milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Ali Alparslan Hoca

13 ŞUBAT 2011
PAZ 02:00

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Cumhuriyet döneminde rik'a hattının büyük ustası, eski Türk edebiyatı hocası merhum Ali Alparslan'ı (ö. 2006) 6 Şubat 2011 Pazar günü kabri başında rahmetle andık. Bu vesile ile sanatın ve ilmin gücüyle "hoca"nın vefasının birleşmesine ve bu halin talebelerinde neşvünemâ bulmasına şahit olduk.

Ali Alparslan Hoca örnek şahsiyeti, vefası, tevazuu, hepsinden de önemlisi kıskanmadan vermeyi kendine şiar edinmesiyle gerçekten "hoca" idi ki, aynı duygular bir kısım öğrencilerine de yansımış olmalı ki, vefatından yıllar sonra hocalarını unutmadıklarını, vefanın bir eski zaman duygusu olmadığını gösterip kadirşinaslığı yaşattılar.

Hele öğrencilerinden biri vardı ki, görünürde olmak yerine "sır" kalmayı yeğlemişti. Vefakâr insan, mahviyeti kendine şiar edinmiş sevgili dost Necdet Şen telefon edip, "Hocanın sene-i devriyesinde ailesi, yakınları, talebeleri, arkadaşları ve sevenleri olarak kabri başında buluşacağız. Seni de aramızda görmek isteriz" dediğinde, "Ne demek elbette gelirim" dedim ve gittim.

Öğle namazını müteakip Karacaahmet Kabristanı'nda, tarif edilen yere doğru ilerlerken Necdet Şen'le karşılaştığım için kabri aramama gerek kalmadı. İyi ki haber vermişti sevgili dostum. Gönül huzuruyla gittiğim kabristanda, bir güzel insanın ruhuna büyük bir şevkle Fâtiha okumanın hazzını yaşadım. Orada İstanbul'un farklı yerlerinden kalkıp gelen vefakâr insanları gördüm, mutlu oldum. Birçok ilişkinin menfaate tahvil edildiği günümüzde, vefa hâlâ gönüllerde yer bulabiliyormuş, buna şahit oldum.

Evet, Ali Alparslan "profesör"dü, yani bugünün revaçta olan ifadesiyle "akademisyen"di, fakat o, yalın bir akademiysen olmaktan ziyade gerçek bir "hoca" idi. Günümüzün YÖK profesörleri, birtakım formaliteleri tamamladıktan sonra ahbap-çavuş ilişkisi içindeki bilim sınavlarını başararak "akademisyen" oluyorlardı, fakat onların birçoğu gerçekten "hoca" olamıyorlardı. Çünkü formel şeylerdi onların yapıp etmelerinin birçoğu. Haklarını yememek gerekir, elbette o basamakları hak ederek çıkanlar da var. Üniversal eğitim öğretimi omuzlayan bu hocaları saygıyla anıyorum.

Bugünün akademisyeni, söz gelimi "Ben eski edebiyat profesörüyüm" diyor. Oysa hocalık, "öğretim"in yanı sıra "eğitim"dir; hal ve hareketleriyle, insan ilişkileriyle, talebelerini insan yerine koyan tutum ve davranışlarıyla, bildiği hiçbir şeyi saklamadan isteyene verme arzusuyla hareket eden, öğrencisi aradığı zaman nerede bulacağını bilen kimse demektir. Eskiden "hoca", ya sınıfta ders anlatıyordur ya da odasında öğrencileriyle halvet halindedir. Hasta veya dışarıda özel bir işi söz konusu değilse, haftanın her günü mutlaka okulda olan kişi idi hoca...

Günümüz "akademisyen profesörü", adını Anadolu'nun herhangi bir üniversitesinin koridorundaki odasının kapısına asmış, cismi İstanbul'dadır, televizyon kanallarında görüntü veriyordur ya da dünyanın herhangi bir yerinde "görev" icra ediyordur. Maalesef bugün üniversitelerde "hocalık" kapı dışarı edilirken, "akademisyenlik" oldukça pirim yapıyor. Çok geçmez her konuda reçete bile yazmaya başlarlar.

Mezarlıkta ayak üstü sohbet ettiğim kişiler de merhum Ali Alparslan'ın "hoca" olduğunda hemfikirdiler. O, aynı zamanda bir İstanbul beyefendisiydi. Sınıfta eski edebiyat anlatan hocalığının yanı sıra o bir hattattı, yani o gerçek bir sanatkârdı. Onun sanatkârlığı sadece eli kalem tutmak değildi, sanatın inceliklerini ruhuyla bütünleştirmiş kişi demekti. Evet, Ali Hoca böyle birisiydi.

Merhum Ali Alparslan, eski Türk edebiyatı alanında yaptığım yüksek lisans sırasında hocam oldu, kısa bir süre de olsa yakından tanıma fırsatı buldum, sınav jürimde de yer aldı. Okuldaki odasına her girdiğimde odası hiç boş olmazdı, hep bir şeyler öğretme, anlatma gayreti içinde bulurdum hocayı. Onun, odasında boş durduğu hiç olmazdı, ya bir hat meşkiyle veya -konuşmacıların ortak kanaat gibi dile getirdikleri- en yeteneklisinden en "yeteneksiz"ine kadar öğrencileriyle meşguldü. Bu öğrencileri kabri başında hocalarının ruhuna dua ettiler.

Güzel bir vefa numunesi olarak öğrencisi Abdullah Uçman'ın konuşmasının yanı sıra Muhammet Nur Doğan, hocanın kabri başında hem düşüncelerini ve duygularını dile getirdi hem bir aşr-ı şerif okudu hem de "efrâdını câmi' ağyârını mâni'" bir dua yaptı. Ayrıca iki kari tarafından Yâsîn-i şerif okundu. Ayrıca yakınları ve öğrencileri tarafından kısa birer konuşma da yapıldı, hoca rahmetle anıldı.

Hocanın ailesinin evde hazırlayıp getirdiği ve kabri başında ikram ettiği helvanın yanı sıra, yine herkese verilen hat örnekleri de hocanın ruhunu şâd edecek cinstendi. Ayrıca hocanın fotoğrafının üzerine konduğu lokum ve şeker kutusu da, gelenlere "aileniz de tatsın" kabilinden zarif bir hareketti.

Annesiyle aynı kabri paylaşan hocanın mezarı, beyaz mermerle oldukça zarif ve sade bir şekilde yeniden düzenlenmişti. Başucundaki mermerin arka yüzüne yeni harflerle vefakâr öğrencileri tarafından "Hüve'l-bâkî, İ.Ü. EDEBİYAT FAKÜLTESİ HOCALARINDAN HATTAT, PROF. DR. Ali ALPARSLAN RUHUNA FÂTİHA 1922 - 2006", ön yüzüne ise Osmanlıca "Hüve'l-hallâku'l-bâkî, kibâr-ı hattâtînden merhum Ali Alparslan rûh'içün Fâtiha, 1426" şeklinde iki ayrı hat numunesi metin yazılmıştır.

Bir öğrencisi olarak, adaşı Hz. Ali'nin "Bana bir harf öğretenin kölesi olurum" kavli mûcibince, emeklerini minnetle anıyor ve Allah'ın rahmetinin "hoca"nın üzerine olmasını diliyorum.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 13.02.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: dr, ihsan alperen, makale,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Dr. İhsan Alperen

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Necip Fazıl ve sigara
    2. İntikam
    3. Şehir tiyatroları üzerinden oynanan "tiyatro" ve "su"yun devrimi
    4. "Muhafazakâr"a bak!
    5. Düğün konuşmaları!
    6. Mazlumların gözyaşlarını Terkos suyu mu sandınız?
    7. Tuzak var!
    8. Vedalar geldi aklıma!
    9. Dershaneler
    10. Türkân Saylan adı
    1. Sömestr tatili, dinlenmek ve hobiler geliştirmek için büyük bir fırsat
    2. Aristokrat olunur mu?
    3. İkna Yöntemleri: “Zor kullanmak , para ile satın almak ve inandırmak”
    4. Şehvet kuyusu
    5. Dogma
    6. “Sıralardaki Heyecan”dan
    7. İlâhiyat Fakültesi Camii’nde bayram namazı
    8. Din ve hayat
    9. Kim anlar bizim halimizden?
    10. 'Eyvah! O da mı kötü yola düştü?'
    1. Yürüyüşüm değişti
    2. Bir müdür tanıdım!
    3. 'Eyvah! O da mı kötü yola düştü?'
    4. Evet mi hayır mı?
    5. İlâhiyatçı akademisyenlerin din sunumu
    6. Hangi mezheptensiniz?
    7. Millî Eğitim’in bayramda öğretmenevi zulmü...
    8. Din Adamı mı?
    9. Gücüme gidiyor!
    10. İkna Yöntemleri: “Zor kullanmak , para ile satın almak ve inandırmak”
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    4. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    5. Yunan gazeteciler greve çıktı
    6. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    7. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    8. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    9. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    10. Hac kuraları yarın çekilecek
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Ya Allah!
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek