Spor Toto Süper Lig'de 16. hafta geride kalırken sezonun en kritik maçında Fenerbahçe, Trabzonspor'u kendi sahasında mağlup etmeyi başardı. Şike operasyonu sonrası araları açılan iki dev ekibin mücadelesi yüksek bir atmosferde oynandı. Bordo mavili taraftarların stada alınmamasıyla 52 bin sarı lacivertli taraftar tribünde yerini alırken en ufak bir olayın çıkmaması sevindiriciydi. Beklenenin aksine maç dostça başladı, dostça bitti. Dev maçın önüne geçen hakem Cüneyt Çakır'ın yanlış kararları Fenerbahçe'nin haklı galibiyetine gölge düşürdü. Türk futbolunun kanayan yarası hakem hataları ne yazık ki bu maça da damgasını vurdu. Cüneyt Çakır gibi üst düzey bir hakemin kolay kart çıkartma hastalığı olmasa belki de şimdi sadece futbolu konuşacaktık. Her iki takım lehine de yanlış kararlar veren Çakır'ın maçtaki en büyük hatası hiç kuşkusuz Aykut'a gösterilen kırmızı kart oldu. Aykut'un, Gökhan Gönül'e yaptığı hareketin kasıtlı olduğunu düşünen Çakır, pozisyona çok yakın olmasına rağmen kırmızı kartını göstermekten çekinmedi. O dakikaya kadar Fenerbahçe, Trabzonspor'a karşı daha üstün oyun ortaya koyuyordu. 10 kişi kaldıktan sonra kalesinde pozisyonlar vermeye başladı.
Bu sezon belki de Fenerbahçe'nin en büyük eksikliği bu. Skoru koruma çabası rakip kim olursa olsun kalesinde baskı görmesine neden oluyor. Aykut Kocaman'ın oyuncu değişikliğinde yaptığı yanlışlar bu duruma tuz biber ekiyor. Aykut Hocanın ısrarla Alex'i forvet oynatmasına anlam veremiyorum. Bienvenu elbette Fenerbahçe'nin topçusu değil fakat o varsa ve yedek kulübesinde duruyorsa Semih'in yerine Bienvenu oynamalı; hem de sağ kanatta değil forvette oynamalı. Galatasaray karşılaşmasında Bilica'yı sahaya sürüp Serdar'ı yanında oturtması, Bienvenu'yu sağ kanatta oynatması zaten elinde kısıtlı kadro varken bir de böyle yanlışlar yapılması Fenerbahçe'nin hücum gücünü ve oyuncu kalitesini düşürüyor. Trabzonspor maçının en büyük yıldızı hiç kuşkusuz Serdar Kesimal idi. Geçtiğimiz hafta Bursaspor maçında ilk 11'de başlayarak formayı kapan Serdar, Trabzonspor karşılaşmasında mükemmel bir performans göstererek takımının galibiyetinde başrol oynadı. Trabzonspor'da ise Burak Yılmaz ne zaman düşüşe geçti, bordo mavililer için de o zaman düşüş başladı. Elbette bu futbolcu hep böyle leblebi gibi gol atmayacaktı. Bir yerde duracaktı fakat bordo mavililerin tecrübeli hocası forumsuz Burak'ta ısrar etti. Bir de Selçuk'un gidişinden sonra serbest atışların Burak'a kalması Trabzonspor'un maçı çevirecek yıldız oyuncusunun bulunmadığını gösteriyor.
Sonuç olarak korkulan olmadı. Her iki takımın futbolcuları sağ duyulu davrandı. Fenerbahçe aldığı altın değerindeki 3 puanla lider Galatasaray'ın ensesinde nefesini hissettirdi.
Bordo mavililer için artık en büyük ilaç devre arasının olması. Devre arasında yapılacak takviyeler ile Karadeniz fırtınası zirve yarışında basamakları tırmanmaya başlayacaktır. Süper Lig'de hiç kuşkusuz moral olarak, futbolcu kalitesi olarak, oynadığı futbol olarak en iyisi Galatasaray. Zaten zirvede olmaları bunun bir göstergesi fakat Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor gibi Galatasaray'ın da transfere ihtiyacı var. Devre arasında en iyi takviyeyi kim yaparsa zirve yarışını o önde bitirecektir.
UEFA Avrupa Ligi'nde hafta içinde İngiltere temsilcisi Stoke City'i yenerek grup lideri olan ve 2. tura çıkan Beşiktaş ise Samsunspor karşısında 1 puanı zor da olsa kurtardı. Her ne kadar Tayfur Havutçu Koordinatör olsa da Beşiktaş'taki teknik adamlık konusu ileriki haftalarda sorun oluşturacaktır.
Neticede haftanın en kârlı takımı zirvenin iki sahibi Fenerbahçe ve Galatasaray oldu. 3 Temmuz'dan beri yaşanan süreç ortada. En fazla yıpranan takımın Fenerbahçe olduğunu herkes biliyor. Buna rağmen hâlâ şampiyonluk mücadelesi veriyorsa sadece alkışlamak gerekir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



