Kaç gündür medyada bir hava estiriliyor. Amerika ile İsrail arasında bir gerilim olduğuna dair. Dünya kamuoyu, medya aracılığıyla büyük bir çabayla istendiği gibi yönlendiriliyor. Epey bir zamandır biz bu döneme ve sürece: "Medya ve reklâm yüzyılı" diyoruz. Bundaki ısrarımız da sürüyor.
Süreç dikkatle izlenmediğinden -izleyenler izliyor tabiî- kimi zaman bazı ayrıntılar ve önemli ipuçları gözlerden kaçabiliyor. Abede'ye bir başkan seçileceği zaman hangi deneyim sınavlarından geçildiğine dikkat edilmeli. Barack Obama seçimlerin arifesinde Afganistan, ardından Irak, oradan da İsrail'e götürülmüştü. Ağlama duvarı önünde bir duada bulunmuştu. Bu fotoğraf bir kanıt ve ikrar olsun diye dünya kamuoyuna servis edilmişti. O zaman biz, "Barack Obama Hıristiyanların tanrısına mı, Yahudilerin tanrısına mı dua etti?" diye bir soru sormuştuk. Buna, bir üniversitede görev yapan Musevî bir bilim kadını tepki vermişti. "Yahudilerin tanrısı ile diğer dinlerin tanrısı aynıdır" demişti. Biz de Kutsal Kitap Yeremya, 13. Bab'ı bir sonraki yazımızda örnek vermiş: "Yahudilerin tanrısı Rab" diye geçen bölümü örnek vermiştik. Sayın bilim kadını buna bir cevap vermemişti, susmuştu.
Orta Doğu'da dengeleri zorlayan bir kamuoyu bilinci var. Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Davos'ta: "One minitue!" deyişi bu baskının bir sonucuydu. Sayın Başbakan her ne kadar, dolaylı bir biçimde telife çabaladıysa da "One minitue!" çıkışı onu bir hayli zorlamışa benziyor. Bölge insanını heyecana sürükleyen bu çıkış onun elini kolunu bağlamış durumda. Görünürde bundan vazgeçmiyor gibi ama bir taraftan da alttan alta ve hatta kimi zaman açıkça İsrail karşıtlığını düzeltemeye çabalıyor. Roman açılımı oluyor, bir bakıyorsunuz Sayın Başbakan: "Antisemitizme karşıyız. Anti Semitizm'e müsaade etmeyeceğiz" diyor. Kamuya açık bir başka toplantıda hiç yeri ve gereği yokken, gene benzer bir çıkışta bulunuyor. Başbakan, neden ikide bir Yahudilere bu selâmı gönderiyor dersiniz?
Konumuz Amerika İsrail ilişkileri ve günümüz. Bu olay da onunla bağlantılı olduğu için bunu ifade ediyoruz.
Gazetelerde yer aldı. En ayrıntılı bilgiyi ve haberi Millî Gazete'de görebiliyoruz. Millî Gazete dışındaki kimi gazetelerde veya medyada İsrail, Yahudiler ve Siyonizm ilgili sıkça haberler yer alır. Bunlar, kimi zaman bilgilendirme amaçlıdır. Kimi zaman da İsrail ile gönül bağı bulunanların, haber konusu yapma zorunluluğundan kaynaklanır. Bir zamanlar İsrail İstanbul konsolosu bir gazetede köşe yazıları bile yazıyordu. Onlara ilişkin dikkatli bir üslup, incitmeme ve dikkate alma çabası ısrarla sürüyor.
Barack Obama Amerikan başkanlığına getirilirken bir takım hesapların yapıldığı ortada. Yakın zamanda başkan yardımcısı Joe Biden Siyonist olduğunu açıkladı. Buna itiraf etti demiyoruz, açıkladı. Bu, dünya kamuoyuna bir uyarı niteliğinde. Zaten İsrail'e yaptığı gezinin ardından da bir uyarıda bulunuyor. [Millî Gazete, 10 Mart 2010, s. 9]. Bu haber neden kimseyi ilgilendirmiyor, o kadar önemli bir konu sayılmıyor mu?
Türkiye'de Türkçe yayın yapan gazeteler, köşe yazarları bu konunun üzerine atlamaz, hatta hasıraltı eder. Orada çok açık uyarılarda bulunuyor Joe Biden: "İsrail'in tecrit edilmesi"nden duyduğu rahatsızlığı dile getiriyor. Bir taraftan İran'ın dünya ülkeleri tarafından tecrit edildiğine dair açıklamayı da ihmal etmiyor. Demek ki, İran'ın dışlanması gerekiyormuş, İsrail'in olası bir dışlanma tehlikesi gözlerden kaçırılamıyor. Sayın Başbakan Tayyip Erdoğan, gayri ihtiyari mi, Orta Doğu Müslümanlarının psikolojik baskısı mı "One Minitue"ini geri almak için büyük bir çaba içinde. Tabiî ki, sürecin buraya varacağın kendisi de kestiremedi. Bu çıkışın hemen ardından tepkinin yaşlı Şimon Peres'e değil de oturum yöneticisine olduğu çabası Müslüman kamuoyunu çok da ilgilendirmedi. İsrail bunun farkında. Bir yanıyla ilişkileri belli bir düzeyde tutmaya çabalarken, karşı çıkışlar İsrail'de de oldu. Benzer bir psikoloji.
Gazze katliamının baş sorumlusu İsrail Genelkurmay Başkanı Gabi Aşkenazi, Bilkent Otel'de düzenlenen, Küresel Terörizm ve Uluslararası İşbirliği Sempozyumu'na katılmak üzere Ankara'da. Ee, nasıl bir iştir bu? Hem NATO; Afganistan, Pakistan, Irak'ta terör estirecek, Abede bu bölgeleri işgal edecek, Türkiye'de de toplantısını yapacak? Nasıl bir iştir bu.



Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



