Yukarıdaki başlık aslında şöyle olmalıydı: "AKP'den faizcilere var, köylüye yok; çöken tarım ve hayvancılığa yok!" Uzunluğu sebebiyle kısa kesildi!
Faizci zalim sömürü/soygun düzeni tablosu: 1997'de 5 krş olan gübre 2010'da 120 krş; 7 krş olan buğday 50 krş; 10 krş olan motorin 340 krş; 2,5 krş olan yem 70 krş; 5 krş olan süt 60 krş; 1,3 krş olan şeker pancarı 90 krş olmuştur. Ayrıca asgari ücret 31 TL iken 600 TL, mutfak tüpü de 1,5 TL iken 60 TL olmuştur. Bu tabloya göre:
- 1997'de 10 kilo buğdayla, 14 kilo gübre veya 7 litre motorin alınabiliyorken; 2011'de 4 kilo gübre, 1,5 litre motorin alınabilmektedir. Sonuç: Fakirleşme % 500!
- 1997'de 1 kilo sütle 2 kilo yem alınabiliyorken; 2010'da 1 kilo bile alınamamaktadır. Sonuç: Fakirleşme % 100!
- 1997'de 10 kilo şeker pancarıyla 2,5 kilo gübre ve 1 litre motorin alınabiliyorken; 2010'da 1 kilo gübre ve motorin bile alınamıyor. Sonuç: Fakirleşme % 400!
- 1997'de asgari ücretle 22 adet mutfak tüpü alınabiliyorken; 2010'da 10 adet alınıyor. Sonuç: Fakirleşme % 125!
Bu tablo, önceki yazımda yazdığım sadece genel olarak halkın değil, tarımda ve hayvancılıkta çalışanların da ne durumda olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Çok küçük ama her yıl sayısı giderek artan "faizci ve soyguncu mutlu bir azınlık" hiç terlemeden milyon/milyar dolarlar kazanıp "dolar milyoneri/milyarderi" olurken; bu "faizci ve sömürücü zalim köle düzeni"nde büyük halk kitleleri fakirleşip iflas ve intiharlar sebebiyle ahlak yani ahlaksızlık, geçim, mal ve can derdine düşmüştür.
İşte bunun için Erbakan Hocamız bu faizci sömürü sistemine/düzenine "KÖLE DÜZENİ" demiştir. İşte bunun için köyler boşalmakta; tarım ülkesi Türkiye'mizde buğday, mısır, şeker pancarı, tütün vs üretimi terk edilmektedir. Eskiden göçler kırsal kesimden aynı ilin ilçelerine çocukları okutmak için yapılırdı. Şimdilerde karın tokluğuna iş bulmak için uzak yakın büyük illere göç edildiği içindir ki 500 bin Sivaslı, 400 bin Tokatlı 660 bin Sinoplu İstanbul'dadır! İşte unun için daha 8-10 yıl önce tarım ve hayvancılıkta kendi kendine yeten dünyadaki 5-6 ülkeden biri olmamıza rağmen; şimdilerde şekeri de, tütünü de, mısırı da, buğdayı da, sütü de, hattâ kurbanlıklarımızı da ithal eder olduk!!! İşte bunun için ülkemizin en büyük et entegre tesislerinden olan Banvit bile canlı hayvan ithal etmek mecburiyetinde kalmıştır! Zira hayvan sayımız hızla düşmektedir. 15 yıl önce 3 kişiye 1 büyük baş hayvan düşerken, şimdilerde 8 kişiye 1 büyük baş hayvan düşmektedir. Küçükbaş hayvan sayımızda da aynı felaket yaşanmakta, orada da sayı kişi başına 1 iken, 2 kişiye 1 tane düşer olmuştur. Bu tablonun ortaya çıkmasındaki en önemli sebeplerden biri Süt Endüstrisi Kurumlarını, Et Balık Kurumlarını, Tarım Kredi Kooperatiflerini yok pahasına satmak olmuştur! Atalarımız bu durumu izah ederken, "biri yer biri bakar, KIYAMET ondan kopar" demişler: Bu köşede hep hatırlattığım üzere, zaten "SOSYAL TUFAN" içindeyiz; şimdi "KIYAMET" de yakın!
Daha önceki birkaç makalemde yazdım, tekrar hatırlatıyorum: Dünyanın gündemini meşgul eden Mısır, Tunus, Libya, diğer Ortadoğu ülkeleri ve insanlıktaki hareketliliğin altında da bu "faizci ve sömürücü zalim köle düzeni" uygulamaları yatmaktadır.
Erbakan Hocamız görevini yaptı ve gitti! Erbakan Hocamızın mirasçıları olarak Millî Görüşçülerin yani gömlek çıkarmayanların görevi; "faizci ve sömürücü zalim köle düzeni"nin yegane ve tek alternatifi olan "ADİL (EKONOMİK) DÜZEN"i ülkemize ve dünyaya hükümran kılmaktır. Gömlek çıkaranlara ve "Adil (Ekonomik Düzen)"e inanmayanlara bir hatırlatma daha: Tevbe kapısı son nefesinize kadar her an açık!..
Teşekkür: Millî Görüş partileri Tokat İl Başkanı ve Belediye Başkanı kardeşim Nizamettin Aydın! Kırk yıl önce MSP döneminde gençlik kollarında İzmir'de çalışıyorduk... Kırk yıl sonra derlediğin çalışmayla son dört yazının yazılmasına vesile oldun; teşekkürler...


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



