karşı sözkonusu algılarının kaynağı birçok nedene bağlanabilir. Bunun tezahürleri tarihin sürecinde çeşitli olaylar ile gösterilmiştir. İki yüz yıl sürdürülen Haçlı Seferleri, Endülüs/İspanya'da, özellikle Kastilya kraliçesi İsabel ile Aragon kralı Fernando (II.)'nun siyasetleri ve Katolik Hıristiyanlığın ısrarlı kin ve düşmanlığı hemen ilk hatırlanacaklar arasındadır. Daha önemlisi, 7. yüzyıldan itibaren Müslümanların Mısır, Filistin ve Şam bölgelerini ele geçirerek Akdeniz Havzası'nda belirleyici rol üstlenmeye başlamaları ve 15. yüzyılda Müslüman Türklerin Doğu Roma İmparatorluğu'na, yani İstanbul fethederek son vermeleri etkisi her daim kendini gösterecek büyük nedenler sayılmalıdır.

Öte yandan Batı'da kökleşen ve derinleşen İslâm-korkusunun bizzat Batı ruh ve zihniyetinin öz ve kişiliğiyle yakından ilgili olduğu söylenmelidir. Bu ruh ve zihniyet ilkçağ Yunanlılarında "barbar", Ortaçağ'da "pagan" ya da "müşrik" (gentile) şeklinde somut tezahüre dönüşmüştü. Yeniçağlarda "ilkel", "uygur olmayan" vb. nitelemeler ile ortaya konulacaktır.

Bu ve benzer nedenleri sıralayarak uzun uzadıya açıklama ve tartışmalarının yeri elbette burası değildir. Ancak uyarıcı ve işaret edici birtakım hususların vurgulanması da gerekir.

Batı'nın "Avrupa" kavramında ifade edilmeye çalışılan ruh ve zihniyet dünyası ya da coğrafyası "karşıtlık"a, yani diyalektiğe, dolayısıyla çatışmaya dayanır. Onunla varlık alanında tezahür eder, belirginleşir, farklılaşır, dinamizme ve canlılığa kavuşur, mücadelesini sürekli kılar. Kendi dışında, hemen herşey kendinden ayrıdır, farklıdır ve kendine karşıdır. Bunun, ayrı ve kendine karşı olması bir şeydir ama onun kendisiyle kendine göre ilintilenmesi gerekir ve bu ise tamamen ayrı bir şeydir. Kendi varlığının tarihin belli bir döneminde tezahürü, hatta bir ölçüde özü Hıristiyan inancıyla özdeş kılınmasına rağmen, yine de Hıristiyanlık din olarak "Doğu"ya, "Barbarlar"ın (Herodotos'ta bir bakıma "Mag" olarak nitelenir) dünyasına aittir. "Batı Hıristiyanlığı", bir açıdan, Hz. İsa ve Havariler'in, bir dereceye kadar "Doğu Hıristiyanlığı"nın "itizali"dir.

Denebilir ki, Batı ruh ve zihniyeti, kendini algılama, kavrama ve konumlama karşıt'a mutlak ihtiyaç duyarken, aynı zamanda bu karşıtını belirleme, tanımlama ve özlemleme istek ve tutkusu içindedir. Ama özümlediğini yinede ayrıksı olarak bir yerde ve sınırda tutar, böyle olagelmiştir. Bu, bir açıdan düşmanlıktır ama ortadan kaldırılsa bile derinden ihtiyacı çekilen, handiyse ayrılığı göze alınamayan bir düşmanlık, ruh hali şeklinde ifade edilebilecek bir kişilik ukdesidir.

Avrupa'da "korku", "tedirginlik", "endişe", "güvensizlik" şeklinde ifade edilen ruh haline karşın Batı'nın Anglo-sakson kolunun, yani Amerika ve İngiltere'nin çok farklı, binbir suratlı bir veche görünümünde İslâm coğrafyasında faal, etkin, işler bir kimlikle dolaştığını, kolaçan ettiğini yeniden görmek gerekiyor. Sadece faal, etkin bir dolaşma içinde olmadığını, birbirlerinden kopuk gibi duran olayların, gelişmelerin, meydana getirilmek istenen bütün birer parçası olabileceği ihtimalini akıldan çıkartmamak şarttır. Mesela geçenlerde cumhurbaşkanı ve eşi Kraliçe'nin sarayına çağrıldılar ve konuk edildiler. "Arap Baharı"nın bahara mı, sonbahar ya da Kışa, belki de mevsimsiz bir mevsime dönüşme potansiyeli muğlaklığında seyrediyor. Türkiye'de terör tırmanışı ve asker muamması bir tarafta, iktidar ve ana muhalefet partilerinde üçer milletvekilinin de katıldığı, bazı köşe yazarlarının yönlendirdiği ve elbette yönlendikleri "Britanya" çıkarması vb. Amerika'da bir otel odasında ölü bulunan ve ölümü sadece haber olarak duyurulan rahmetli Erhan Göksel'in bir tesbiti vardır: Bir işin içinde, bir masada "İngiltere" varsa, üç kere değil, otuz üç kere düşünürüm, düşünülmelidir.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 03.08.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: norveç, oslo, bombalı saldırı, utoya adası, anders behring breivik, mossad, tapınak şövalyeleri, islam düşmanlığı, gizem doğan, islamofobi, osmanlı, fatih sultan mehmet,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

İsmail Kıllıoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Sanatçının ciddiyeti
    2. Başkanlık Sistemi
    3. Gençlik ve Kapitalizm
    4. Meçhule seyahat
    5. Tiyatro ve sanat
    6. Gaddarlığın ve zulmün ciynakları
    7. Özgüven ve özeleştiri
    8. Hukukta temel norm sorunu
    9. Afganistan, NATO ve Türk askeri, niçin?
    10. İktidar üzerine aykırı düşünceler
    1. Muhammed-ül Emin
    2. Sınanan özgürlük
    3. Bütünleştirme mi, bütünleşme mi?
    4. Filistin sorunu ve ötesi
    5. Yerlilerin başkaldırısı
    6. Sivil toplum
    7. Sn. Numan Kurtulmuş’u izlerken
    8. Devletin çöküşü ve helikopter kazası...
    9. Algılama ve gerçek
    10. Millî Gazete’yi okumayan Bakan
    1. Devleti işletmek...
    2. “Yanıyor güneşte petek”
    3. Klinik bir vak’a
    4. Yargılamazsan, beslersin...
    5. M.Ü. İlahiyat Fakültesi’nin 50. Yılı
    6. Darbenin anatomisi
    7. Korku
    8. Prof. Dr. Necdet Aral Hoca’nın ardından...
    9. Kongreye giderken
    10. Ağaca değil, ormana bakmak
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    4. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    5. Yunan gazeteciler greve çıktı
    6. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    7. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    8. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    9. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    10. Hac kuraları yarın çekilecek
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Ya Allah!
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek