Mart ayı içinde Arnavutluk'a üç günlük bir seyahatim oldu. Alsar Derneği Başkanı Sayın Mehdi Gurra'nın daveti üzere oradaydım. Kutlu Doğum Haftası kutlaması münasebetiyle Arnavutluk'un Başkenti Tiran'da büyük bir salonda Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v.) ile ilgili bir konuşma yaptım. Toplantıda bazı ülkelerin konsolosları da vardı. Çok verimli ve bereketli olduğuna inandığım bir toplantı oldu. Allah (c.c.) tesirini halk eylesin diye dua ediyorum.
Bu ana toplantının önünde ve sonunda çeşitli mekanlarda Arnavutluk'taki Müslüman kardeşlerimizle çok önemli toplantı ve sohbetlerimiz oldu.
Toplantılarımız genelde camilerde cereyan etti. Önemli hususları önemli zevatlarla konuşma fırsatı oldu, elhamdülillah.
Öncelikle bize bu imkânı hazırlayan sayın başkanMehdi Gurra beyefendiye şükranlarımı ve kendisine başarılarının devamı dualarımla Rabbimden talep ediyorum.
Mehdi Gurra çalışkan, itikadı sağlam ve ihlaslı bir kardeşimiz. Arnavutluk için büyük gayretle çalışıyor. Elbette bir kişinin mevcut yükü taşıması mümkün değil. Bu yüzden bu hassasiyeti duyanlardan hizmetlerinden bir omuz vermelerini israrla istiyor. Bakın bir iki rakam vereyim. Bu isteğin yerine gelmesi için gayretin önemini biraz daha anlıyacaksınız.
Sayın Mehdi Gurra gezintilerimiz esnasında dedi ki:
Arnavutluk başkenti Tiran'da 114 tane kilise var. Buna karşılık sadece 7 cami var. Arnavutluk halkının % 80'i Müslüman. Geri kalan % 20'si başka inançlara mensup.
Bu rakam bize Arnavutluk'a maddi-manevi hizmetlerle buraya hizmeti vacip kılıyor.
Bunun yanında sayın başkanın verdiği öyle bilgiler var ki, insanın kanını donduruyor. Mevcut camilerin durumu yürekler acısı. Ülkedeki camilerin % 85'inin görevlisi yok. İslâm'ı bu insanlara anlatan, tebliğ eden İslâm'ı bilen kimseler yok maalesef.
Mehdi bey beni bir köye götürdü. Köylülerle camide öğle namazında görüştük, konuştuk. Gençlerimizle ilgilenen yok diye müştekiler. Caminin 3 metre uzağında Hıristiyanlar bir mini kilise yapmışlar. Dikkatimi çekti. Köyde Hıristiyan var mı? dedim. Bir tane bile yok dediler. Peki bu kilisenin burda işi ne dediğimde insanın kanını donduracak şu bilgiyi verdiler. İlerideki büyük binayı göstererek, bunu onlar yaptılar. Yetimler yurdu. Oraya Müslümanların yetimlerini toplayıp barındırıyorlar. Kiliseye götürüp onları Hıristiyanlaştırıyorlar, dediler.
Şimdi ne yapalım dersiniz?
Bilhassa Arnavutluk'tan gelen kardeşlerime sesleniyorum: Arnavutluk'a el atın. İlgilenin. Hizmet götürün. Oranın dilini konuşabilenleri gönderin oraya. Camileri siz yapın. Yaz geldi, gidin çocuklara orada ders verin/verdirtin. Kur'ân Kursu binası yaptırın. Arnavutluk'un 36 ili var. Burası 9.cu y.yılda İslâm ile tanıştı. Önce Bizans'ın idaresinde idi. Sonra Osmanlı'ya geçti. Osmanlı'dan çıktıktan sonra ülkenin başına gelmedik kalmadı. Enver Hoca denilen kefere 100 tane alimi bir anda öldürdü. El-Melik Mescid'in minaresini yıktırdı. İslâm ile çok savaştı. Ama kirli bedeni cehenneme gitti. İslâm Arnavutluk'ta hâlâ var. Bundan sonra da var olacak, inşaallah...
Arnavutluk'a el atalım. Hizmetler hepimizi bekliyor. Alsar Dernek Başkanı SayınMehdi Gurra ile irtibat kurarsanız daha geniş bilgi alabilirsiniz. (İrtibat tel: 335 58 40 11 873 ayrıca: 90-536 897 62 36)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



