Amerika Birleşik Devletleri’nin Irak’ı işgalinin sadece askeri boyutunun olmadığı, bölgeye yönelik çok uzun vadeli plan ve projelerinin bulunduğu gerçeğini, bugün Irak halkında gözlenen “değişim” de teyit etmektedir.
Amerika, ileri sürdüğü nedenlerden hareketle sadece Irak’ı işgal etmeyi amaçlasaydı, üç yıldır bölgede bulunmaz, Saddam rejimini devirdikten sonra işbaşına kendine yakın bir yönetim getirerek ülkeyi terk ederdi.
Ama ABD’nin amacının sadece Irak’ı işgal etmek olmadığı, Ortadoğu ve Avrasya’yı da kontrolü altına almayı hedeflediği bugün çok daha iyi görülmektedir.
ABD, Irak’ın işgaliyle çok geniş çaplı bir değişim ve dönüşüm operasyonu başlatmıştır. Operasyonun en önemli ayağını sosyal ve siyasal projeler oluşturmaktadır. Operasyonun amacı da Irak halkının, dolayısıyla tüm bölgenin kısa zamanda “Amerikanlaştırılması”dır.
Önceki gün Sabah Gazetesi’nde Murat Keklikçi’nin haberi, Irak’ta yürütülen “Amerikanlaştırma operasyonu”nu tüm açıklığıyla ortaya koyuyordu.
İşte gazeteci Murat Keklikçi’nin kaleminden Kuzey Irak’taki günlük hayattan kesitler:
“Kuzey Irak’taki Süleymaniye kenti, bölgedeki değişimin bir aynası gibi. ‘Küçük Amerika’ tablosu çizen kentte, nöbet tutan peşmergelerle, paten kayan güneş gözlüklü gençlerin görüntüsü iç içe geçmiş… Burası Kuzey Irak’ın en sakin kentlerinden Süleymaniye... Kentin her yeri Amerikan izleri taşıyor. Şalvarlı çocuklar paten (rolland blade) kayarken, gençlerin üstlerini dünyaca ünlü hip hop yıldızları “Eminem” ile “50 Cent” in resimlerinin bulunduğu tişörtler süslüyor. Vitrinlerden Noel Baba’nın el salladığı kentte değişmeyen tek şey ise, hemen hemen her yerde nöbet tutan elleri Kalaşnikoflu peşmergeler...”
Irak halkının gündelik hayatında Amerikan değerlerini içselleştirmesi, hayatının bir parçası haline getirmesi, askeri işgalin kökleşmesine de yardımcı olacağı için Amerikan yönetimi tarafından özellikle destekleniyor.
Gazeteci Murat Keklikçi’nin Irak halkının hayatındaki değişimi ve dönüşümü çok iyi özetleyen izlenimlerini okumaya devam edelim:
“Kürdistan Demokrasi Partisi Lideri Celal Talabani’ye ait bölgenin başkenti olan Süleymaniye’nin cadde ve sokaklarında Amerikan rüzgarları esiyor. İlk durağımız Süleymaniye merkezinde kurulan semt pazarı... Dikkatimizi bir dükkan çekiyor. Sabit bisikletten haltere, yürüyüş bandından küreğe kadar spor yapmak isteyenler için yok yok. Pazar yerinde ilerleyen bir genç görüyoruz. Üzerinde Real Madrid’in ünlü İngiliz oyuncusu David Beckham’ın isminin yazılı olduğu tişört bulunan ve saçlarını arkadan toplayan Kürt genci bir tezgahın başında durmuş alışveriş yapıyor. Pazar yerinden ayrılıp ara sokaklardan şehir gezintimize devam ediyoruz. Bir köşe başında oturmuş 15-16 yaşlarındaki üç genç, muhtemelen kaçak olarak getirttikleri görüntülü cep telefonlarıyla oyun oynuyor. Hemen karşılarındaki küçük kız çocuğu ise bir ayağında paten, diğer ayağında terlik ile kaymaya çalışıyor. Ara sokaklardan Süleymaniye’nin en büyük gezinti ve eğlence parkı olan Azadi Parkı’na çıkıyoruz. Parkın tam ortasında bulunan pistte ise onlarca çocuk paten kayıyor. Kolonlarından 1990’lı yılların hit pop şarkılarının yükseldiği pistte, kimisi şalvarla kimisi takım elbiseyle hünerlerini sergiliyor. Ancak çoğunluğu acemi olduğu için her dakika biri dengesini kaybederek düşüyor…”
Bugün Irak’ta yaşananlar Amerika’nın kültürel emperyalizminin meyvalarıdır. Irak, Amerikan değerlerinin bölgede yaygınlaştırılması için adeta bir laboratuvar görevi görmektedir.
Televizyon yayınları, internet, müzik ve diğer kitleyi etkileme gücüne sahip araçlar, Amerikan emperyalizminin yaygınlaştırılmasında önemli rol oynamaktadır. Amerikan yönetiminin Irak’ta televizyon kurması, radyo yayını yapması, para vererek gazetecilere kendi lehine haberler yaptırmasının ardında hep kendi değerlerini Irak’ta yaygınlaştırma amacı yatmaktadır.
Askeri operasyonların izini silmek belki beş-on yıl alır ama kültürel operasyonların izini silmek hiç de öyle kolay değildir. Bugün Irak’a uygulanan kültürel emperyalizmin izleri kuşaklar boyu kalacaktır.
Irak’ın Amerikanlaştırılması, aynı zamanda Irak halkının İslam ile olan bağlarını zayıflatmayı da amaçlamaktadır. İslami hassasiyetleri köreltilmiş bir genç kuşak oluşturmayı hedefleyen ABD, bu yolla kendisine hizmet edecek bir nesil yetiştirmek istemektedir.
İşte asıl işgal de o zaman başlayacaktır…


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için



