İktidarın hazırladığı 26 maddelik anayasa değişiklik paketi toplumu yine kamplara böldü; toplumsal uzlaşma gerektiren böyle önemli bir konuda bile birbirimizi anlamak/dinlemek yerine suçlama, üste çıkmaya çalışma yolunu seçtik.
Bunu hem iktidar, hem muhalefet hem de anayasa değişikliğine muhatap olan kurumlar yapıyor.
Nasıl olur da "Anayasanın bazı maddelerini daha demokratik bir hale getireceğim" iddiasıyla ortaya çıkan iktidar partisi, toplumda böylesine bir gerginliğe, kırılmaya, büyük tartışmalara yol açar?
Bu soruyu kendilerine sormaları ve samimiyetle cevabını aramaları gerekir.
Benim gördüğüm şudur: İktidar anayasa yapma konusunda toplumsal güvenini ve itibarını kaybetmiştir.
Çünkü 7 yıldır işbaşında olan iktidar, bu kadar uzun sürede böylesine önemli bir konuyu gündemine almamış, Türkiye'nin elini kolunu bağlayan bu darbe anayasası yerine yeni bir anayasa yapma konusunda özverili ve samimi bir çaba ortaya koymamıştır. Sadece bir süre önce bazı anayasa hukukçularından oluşan bir gruba bir taslak hazırlatmış, onu da sonra tozlu raflarda unutmuştur.
Şimdi haklı olarak muhalefet partileri başta olmak üzere toplum şu soruyu iktidar partisine sormaktadır: "Bugün alel acele değiştirmek için çaba harcadığınız bu anayasa madem Türkiye için bu kadar sıkıntı oluşturuyordu, neden 7 yıl beklediniz? Türkiye'yi 7 yıl boyunca bu anayasaya mahkum etmek hangi yönetim anlayışı ve etik değerle bağdaşır?.."
Bunca yıl yeni bir anayasa yapma konusunda derin bir suskunluk içinde bekledikten sonra birden bire 26 maddelik bir değişiklik taslağı ile ortaya çıkmak acaba ne kadar samimi bulunabilir?
Samimiyeti sorgulanan iktidarın şu gerçeği de mutlaka görmesi gerekir: Toplumsal sözleşme niteliği taşıyan ve büyük bir uzlaşmayla yapılması şart olan anayasa değişikliği eğer toplumsal kamplaşmalara neden oluyor, toplumda yeni gerilim noktaları oluşturuyorsa, yol ve yöntem konusunda birkez daha düşünmekte fayda var.
7 yıl bekleyen iktidar biraz daha bekleyip anayasa değişikliğini genel seçimler sonrasına, yeni Meclis'e bırakabilir. Eğer bunu yapamıyorsa mutlaka toplumu germeyen, bölmeyen, ayrıştırmayan ve büyük tartışmalara meydan vermeyen bir üslup ve yöntem bulmak zorundadır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



