Türkiye ve gençlik 1980 darbesinden sonra depolitizasyon süreci yaşıyor. Devrimci gençliğin üzerinden bir silindir geçti. Aydınlarıyla birlikte bir çöküş sürecine girdi. Solun edebiyat dergilerini holdingler çıkardı. Argos, Albatros, Hürriyet Gösteri, Milliyet Sanat, Adam Sanat, Adam Öykü dergilerinde yazan sol usta şair ve yazarlar hem telif aldılar, hem de kendilerinden sonra oluşacak kuşakla ilgilenmediler. Bunun nedeni, telif almaları, rahata ermeleri, kendilerine yük olan dergilerden kurtulmuş olmalarıydı. Şair, yazar ve editör olan sanatçıların dergileri kapanmıştı. Memet Fuat başlı başına bir ekoldü. Cemal Süreya ve daha niceleri. Sol gelenekteki gençlerle ilgilenen kalmadı.
Bu dönemin bir diğer akımı Ülkücü gençliğin edebiyat diye bir sorunu yoktu. Bir tek Töre dergisi vardı. Orada da modern edebiyata yer yoktu. Önü açık değildi. Gençliği de aşırı politize olması, olayların, gerilimin ve heyecanın içinde bulunması yüzünden bir düşünce hareketine dönüşemedi. Üniversitelerde, akademisyenleri oldu ama besleyici bir düşünceleri olmadı. Sanatçıları, yazarları, şairleri olmadı. Şairleri genelde heceyle yazan, önü açık olmayan halk şairleriydi. Onlar da onlar için ufuk olamadı. Sonradan Üstat Necip Fazıl'a sığınmak zorunda kaldılar, ama açılım sağlayamadılar.
İslâmî medeniyet düşünce bilinci geleneği elbette Mehmed Âkif'in Âsım portresi bir gençlik bilinci oluşturmuştu. Bir alt bilinç. Mehmed Âkif'i okuyan ve o düşüncede bulunanların birer Âsım olma ya da çocuklarına Âsım adını koyma geleneği de bir bilinçti. Necip Fazıl'ın Büyük Doğu ideali, hedefi, gençlik bilinci yeni ve büyük bir çıkış oldu. MTTB Türkiye'de İslâmî bilinçli bir örgütlenmeyi sağladı. MTTB başlangıçta CHP geleneğinde olduğu gibi altı oklu bir düşünce yapısına sahipti. Sonradan milliyetçiler ele geçirdi. Daha sonra Üstat Necip Fazıl bilinciyle İslâmî düşünce geleneğine dönüştü. Kapatılıncaya kadar da öyle kaldı. Üstat Sezai Karakoç'un büyük medeniyet bilinçli hareketi çok kapsamlı bir alandı. Taha prototipi ise bunun em somut örneği. Nurettin Topçu ve Hareket de bir bilinç hareketi. Bu düşünce ve sanat geleneği Nuri Pakdil'in daha bir keskin bakışlı Orta Doğu ve Kudüs odaklı bir bilinç oluşturması da önemli bir çıkış oldu. Mavera dergisi döneminde Orta Doğu'daki savaş ve çatışmaların geriliminde gene bilinci diri tutma süreci yaşandı. Hama, Afganistan, Keşmir, Filistin olaylarının en yoğun olduğu zamanlar. Yönelişler'den Yedi İklim'e kadar onlarca dergi ve oluş...
Siyasal düşünce bilinci 1969 tarihinden itibaren oluşmaya başladı. Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca'nın önderliğinde Milli Görüş siyasal düşünce hareketinin en önemli özelliklerinden biri gençlik ekseni olmasıdır. MTTB, Akıncılar, Milli Gençlik Vakfı [MGV], Anadolu Gençlik... Bunlar birbirinin izleğidirler. Bu gençliğin en önemli şansı aşırı politize olmadan, düşünce ve edebiyat eksenli gelişmesi bu hareketin hem beslenmesi hem de bilinçle yoluna devam etmesi Türkiye'yi değiştirdi ve dönüştürdü. Siyasal izlekler değişti. Önce CHP geleneği çizgisi, sonra onun bir başka açılımı olan sağ, yani DP, AP, DYP siyasal geleneği tıkandı. Gelişmekte ve büyümekte olan hareketin önü kendi içinde parçalanarak ya da sulandırılarak değiştirilip dönüştürülmeye çalışıldı, çalışılıyor. Önce ANAP, sonra AKP ile. Bilinç hareketinin liberalleştirilmesi, çıkarcı, oportünist, hedefsiz ve amaçsız bir gençlik. Kaldı ki AKP kurucu yöneticilerinin hepsi söz konusu gençlik izleğinden çıkıp gelmedirler. Onların bu düşünce geleneğini boşa çıkarmaları ve gençliği sıradanlaştırmaları bağışlanabilir değildir. Kaldı ki AKP hâlâ Anadolu Gençlik'ten yetişen gençleri devşirmeye ve ayartmaya çalışıyor. Anadolu Gençlik, liberalizmin, sekularizmin, çıkarcılığın, başıboşluğun, faydacılığın başın alıp gittiği bir zamanda çok daha büyük bir öneme sahip, İslâmi bilinç hareketinin bir izleğidir. Bu, siyasal bilinç anlamında, yeri ve duruşuyla çok sağlam. Bunda bir kuşkumuz yok. Global emperyal oluşun etkisi Türkiye'yi de kasıp kavururken bu gençliğin sahip olduğu değer bugün için çok daha önem kazanıyor.
Bir önceki yazımda küçük bir sitemim kimi dostlarımı üzmüş gibi görünüyorsa da, dikkatle bakılırsa orada bir kışkırtma var. Çünkü bu gençliğin çok büyük bir şansı bulunuyor. İslâmî düşüncenin bütün kaynakları beslenmeleri için yeterli. Büyük bir şiir ve düşünce geleneğine sahip. Sanat ve edebiyat dergileri hâlâ amatör ruhla çıkıyor. Millî Gazete gibi istikameti sağlam bir günlük gazeteleri var. Yazarlarının büyük çoğunluğu edebiyat geleneğinden gelme. Almadan vermek Allah'a mahsus. Anadolu Gençlik çok çok çok okumalı. Türkiye'nin geleceğinde onlar olacak. Global emperyal gücün savurduğu gençler değil, İslâmi bilinçli, Anadolu ruhunu güçlü harekete geçiren bir gençlik. Anadolu Gençliği...


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




