milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Alternatifsizlik oyunu!

22 MAYIS 2011
PAZ 03:15

[-] Normal [+]
  • Dünya
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Eskiden sağ sol deyimi vardı şimdi ise statüko ve alternatifsizlik deyimi var. Bu siyaseti boğuyor. Hem iktidarları çürütüyor hem de muhalefetin gelişmesine mani oluyor. Hatta söylemin tıkadığı süreç ve buna eşlik eden mühendislik oyunları geleceği de karartıyor. Alternatifsizlik söylemi hayatı tekdüze hale getiriyor ve sıradanlaştırıyor. Bu tekelleştirici söylem, alternatifi hem daha belirsiz hem de daha tehlikeli hale getiriyor. Bundan dolayı oyunun kurallarını zorlamamak ve hakkına razı olmak gerekir. İktidarlar hakkına razı olmuyor ve bir sürü oyunun arkasına sığınıyor. Bu da siyasetin yenilenmesine engel oluyor. Türkiye siyasi olarak yeniden tıkanma noktasına gelmiştir. Daha doğrusu Demirel'in tabiriyle siyaset yeniden tükenmiştir. 1994-95 yılları arasında siyaset tıkanmış önünü Refah Partisi açmış ve iç dinamizmiyle siyaseti renklendirmiş ve yenilemiştir. 1999-2001 arasında siyaset yeniden tıkanmış ve bunu AKP açmıştır. Lakin geçirdiği istihale ve katıldığı iç ve dış pazarlıklar nedeniyle hizmetin yerine rantı ikame ettiğinden dolayı hizmeti az olmuş ve kısa bir süre içinde vizyon kaybı geçirdiği gibi yorulma emareleri göstermiştir. Kendisine çürüme ve çürütme karşılığı iktidar verilmiştir. Bu görüntüyü suni gayretler ve siyasi mühendislik ürünleriyle aşmaya çalışıyor. Bu da mümkün değildir. İdeal yerine realizm ikame edildiğinden dolayı hizmette bir isteksizlik belirmiştir. Bu da siyaseti yeniden tıkamış ve 2011 yılı itibarıyla merkez yeniden çökmüştür. Bu isteksizlik suni gerilimlerle hamiyete değil taassup ve kutuplaşmaya yönlendiriliyor. Bu da Türkiye'ye zarar veriyor.  Hareket ve canlılık daha ziyade kutuplaşma üzerinden temin ediliyor bu da ülkenin önünü açmak yerine daha da tıkıyor. Bugüne kadar hükümet barajı indirmeli ve siyasetin önünü açmalıydı. Bunu istikrar söylemiyle ama gerçekte iktidar ihtirasıyla yapmamıştır. Suyun önünü açmadığı için fidelikler kurumuş lakin buna rağmen Türk-Kürt kutuplaşmasından beslenenler aradan fırlamıştır. Zararı BDT'ye değil diğer 'zararsız' partilere olmuştur.

Alternatifsizlik söylemi ve buna eşlik eden mühendislik uygulamaları Türk siyasetini fakirleştirmiştir. Hem merkezi hem de kenarları zayıflatmıştır. Türkiye'de 1950'den sonra görülmüştür ki merkez partiler 10 yıldan fazla iktidarda kalamamaktadır. Menderes 1950-1960 ve Özal 1983-1993 yılları arasında hüküm sürmüştür. AKP'nin ömrü de bundan daha fazla olmayacaktır. DP darbeye maruz kalmış ve Özal'ın partisi ise seçimlerde eriyerek bitmiştir.  AKP ise kutuplaşma üzerinden zoraki bir yekparelik veya bütünlük arz etmektedir. Kadavra haline gelmiş bünyesine bu yolla hayat şırınga etmeye çalışmaktadır. Lakin süreç içinde AKP hem yorulmuş hem de Türkiye'nin sorunları büyümüştür. Öyle olmasına rağmen Başbakan Erdoğan çok yorgun ve azmi kırılmış isteksiz bir orduyla yeni bir savaşa giriyor. Bu savaş başkanlık sistemi ve yeni anayasa hazırlamaktır. Davudoğlu gibi dingin birisinin bakanlıkta olmasına rağmen dış politikada gedikler arttığı gibi iç politikada da gelir dağılımında da makas giderek dar gelirliler aleyhinde açılmıştır. Bu yöndeki çözümler ise sistematik değil palyatiftir. Başbakan kendisini iktidara getiren kitlelere yabancılaşmıştır. Para sosyal ilişkilerin tek ölçüsü haline gelmiştir. Artık 9 yıllık iktidar döneminde AKP çözüm yerine sorun üretir hale gelmiştir. Batılıların tabiriyle söyleyecek olursak; çözümün değil sorunun parçası haline gelmiştir. Siyaseti merkez parti etrafında bloke etmek hakikaten de alternatifleri zayıflatmış ve sistem dışına itmiştir. İdealizmi eksilttiği ve siyaseti şahıs merkezli hale getirdiğinden dolayı da hem kaliteli hem de samimi kadrolar istihdam dışı kalmıştır. Kadrolaşma adına bir kadro tıkanmasıyla veya bu alanda yetersizlikle karşı karşıya kalmıştır.

Dipteki kaliteli ve samimi unsurları artık yönetim, bünyesine devşiremiyor. Zira dünyevileşme ve sekülerleşme nedeniyle herkes birbirinin ayağına basıyor. Kaybolan dini terbiyenin yerini İngiliz veya Avrupa tarzı seküler bir terbiye de almış değil. Bizde kamusal dindarlık bittiği gibi zaten baştan beri sistem eksikliği de vardı. Dolayısıyla kritersizlik AKP'nin uçlarını kemirmiş ve sıra merkeze gelmiştir. Seçimleri kim kazanırsa kazansın siyaset yenilenmeyecektir. Alternatifsizlik o kadar kötü hale gelmiştir ki insan unsuru ve kaynakları da tüketilmiştir. Siyasetle birlikte sosyal yapı da çözülmüş ve yaşlanmıştır. Bizi bu gidişten ancak bir mucize kurtarır. Alternatifsizlik oyunuyla halk kandırılmış ve Türkiye yıllarını boşa harcamış ve heba etmiştir. Halkımızın da burada kabahati büyüktür ve her sloganı gerçekmiş gibi algılamış ve siyasilerin mugalata ve manipülasyonlarına kurban gitmiştir. Kolaycılığa sapmış ve kolaycılık da sorunların yumak olmasına neden olmuş ve vaktiyle çözülmeyen sorunlar birikmiş ve Demirel'in her şeyi zamana havale etmesindeki gibi sorunlar birikerek patlama noktasına gelmiştir. Bugün iktidar partisinin vizyonu, enerjisi ve her şeyi bitmiştir. Halkımız zorlu bir dönemle ve yeni bir başlangıç yapmakla karşı karşıyadır.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Dünya bölümü’nde 22.05.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: seçim, siyaset, akp, chp, demirel,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Mustafa Özcan

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Kişisel hesaplar, kişisel davranışlar
    2. İsrail yanlısı, şeriat karşıtı!
    3. Yedi bin yıllık değişim
    4. Sayan, Normal, Amatör ve Mafya baylar!
    5. İsrail'in Suriye denklemi
    6. Hıristiyan kadınların rol modelleri
    7. Kâbe'nin çocukları
    8. Ekberiyye doktrini
    9. Zamanı aşan kahraman
    10. Dehen/Gri dindarlık
    1. Devrimin İslamileştirilmesi
    2. Ulusalcılık, liberalizm ve İslamcılık
    3. Mehmet Akif ve İslam dünyası
    4. Tevrat’taki Obama şifresi
    5. Firavun’un rüyası ve Hazreti Yusuf’un tabirindeki sistem
    6. Açılımın İslami boyutu
    7. Kürtlerden bağımsızlaşmak!
    8. Ne Musevi ne de Yahudi
    9. 'Çılgın Türkler ve Şeyn Kürtler'
    10. İleriye bakmak; Apo’yu aşmaktır
    1. 'Çılgın Türkler ve Şeyn Kürtler'
    2. ‘Komplonun aktörleri’
    3. İşbirlikçilik, ılımlı İslam mıdır?
    4. Hüsnü ile Hasenibir de Livaneli
    5. Amerikan elçisinin hezeyanları!
    6. 'Gaza gelme, İpragaz'a gel!'
    7. Mevzideki adam
    8. Ekran kardeşliğinden Doğan kardeşliğine
    9. Casuslar evi
    10. ‘Zil takıp oynadım’
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Dünya

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. Yunan gazeteciler greve çıktı
    4. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    5. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    6. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    7. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. Avustralya Dışişleri Bakanı: Suriye'deki katliam acımasız ve alçakça
    10. Müslüman Kardeşler: Esed rejimi, zulümde Cengiz Han'ı geçti
  • Diğer

    1. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    2. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    3. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    4. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    5. Hac kuraları yarın çekilecek
    6. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    7. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    8. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Ya Allah!
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek