milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Alem buysa halife sensin

30 MAYIS 2009
CMT 03:30

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

İnsan, kendine verilen görevleri yerine getirmek üzere mütenasip yeteneklerle donatılmıştır. Kainattaki ahenk ve nizamı tesis eden Cenabı Hak, sosyal hayatta ahenk ve nizamı adaletle sağlama görevini bu yüzden insana vermiş, kendisini yeryüzünün halifesi kılmıştır. Halife, "sorumlu" biri olarak hayatın her alanında aklıyla imanını buluşturandır. Asırlardan beri iyiliği savunan her hareketin birileri tarafından durdurulmaya çalışıldığını fark ederek işe koyulmak, olayın ciddiyetini kavrama noktasında günümüzün en önemli konusudur. Bu yüzden halifelik, uzun soluklu bir görevdir.

Uzun soluklu olmak ciğer işidir. Bu ciğere sahip maratoncular,  şerefle bitirmesi gereken bir hayatın içindedirler. Maraton koşucusu, kaç bin metre koşacaksa ona göre bir çıkış yapar, hemen öne geçeyim diye bir düşüncesi bulunmaz. Birden öne geçenlere bakarak geride kalma kaygısı çekmez. Bilir ki; bu yol uzun ve engellidir. Karşılaştığı her engel öncesinde, attığı adımıyla engele takılmadan bir sonraki engeli gözüne kestirir. Çünkü engeller takılmak için değil, geçilmek içindir. Bazen bu koşular bayrak yarışı şeklinde olur. Bir an önce bayrağı teslim etme sorumluluğuyla coşulur ve koşulur.

Halife, tarihin omuzlarınıza yüklediği bu ulvi görevi hakkıyla yerine getirme kararlığına sahiptir. Kondisyonunu buna göre belirlemiş ve temposunu ona göre ayarlamıştır. Hatta koşunun sonuna doğru son bir hamle yapacak potansiyel bir güce de sahiptir. Halife, onur ödülü almış bir hareketi yüklendiğinden, hiçbir dünyalık kaygı taşımadan, kardeşlik vazifesini ifa etmeye ve gerçekleri hatırlatmaya çalışır. Sahip olduğu sağlam teşkilat anlayışı ve fedakâr çalışmalarıyla hem görev alarak hem de destek vererek sadece iki cihan saadetini ümit eder. O, buluğ çağına girdiğinde halife olduğunun, dava için görevlendirildiğinde ise kırk yaşında bulunduğunun idraki içindedir. Görev aldığı sürece kırk yaşındadır ve ümmetinin başındadır.

Halife, sorumluluklarını "aday"mış olarak değil, "adanmış" olarak gerçekleştirir. Bu yüzden de onun için kayıp yoktur. Asla mahzun da olmayacaktır. Aşk mücadelesi içinde değil, mücadele aşkı içinde olmanın derdindedir sadece. Karşılaştığı olaylarda pek çok insanın göremediği detayları görebilmesi, ince teşhisler yaparak olaylardan en doğru ve en hikmetli sonuçları çıkarabilmesi, ileriye yönelik projelerde kusursuz planlamalar yapabilir olması taşıdığı sorumluluğun mükâfatıdır. Böylece, halife olarak yaptığı her iş hayırlı, konuştuğu her söz hikmetli ve gösterdiği her tavır olabilecek en ideal niteliktedir. Bunların yanında ruhunda, güzelliklerden çok fazla zevk alabilmesini sağlayan bir derinlik oluşmaktadır. Bu nedenle çoğu insanın sıradan karşıladığı ve büyük bir alışkanlıkla baktığı pek çok şeyin ardında gizlenen güzellikleri, halife olan hemen görebilmektedir.

İnsan, halifelik sayesinde yaşamın her safhasında en doğru şekilde düşünebilmesini, en sağlıklı değerlendirmeleri yapabilmesini ve en isabetli kararları alabilmesini gerçekleştirebilmektedir. Böylece kınayanların kınamasından da etkilenmemektedirler. Şuuru sayesinde; özveride bulunmayı, risk almayı, gözünü daldan budaktan esirgememeyi, sıkıntıya katlanmayı, fedakârlıkta bulunmayı, vermeyi, görevini ne pahasına olursa olsun yerine getirmeyi hedefler.

Taşıdığı samimi yüreğini, selim bir akılla buluşturmasını bilen halifeler, köklerinden kopmadan, geleceğe koşarlar. Bir nefer olarak, takati bitene, nefesi kesilene kadar omuz omuza, kol kola hak yolda yürümeye devam ederler. Çünkü sorumlu oldukları dava öylesine büyük bir davadır ki, kapısındaki bekçi de, genel başkan da aynı onura sahiptir. Bu öylesine büyük bir davadır ki, kimse ona şeref ve paye katamaz. Ancak içinde yer alan şeref bulur.

Her dönem dünyayı felakete sürükleyen Nemrutlar bulunur. Ancak, ağzında bir damla su taşıyarak tek gayesi; "İbrahim'in yanında olmak" olan inançlı insanların, kalbi mazlum İslam coğrafyası için çarpar, bütün insanlığın saadeti için çırpınır. Asıl olan hak ile batılın, iyi ile kötünün, güzel ile çirkinin, doğru ile yanlışın mücadelesidir. Ancak bu temel üzerine çalışma bina edilebilir. Halife, temelinde; hedef farkı, sistem farkı, zihniyet farkı bulunan ve zalimlerin sinsi planları, mazlumların uyanışıyla yerle yeksan edecek bir şuur hareketidir. Bu gün yeni ve bir adil dünya düzenine bütün beşeriyet muhtaçtır. Böyle bir düzen, ancak bu şuur ve aksiyon öncülüğünde kurulabilir. Alem her ne kadar karanlık içinde bulunsa da halife geldiğinde aydınlık da gelecektir. Çünkü karanlık aydınlığın yokluğudur. O halde, alem buysa halife sensin.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 30.05.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: insan, aşk, halife, nizam,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • acaba gelmedi mi?

    "..Alem her ne kadar karanlık içinde bulunsa da halife geldiğinde aydınlık da gelecektir. Çünkü karanlık aydınlığın yokluğudur..."

    Acaba gelmedi mi?

    DUHAN 10

    Artık göğün, apaçık duman (fitne) getireceği günü gözle.

    DUHAN 11

    (O fitne ki) insanları (insanların büyük kısmını) sarmıştır. İşte bu, elîm bir azaptır.

    DUHAN 12

    Rabbimiz, azabı bizden kaldır. Muhakkak ki biz, mü'minleriz.

    DUHAN 13

    Onlara (herşeyi) açıklayan bir resûl gelmişti. (Buna rağmen resûlün söylediklerinden) ibret almadılar.

    DUHAN 14

    Ve (O'NA) (şeytan tarafından vahyedilerek) “öğretilmiş” ve “deli” dediler..

    nasuh | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 05 Ağustos 2009 15:48

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

İbrahim Veli

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Erbakan’ı yerelleştirmek
    2. Akılla imanı buluşturmak…
    3. Siyaseti dine alet etmek…
    4. Başkaldırmak, yenilenmenin yolu değildir
    5. Sumo güreşçisinden pehlivan olmaz
    6. Siyasi irade zaafına son
    7. Ailenin sosyal boyutları nasıl geliştirilebilir?
    8. D-8’in sosyal boyutu...
    9. Hedefinin şuurunda olmak
    10. Şahsiyet ve eğitim...
    1. Siyaset ve matematik
    2. Erbakan’ı yerelleştirmek
    3. Bir ittifak bekliyoruz...
    4. Dünyayı kurtarmaktan kendimizi kurtaramayız
    5. Sol gösterip sağ vurmak
    6. Sosyal barış için sosyal başarı şart...
    7. Hizmet etmek için yükselmek şart değildir
    8. Neyi kaybettiğini biliyor musun?
    9. Hayatının bir gününü Milli Görüş davası için harcamış herkese
    10. Değişmeden değiştirmenin şifresi: 555
    1. Teşkilatlarda ezber bozmak
    2. Sahne senin Filistin!
    3. Gençliğin imanını kariyerle çalıyorlar
    4. Alem buysa halife sensin
    5. Usta aranıyor
    6. Maneviyatsız saadet olmaz
    7. Geçmiş üzerimize gelecek
    8. Akılla imanı buluşturmak…
    9. Kararsızlar hâlâ niye kararsız?
    10. Hassas toplum has toplumdur
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    4. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    5. Yunan gazeteciler greve çıktı
    6. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    7. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    8. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    9. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    10. Hac kuraları yarın çekilecek
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Ya Allah!
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek