milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Anlamlı birliktelikler...

17 MART 2011
PER 02:40

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

İnsanın bütün derdi, hayatı anlamaktır ve hayatını anlamlandırmak... Bu indirgemeci anlayış, hayatı ara renklerden yoksun siyah-beyaz görmek, gidiş gelişleri, girinti çıkıntıları olmayan ana güzergâhtan ibaret saymak anlamına gelebilir; onun için mahzurları yok değildir.

Hayat asla siyah-beyaz iki renkten ibaret değildir. Bahar da geldi; renk cümbüşü içindeki dünya, nasıl renksiz, tekdüze sayılabilir?

Dünya hayatını "Anlama" ve "Anlamlandırma" çabalarından ibaret görmek, belki basite indirgemektir, ancak bu kadarı bile göründüğü kadar kolay değildir. Örneğin "Hayatı anlama" bahsini ele alalım... Sizce hayatı anlamak o kadar kolay mıdır? Yüzlerce, binlerce feylesof kafa patlatmış, bu soruya esaslı bir cevap bulmayı hayatının gayesi edinmiştir, buna rağmen her birinin hayatı anlama çabaları bir türlü kemale ermiş değildir; bir yönüyle mutlaka eksik ya da zayıf kalmıştır. Hele bir de "Hayatını anlamlandırma" bahsini açacak olursak... Bakmayın siz, basit göründüğüne, içinden çıkılması imkânsız bir anafordur. Kim hayatını anlamlandırdığını iddia edebilir ki! Genel olarak hayatın gayesini anlayacaksınız, bu bağlamda kendi hayatınıza bir anlam yükleyeceksiniz ve yılmadan bunun gereğini yerine getireceksiniz? Anlamlı bir hayat yaşayacaksınız ve anlamlı bir ölümle perdeyi kapatacaksınız... Bazı hayatlar düşünüldüğünde, şu kadarını söylemek mümkündür ki, bunlara bakarak hayvanların hayatları bile daha anlamlıdır denilebilir. Son tahlilde, hayvanların da insanlığa/medeniyetimize az biraz katkısı vardır ne ki bazı insan suretindeki yaratıkların insanlığa hayvanlar kadar bile katkısının olduğu söylenemez.

Ne cibilliyetsizler vardır aramızda! Ne soysuzlar, haysiyetsizler! Gerçekte yüksek şahsiyet sahibi değildirler; hatta çukurdurlar. Ancak yine de kendilerini dev aynasında görürler. Megalomani illeti az ya da çok hepimize musallat olmamış mıdır? "Küçük dağları ben yarattım" edası hangimizin mayasında yoktur!

İnsan türünün yaratılmış olmasının elbette anlamı/önemi vardır. Ancak bu durum, kendimizi başlı başına fasulye gibi nimetten saymamız için yeterli değildir. Ona bakarsan, hangi mahlûkatın önemi/anlamı yoktur ki... Allah hiçbir şeyi boşu boşuna, fuzulî yaratmamıştır.

Ancak bazıları kendine olduğundan fazla önem atfeder. Ve öneminin bizatihi kendinden kaynaklandığını düşünür. Ağzını her açtığında "Ben olmasaydım..." diye başlayan cümleler dökülür. Hayatın merkezine kendi varlığını koyar. Güneş bile adeta onun etrafında dönmektedir. Utanmasa, şu koca kainâtın sırf kendisi için yaratıldığını iddia edecektir. Kuşkusuz bu durum sıhhat alameti değildir. Zararı kendisi ile sınırlı olsaydı bu hastalık halini, mazur da görebilirdik. Fakat kendisini olduğundan fazla önemsemek, etrafındaki dünyayı küçümsemeye, önemsiz görmeye ve hatta yok saymaya kadar varabilir. Ki, asıl tehlike de budur.

Oysa insanın önemi sanıldığı gibi bizatihi varlığından değildir. Sadece Yaratıcı, bizatihi kendi varlığı ile önemlidir, anlamlıdır. Yaratılmışların tümü ise, etraflarıyla, birbirleri ile anlamlıdırlar.

Yaratılmışlar, birbirleri için karşılıklı olarak anlam inşa ederler. Daha başka bir ifade ile birbirlerini anlamlı ya da anlamsız kılarlar. Kedi ile fare birbiri için anlamlıdır. Oysa biri av, biri avcıdır. Ancak birinin olmadığı bir dünyada, öbürünün varlığı anlam yitirmiş olmayacak mıdır?

Buna "bütünleyen anlam teorisi" de diyebiliriz. Biz, bir pazzle'ın parçalarıyız. Küçücük bir parçanın olmaması demek, büyük fotoğrafın eksik kalması demektir. O küçücük parça, büyük fotoğraf için anlamlıdır; dahası bütün için sadece küçük bir parçadan ibaret değildir. Evet, o küçücük bir parçadır; ama bütünleyen bir parça... O olmadığında büyük fotoğraf anlam kaybedecektir; belki de hiçbir şey ifade etmeyecektir. Ancak ne kadar önemli olursa olsun bütünün bir parçası olmak, bütünün tamamı olmak anlamına gelmez yine de. Bazılarının densizliğinin ve münasebetsizliğinin sınırı yoktur; o kadar ki, kendisini bütünden bile daha anlamlı görebilmektedirler. Parça olarak da anlamlı olunabileceğini bir türlü kabullenmek istemezler. Bütünde anlamlı bir parça olmak az bir şey midir?

Üstelik bir başka şeyin daha farkında değildirler. O beğenmediğiniz parçalar; aynı zamanda sizi de bütünlemektedir ve size de değer katmaktadır. Yalnız başına varlığınızın değeri sıfır mesabesindedir; ancak beğenmediğiniz diğer parçalar sağınıza, solunuza geldiklerinde, zatınızı anlamlı bir varlık kılmaktadırlar. Binayı oluşturan malzemelerin tek başına bir anlam ifade etmemesi gibidir, sizin varlığınız... Kabul, tuğla bina için vazgeçilmezdir ama çimento da öyle... Demir de... Temeli olmayan bina, bina değildir; ne ki çatısı olmayan yapı da eksikli değil midir? Kapı, pencere... Her biri eksiksiz bir yapı için vazgeçilmezdir. Ancak bir araya gelmediklerinde anlamsızdırlar. Örneğin, duvar yoksa, sizin kapı ya da pencere olmanızın ne anlamı olabilir?

Diğer varlıklara mesafeniz, konuşlanma biçiminiz, duruşunuz değerinizi artırır ya da azaltır. Örneğin dünyanın güneşe yakınlığı/uzaklığı yeterince anlamlı değil midir? Biraz daha uzak ya da yakın olmuş olsaydı, hayat olmayacaktı; o kadar yani...

Yeriniz, mevkiinizi belirler. Misafir odasında oturma şekli, biçimi, misafirlerin önemini belirlemez mi? Bir çocuğun başköşeye oturduğu nerede görülmüştür? Köyün ağası dururken, maraba başköşeye kurulsun bakalım! (Ey sevgili! Söyle bana, benim yerim neresidir!)

Cansız varlıkların bile, uzaklığı/yakınlığı birbirini önemli kılsın da... İnsanların birbiri ile münasebeti, değerini artırıp azaltmasın, hiç mümkün mü? Bazı insanlar vardır; liman gibi... Bir ömür beklerler. Onların varlık sebebi beklemektir. Kucaklarını açmışlardır. Gereksiz oldukları söylenemez elbette. Ancak gemiler olduğu sürece... Varsayın ki gemiler yok, ne anlamı kalır limanların? Bu durumda, bazı insanları da gemi yerine koymak gerekecektir. Onlar açık denizlere açılacaklardır; bu kaçınılmazdır. Ancak açık denizlere her açılmaları, aslında yine bir limana varmak içindir. Bir limandan açılıyor olması, bir başka limana yönelmiş olmasındandır. Hedefinde bir liman olmayan gemi kaybolmuş demektir.

Gemilerin limanlarına ulaşamaması kötüdür. Ancak gelmeyen gemilerin limanı... Gelmeyen trenlerin istasyonu olmak kadar hüzün verici bir şey var mıdır şu dünyada?

Onlar gemiler için vardırlar. Gözleri hep ufuktadır. Yollarını gözler dururlar. Daha ufukta geminin silüeti belirir belirmez, nasıl da şenlenirler... Kara kışları bile bahar oluverir hemen.

Anladım, sen olmayınca niçin kardan adam gibi eriyorum...

Anladım, sen olduğunda, niçin damarlarıma bahar yürüyor...

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 17.03.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: ahlak, maneviyat, dünya,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Selami Güdener

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. 'Paha'lı değerler!
    2. Bir yemin meselesi...
    3. Düşüncesizliğin höykürmesi: Sloganizm!
    4. Yılmak yok, yola devam
    5. Gündelik hayatlar...
    6. Ne sihirdir, ne keramet
    7. Seçim / geçim meseleleri
    8. Değişimi yönetmek...
    9. Rüyaydı; gerçek olmadı!
    10. İleri teknoloji/Yüksek ahlak
    1. 'Paha'lı değerler!
    2. Efsane...
    3. Üç mesele
    4. "Muhteşem rezalet" üzerine!
    5. Hiçbir şey göründüğü gibi değildir
    6. Hoca'nın mirası
    7. Bildiğini okuyor!
    8. Ümmetin Hocası...
    9. Sözün şehveti!
    10. Muhasebe
    1. Muhasebe
    2. "Muhteşem rezalet" üzerine!
    3. Hiçbir şey göründüğü gibi değildir
    4. Dünyanın bir yüzü aydınlıksa bir yüzü karanlık...
    5. Özü olmayanın özgürlüğü olmaz
    6. Üç mesele
    7. Bildiğini okuyor!
    8. Bu liberaller adamı yoldan çıkarır!
    9. Kimileri hesap yapar, kimileri hesap sorar!
    10. Kelimelerin içimize tuttuğu ayna
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    4. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    5. Yunan gazeteciler greve çıktı
    6. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    7. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    8. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    9. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    10. Hac kuraları yarın çekilecek
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Ya Allah!
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek