Teröristlerin saldırısı sonucu 24 askerimizin şehit olmasının ardından medyaya yansıyan haberleri hatırladığımızda bugün gelinen noktada operasyonun boyutları konusunda sanıyorum toplum olarak bir belirsizliği yaşıyoruz. Çünkü, operasyonla birlikte askerimizin kimi gazetelerde sınırı geçerek Irak topraklarından 20-25 kilometre ilerlediği, Kuzey Irak'taki PKK kamplarının tamamen yok edildiği, hatta bununla da kalınmadığı Kandil'in çevresinin sarıldığı, giriş çıkışların kontrol altına alındığı ifade edildi. Haberler bu çizgide devam ederken birden bire operasyonun sınırlarımız içinde devam ettiği yazılmaya başlandı. Halbuki uçaklarımız günler boyu Kandil'i bombalamış, en azından haberlerde böyle denilmişti. Daha sonraki günlerde Kandil'e giriş çıkışların Peşmergeler tarafından kontrol altına alındığı haberleri belirsiz kaynaklara atfen verilmeye başlandı.
Kısacası son operasyonun kesin olan sonucu 24 PKK'lının öldürülmüş olması. Elbette bunun yanında tonlarca bombanın atıldığı da bir gerçek. Atılan bu bombaların nasıl bir sonuç verdiği kesin olarak açıklanmış değil. Gerçekten sınırlarımız içindeki PKK kampları yok edildi, örgüt elemanları bulundukları yerleri terk etmek zorunda mı kaldılar? Bu sorunun cevabını şimdilik net olarak bilmiyoruz. Çünkü, bu soruya verilebilecek cevap tek alternatifli değil. Terör örgütü elemanları bombalama bitene kadar dağlardaki mağaralara çekilmiş ve operasyonun bitmesini buralarda beklemişlerse fazlaca bir zarar verildiğini söylemek mümkün olmaz. İkinci husus ise operasyonla birlikte Kuzey Irak'a geçmiş olabilirler. Bir diğeri ise gerçekten operasyon ile örgüte ciddi darbe vurulmuş olabilir. Ancak, bu alternatifler konusunda kesin bir şey söylemek en azından şimdilik mümkün değil.
Bu arada operasyonlarla birlikte sınırın hemen ötesinde bir tampon bölge oluşturulacağı, buralarda yeni birlikler konuşlandırılacağı haberleri de medyada yer aldı. Ancak tüm bunların aslı olmadığı çok geçmeden anlaşılmaya başlandı. Çünkü, asker sınır ötesine geçmediğine göre tampon bölge oluşturulması ve yeni birliklerin sınırın ötesine yerleştirilmesinin söz konusu olamayacağı açıktır.
Son olarak Kuzey Irak bölgesel Kürt yönetimi Başkanı Mesut Barzani'nin Türkiye'den önce gittiği İran'da Türk askerinin Irak topraklarına girdiği yönündeki soruya verdiği, "Bu konu sadece haber ajanslarında, kitle iletişim araçlarında yer aldı. Irak topraklarına hiçbir Türk askeri giriş yapmadı" şeklindeki cevabı da Türk yetkililerin açıklamalarını doğrular niteliktedir.
İşte bu noktada madem ki gerçek Türk askerinin sınır ötesi operasyon yapmadığıdır ne diye gürültü kopartıldı? Ne diye askerimizin Irak topraklarından 20-25 kilometre ilerlediği, Kandil'e giriş çıkışları kontrol altına aldığı şeklinde haberler medyada yer aldı? Bu haberlerin kaynağı kim ya da kimlerdi? Ne maksatla bu tür haberler medyaya servis edildi? Toplumda yükselen tepkiyi azaltmak için mi bu yola başvuruldu? Yani medya toplumun gazını alma operasyonuna alet mi edildi?
Zaman zaman medyaya bu tür görevler verilebilir. Belki bunun yadırganacak bir yanı da yoktur. Ancak, bu tür haberlerin medyanın güvenilirliğini yitirmesine yol açtığını unutmamak gerekir. Bir süre sonra medya yalancı çoban durumuna düşerse o zaman kimsenin medyaya güveni kalmayacak ve doğru haberlerine bile inanan olmayacaktır. Zaten bundan kırk yıl öncesine göre toplumun medyaya güveninde ciddi biçimde gerileme var. Bu köşede zaman zaman dile getirdiğim bir hususu bu vesile ile tekrarlamak isterim. 1970'lerin başlarında Ankara'da mahalli olarak çıkan, günlük satışı 500-1000 arasında değişen bir gazetede çıkan haberler hemen her kurum ve çevreden ilgi görür, o yıllar bir haberin doğru olduğunu belirtmek için, "Gazete yazdı" demek yeterli olurdu. Şimdilerde artık insanlar verdikleri haberlerin doğruluğunu belirtmek için "Gazete yazdı" demiyorlar. Çünkü, gazetelerin genellikle yalan demeyelim ama yanlış haberler verdiği kanaati toplumda yaygınlaşmış durumda. Bir takım milli çıkarlar uğruna medya kullanılabilir ancak sınır ötesine hiç geçmemiş bir operasyonu anlatmak için askerimiz Kandil eteklerine kadar gitmiş gibi gösterilirse ileride bu medya milli menfaatler uğruna bile kullanılamaz. Çünkü, güvenilirliği kaybolmuş olur.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



