AKP Genel Başkanı Erdoğan koltuğunun altında bir yığın dosya ile Amerika’ya uçtu!
Gazetelerde yer alan haberlere bakarsak, bu ziyaret sırasında sıkı(!) pazarlıklar yapılacakmış.
Amerika’da nelerin(!) pazarlığı yapılacak bilemiyoruz.
Mesela ABD’nin Müslüman ülkeler üzerinde estirdiği terör ile ilgili bir pazarlık söz konusu olabilecek mi?
Hiç sanmıyoruz ve eski dostlarımızdan Hasan Hüseyin Ceylan’ın kulaklarını çınlatıyoruz.
Refah Partisi’nin iktidardan uzaklaştırılmasının nedenlerinden birini de Ceylan’ın Harp Okulları ile ilgili bir konuşması oluşturuyordu.
Ceylan, İmam Hatip Liselilerin üniversiteye alınmalarının bir devrim olduğunu iddia ettiği o meşhur konuşmasında şöyle diyordu:
“Ancak asıl hedef Harp Okullarına girmekti. Ecevit’i kandırıp, bunun yasasını da kabul ettirmiştik ancak Cumhurbaşkanı Korutürk son anda fark edip kanunu veto etti. Bir kere daha gönderildi, Korutürk yine veto etti. Üçücünsünde ise Hükümet düşmüştü. (Konuyu yakından bilen Refah kurmayları gelişmelerin Ceylan’ın aktardığı gibi olmadığını, sadece bir kanun teklifi verildiğini söylüyorlar) Harp Okullarına girebilseydik dünya yeniden kurulacaktı. Kanun çıksaydı, biz 1979 yılında Harp Okulundan mezun olacak ve bugün Binbaşı Hasan Hüseyin Ceylan, Albay Tayyip Erdoğan olacaktık. O zaman Amerika Körfez savaşında Müslümanları bombalayamayacaktı.”
Evet, eski dostlarımızdan Hasan Hüseyin Ceylan kendisinin binbaşı, Erdoğan’ın da Albay olması halinde Amerika’nın Körfez savaşında Müslümanları bombalayamayacağını iddia ediyordu.
O gün albay olması hayal edilen Recep Tayyip Erdoğan bugün ülkemizin başbakanı olarak Amerika’da bulunuyor.
Yani “albay”dan çok daha güçlü bir konumda.
Bakarsınız Başbakan sıfatı ile Amerikan zulmünün önüne geçer(!) ve Müslüman ülkeleri bombalanmaktan(!) kurtarır.
Ne dersiniz, sizce böyle bir şey söz konusu olabilir mi?
Yani Müslümanlar üzerinde terör estiren Amerika ile buna son verme pazarlığına girebilir mi?
Yoksa Büyük Orta Doğu Projesinin hayata geçirilmesi ve Müslümanların ensesinde boza pişirilmesi için yeni çalışmalar mı yapılır?
Bu konuda eski dostumuz Hasan Hüseyin Ceylan’ın da ne düşündüğünü merak etmiyoruz dersek yalan olur.
Sahi Hasan Hüseyin Ceylan ne düşünüyor acaba?
Bu sözlerinin üzerinden çok zaman geçti ve köprülerin altından çok sular aktı. Büyük değişimler(!) yaşandı.
Albay olması hayal edilenler Başbakan oldu ama hiç de umulanlar gerçekleşmedi. Büyük bir çoğunluğun yaşadığı ümitsizlik ve yeis’i Ceylan da yaşıyor mu yaşamıyor mu?
Merak ettiğimiz bu!


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için



