milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Aristokrat olunur mu?

28 ŞUBAT 2009
CMT 00:00

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz


Bir eğitimci arkadaşım sordu: "Aristokrat kimdir, burjuva kime denir? Aristokrat olunur mu? Zaman içerisinde burjuva, aristokratlaşabilir mi? Bir müslümanın, burjuva veya aristokrat olması mümkün müdür? Toplumumuzda kim burjuva kim aristokrattır? Meselâ "sosyete"ye aristokrat denebilir mi?"

Ayıkla pirincin taşını... Hani derler ya "Bir deli bir kuyuya bir taş atmış, kırk akıllı onu çıkartamamış!" Söz konusu kelimeler olunca, bu gibi hallerde yapılacak en pratik iş sözlüklere müracaat etmektir. Ben de öyle yaptım.

Aristokrasi kelime yapısı bakımından Grekçe'de aristos "en iyi", krotos ise "kudret" anlamına gelmektedir. Yönetimin en seçkin kimselerin elinde bulunduğunu gösteren siyasal bir rejimdir. Siyasî teşkilâtlanma tipi olarak aristokrasi demokrasinin hatta bazen monarşinin karşıtıdır. Çünkü birçok monarşide hükümdar ailesi asiller zümresinin nüfuzunu kırar ve hatta onu yok eder.

Dilimize Fransızca'dan (aristocratie) geçen aristokrasi terimi sözlüklerimizde, "siyasî iktidarın üstün sayılan bir zümrenin, asiller sınıfının elinde bulunduğu idare şekli; soylular ve imtiyazlılar zümresi, asiller sınıfı, yüksek tabaka" şeklinde tanımlanır. Aristokrat da "toplumun asil sayılan sınıfından olan, seçkin zümreye mensup bulunan soylu kimse"dir.

Aristokrat tabakanın vasıfları doğuştan gelen imtiyaz ve dışarıdan girmeye engel olan bir şeref kanununun bulunmasıdır. Bununla birlikte monarşi kuvvetlendikçe bu sınırlar gevşer ve "kazanılmış asillik" zümresi doğar. Aristokrasi yabancı unsurlara açılma eğilimi gösterdikçe bünyesindeki bağlılıktan bir şeyler kaybetmeye başlar. Bu durum ise aristokrasi kurumunun siyasî haklarının, dolayısıyla da itibarının sarsılıp zayıflamasına yol açar.

Yine Türkçe'ye Fransızca'dan (bourgeoisie) geçen burjuvazi kelimesi ise terim olarak, "Avrupa'da eskiden asillerle köylüler arasındaki şehirliler sınıfına verilen ad; kendi başına iş sahibi olup üretim yapabilen, oldukça geniş ve rahat yaşama imkânlarına sahip kimselerin yaşayışları ve seviyeleri bakımından bunlarla birlikte olanların meydana getirdiği sosyal sınıf, orta sınıf" şeklinde tanımlanmaktadır. Burjuva da (bourgeois) "burjuvazi sınıfından olan kimse"dir.

Burjuva sosyal statüsünü ve gücünü eğitiminden, işveren konumundan ve zenginliğinden alan "kentli kişi"dir. Bu kimselerin oluşturduğu sosyal sınıfa burjuvazi denir. Bu kavram Karl Marx ve Friedrich Engels tarafından yazılan Komünist Manifesto'da "kapitalist orta sınıf" anlamında kullanılır. Marksist terminolojide, kapitalist sistemde üretim araçlarına sahip olup, emekçilerin artı-değerine el koyan sınıftır.

İngiltere'de başlayan sanayi devriminin ardından burjuvalarla, işçi ve köylü sınıfı çatışmaya başlamıştır. Burjuva ile işçi ve köylü sınıfı arasındaki mücadelenin sebebi, hak ve inisiyatifleriyle yönetimde söz sahibi olma iddialarıdır.

Her iki kelime de "sınıflı, feodal toplumlar"ın ürünüdür. Dolayısıyla bu terimler ancak böyle toplumlarda bir anlam ifade edebilirler. Bunlar, bağlamlarından koparılıp farklı ortamlara götürüldüğünde hakiki anlamlarını mecazilerine bırakır.

Çünkü sınıfların olmadığı, başka bir ifade ile zihinlerde "soylu, ayrıcalıklı" gibi kelimelerle ifade edilen kişilerin bulunmadığı "sınıfsız" medenî bir toplumda bu kavramlar muallakta kalır. Hatta insanın fıtratına da ters düşen böyle bir anlayış, toplumda / toplumlarda ciddi kırılmalara sebep olur.

Millî değerleri yok sayıp "Batı ile bütünleşeceğiz" diyerek Batı'nın terimleriyle konuşmaya başladığımızdan beri, birbirimizle "iletişim" kurmakta zorlanıyoruz. Bütün bunlara rağmen dilimizde kullanılan ve sözlüklerimize kadar girmiş olan bu kelimelerin kazandıkları anlamlar üzerinde biraz kafa yoralım.

Dilimizde "aristokrat insan, aristokrat tavır, aristokrat geçinmek" vb. şekillerde kullanılan aristokrat terimi, "iddiası ve ilkeleri olan kimse" anlamını kazanmıştır. "Aristokrat burjuva" ise başarının bir bedeli olduğunu bilen kimsedir, çünkü her başarının bir bedeli vardır, yani başarmak için mutlaka bedel ödenmesi gerekir.

Aristokrat büyük düşünür; rafine yaşar, iyi giyinir. Aristokratın başarısında kolektif ruh hâkimdir. Bu yüzden aristokrat, "adamları" olan kişidir. Aristokratın çevresinde bulunan kimseler, kolektif başarıya inandıkları için onun menfaatini kendi menfaatleri olarak görürler.

Azimli olmanın yanı sıra tutumlu olmak burjuvaya yakışırken, müstağnîlik yani tokgözlülük aristokrata yakışan bir tavırdır. Burjuvada para yani menfaat ön plandadır. Burjuva bireysel ve Makyavelisttir, olayları menfaatleri bağlamında yorumlar. Bu sebeple müslüman bir toplumda bujuvalaşma bile ancak aristokrat ölçüler içinde gerçekleşebilir.

Çünkü müslüman asildir; o, eşref-i mahlûktur. Müslüman insan, aklını ve iradesini doğru istikamette kullanırsa yani "ihlâs"la hareket ederse "insân-ı kâmil" olur. Hem yaratan hem de yaratılanlar tarafından sevilir.

Bunun yanı sıra insan hata yapabilir; ancak hata yapması onu insan olmaktan çıkartmaz, özür dilemek (tövbe etmek) suretiyle hatalarını telâfi edebilir. Çünkü hata yapmak da, hatadan dönüp özür dilemek de "müslümanca / insanca" bir tavırdır.

İnsan aklını ve iradesini yanlış ve yıkıcı yönde kullanırsa, üstün varlık olma özelliğini yitirir. Müslüman, Marksizm'in burjuvazisiyle veya Batı'nın sınıflı, feodal anlayışının bir ürünü olan aristokrasi kavramlarıyla tanımlanamaz. Ancak dilimizde burjuva, ironik bir anlatımla açık gözlülüğü ve bencilliği ifade etmek için; aristokrat da mecazen asilliği ifade etmek maksadıyla kullanılmaktadır.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 28.02.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: aristokrat, ihsan, alperen,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Dr. İhsan Alperen

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Necip Fazıl ve sigara
    2. İntikam
    3. Şehir tiyatroları üzerinden oynanan "tiyatro" ve "su"yun devrimi
    4. "Muhafazakâr"a bak!
    5. Düğün konuşmaları!
    6. Mazlumların gözyaşlarını Terkos suyu mu sandınız?
    7. Tuzak var!
    8. Vedalar geldi aklıma!
    9. Dershaneler
    10. Türkân Saylan adı
    1. Sömestr tatili, dinlenmek ve hobiler geliştirmek için büyük bir fırsat
    2. Aristokrat olunur mu?
    3. İkna Yöntemleri: “Zor kullanmak , para ile satın almak ve inandırmak”
    4. Şehvet kuyusu
    5. Dogma
    6. “Sıralardaki Heyecan”dan
    7. İlâhiyat Fakültesi Camii’nde bayram namazı
    8. Din ve hayat
    9. Kim anlar bizim halimizden?
    10. 'Eyvah! O da mı kötü yola düştü?'
    1. Yürüyüşüm değişti
    2. Bir müdür tanıdım!
    3. 'Eyvah! O da mı kötü yola düştü?'
    4. Evet mi hayır mı?
    5. İlâhiyatçı akademisyenlerin din sunumu
    6. Hangi mezheptensiniz?
    7. Millî Eğitim’in bayramda öğretmenevi zulmü...
    8. Din Adamı mı?
    9. Gücüme gidiyor!
    10. İkna Yöntemleri: “Zor kullanmak , para ile satın almak ve inandırmak”
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    4. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    5. Yunan gazeteciler greve çıktı
    6. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    7. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    8. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    9. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    10. Hac kuraları yarın çekilecek
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Ya Allah!
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek