Doğu Türkistan hadiseleri Irak'ın kuzeyindeki kukla devlet yapılanmasının Türkiye'ye eklemlenmesi tartışmalarını gözden kaçırdı. Amerikan fikir kuruluşlarından 'Uluslararası Kriz Grubu' yayınladığı son raporunda, bu sütunda ve başka yazılarımızda yıllardır dile getirmekte olduğumuz bir hususa dikkat çekiyor. Amerika'nın Irak'tan çekilmesinden sonra kuzeydeki Barzani-Talabani yapılanmasının geleceğini sorguluyor ve bu yapının ayakta kalabilmesi için Türkiye'ye bağlanması gerektiğinden bahsediyor.
Daha önce özel görüşmelerde dile getirildiği anlaşılan bu öneri artık Amerikan fikir üretme merkezlerinin ajandasına girdiğine göre, pek yakında resmi vizyona da girecektir. Hatta belki de kapı arkasında yapılan görüşmelerde girmiştir bile...
Aslında rapor bir gerçeğe işaret ediyor. Kukla devlet yapılanmasının kendi başına ayakta duramayacağının altını çiziyor. Özellikle de Amerikan birliklerinin çekilmesinin ardından Barzani ve Talabani ikilisi için o bölgede hayatın zorlaşacağı açıktır.
Irak üçe bölünebilirdi. Ancak ikiye bölünmesi imkansıza yakındır. Şöyle ki, Amerikan işgalinin başladığı 2003 yılından itibaren başlayan, hızla artan ve bir kısmı provokasyon kokan olayların sonunda Irak Şiileri ile Sünniler birbirlerinin boğazına sarılarak yıllarca savaşsalardı Irak üçe bölünebilirdi.
Gerçi, peş peşe gelen provokasyonların ardından bir süre Şiiler ile Sünnilerin tam bir etnik çatışma içerisine girdikleri gibi bir hava oluşmuş gibi göründü; ancak bir süre sonra öyle olmadığı anlaşıldı. Geçen yıl yapılan seçimler öncesi ve sonrasında Şii ve Sünni partilerinin Kerkük ve Irak'ın kuzeyi konusunda yaptıkları sıkı işbirliği de bu iki temel grubun ayrışma yerine birleşme yönünde adımlar attıklarını gösterdi. Bugün artık Irak'ta böyle bir kapsamlı çatışma ihtimali kalmamış durumda.
Kerkük'ün statüsü ve kuzeyde bir kukla devlet yapılanması ihtimalinin bu iki toplumu birbirine yaklaştırdığı da anlaşılıyor. Barzani ve Talabani, Irak'ta, herkes tarafından nefret edilen Amerikan güçleri ve Amerika ile en yaygın işbirliği yapan gruplar olarak görülüyorlar. Irak'ı bölmek isteyen gruplar olarak mütalaa ediliyorlar ve böylece bütün Arapların gözünde bir ortak düşmana dönüşmüş durumdalar.
Oysa Sünni ve Şii Araplar yıllar sürecek bir etnik savaşta birbirlerini öldürmekle kalmayıp, aynı zamanda kendi etnik bölgelerinin oluşturmak suretiyle fiili sınırlar çizselerdi, Barzani ve Talabani ikilisinin bağımsız olma iddiası çok daha güçlü olacaktı. Çünkü neticede onların müdahil olmadığı bir iç savaş yoluyla Irak parçalanacaktı. Onlar da kuzeyde kendi devletlerini kurmaya mecbur edileceklerdi.
Ama olmadı. Allah'tan olmadı. Bugün Irak'ı birazcık takip eden herkes Sünni veya Şii ayrımı olmaksızın bütün Arapların Barzani ve Talabani'ye diş bilemekte olduklarının farkındadır. İşte bu noktada Amerikan çevrelerinin söz konusu kukla devletin Türkiye'ye yamanmasını konuşmaya başlaması hiç de tesadüf değildir. Çünkü özellikle de Amerikan kuvvetleri bölgeden çekildikten sonra o bölgede Barzani ve Talabani'yi Araplara karşı koruyacak bir güç aranıyor. Bunu da en iyi yapacak ülkenin Türkiye olduğu açıktır.
Proje Türkiye'ye Osmanlıcılık diye yutturulacak; Türkiye'nin yıllarca bölünme sendromu ile yaşadığı; oysa bölünme yerine büyüme ve genişlemenin söz konusu olduğu iddia edilecek ve bunu yapanlar da Kerkük Fatih'i diye sunulacaklardır. Türkiye'nin anayasal yapısı milli devletten çıkarılacak, bir tür açık veya örtülü federasyona döndürülecek, ardından kukla devlet ile konfederasyona teşvik edilecektir.
Bunun sonucu komşu bir Müslüman devletin toprak bütünlüğünü Türkiye bozmuş olacak ve bu yapıyı Arapların tamamına ve İran'a karşı korumak için her yıl milyarlarca dolarlık ek savunma harcaması yapmak zorunda kalacaktır. Böyle bir gerginliğin ve muhtemel savaşların oluşturacağı toplumsal düşmanlıklar da cabasıdır. Bu arada kukla devlet, Türkiye içerisinde büyüyüp semirecek ve kocaman bir habis ura dönüşecektir. Balkanlar'da geçen yüzyılda bunun örneklerini defalarca görmüştük. İşin doğrusu, bu ikilinin tasfiye edilerek Irak'ın toprak bütünlüğünün korunmasıdır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



