30 yaşında bir bayanım. İki yıldan beri anlamsız korkular yaşıyorum ve buna bağlı olarak evde yalnız kalamıyorum. Sanki her şey üstüme düşecek ve aklımı kaçıracağım sanıyorum. Kendimi çaresiz ve güçsüz hissediyorum. Bu durumdan kurtulmak için, müzik dinliyorum, spor yapıyorum, arkadaşlarımla görüşüyorum ama çözüm olmuyor. Aklımı kaçırırsam ne yaparım diye korkuyor ve kendimi kötü hissediyorum. Geceler uzuyor ve ben uyuyamıyorum. Ev üstüme yıkılacak ve altında kalacağım sanıyorum. Zor durumdayım, bana neler tavsiye edersiniz? K. A
Yaratıcıya sığınırız
Her insan varlığını korumak ve kendini güvende hissetmek ister. Bunun için, mümkün olduğu kadar hayatına gelebilecek tehlikelerden uzak kalmaya çalışır... Doğduğumuzda oldukça zayıf ve çaresiz bir bedene sahibizdir ve korunmaya muhtaç olduğumuzdan annemize sığınırız. O günlerde annemiz bizi şefkatli kollarıyla kuşatır ve hayata hazırlar. Hayatı onunla tanırız ve annemiz yaşadığımız dünyaya uyum sağlamamız noktasında da bize yardım eder, destek verir, yol gösterir...
Güvenlik arayışımız hayat boyu devam eder. Ve kontrolü kaybetmekten, geleceğimizi riske atmaktan endişe duyar, böyle zamanlarda hayatımızı koruyacak, kollayacak bir varlığın himayesine sığınmak isteriz. Ve... dua eder, Allah'a yakarırız.
Yaşadığımız dünyada bahsettiğiniz türden sorunlar insanların hayatla uyumunu zorlaştırıyor ve depresif rahatsızlıkları tetikliyor. Böyle durumlarda bazı şeylerin bizim kontrolümüzün dışında olduğunu bilmek ve yaratıcıya sığınmaktan başka seçeneğimiz yok...
Size, gücünüzün yetmeyeceği ve kontrol edemeyeceğiniz durumları Allah'a havale etmenizi ve ona sığınmanızı tavsiye ederim. Bu süreci atlatırken bir psikiyatriste gidip yardım alırsanız sonuca daha rahat ulaşabilirsiniz.
Aşırı kindarım
48 yaşında emekli bir bayanım. Beş yıl önce başımı örttüm ve namaza başladım. Şimdi elimden geldiği kadar dinimi yaşamaya gayret ediyorum. Kur'an okuyorum, hadis ezberliyorum... Boş zamanlarımda hayır işlerine koşturuyorum... Öğrencilere yardımcı oluyorum, hayır kermesleri için çalışıyorum, sosyal faaliyetlere katılıyorum.
Kendimi övmek için söylemiyorum ama gerçekten iyi bir insanım. Sadece aşırı kindarım. Annem de kindardı. Bilmem ondan mı geçti ama kalbim bir kırıldı mı kolay kolay doğrulmuyor. Kırıldığım insanı affedemiyorum, yapılan kötülükleri hiç unutamıyorum. Bu huyumu değiştirmek istiyorum sizce mümkün mü? F. Ş
İsterseniz değişebilirsiniz
İnsan iyiliğin de kötülüğün de çekirdeğini içinde taşıyor. Ancak Allah bizlere kitap ve peygamberler göndererek iyiliği seçmemizi sadece seçmekle de kalmayıp insanlığa öğretmemizi istiyor. Bu nedenle bizler Allah ve Resülunün gösterdiği çizgide iyi bir insan olmaya gayret etmeliyiz.
Anladığıma göre, kendiniz için ve çevrenizdeki insanlar için bir şeyler yapmaya gayret eden fedakar bir insansınız. İsterseniz kindarlığınızı da iyileştirebilirsiniz. Her şeyden önce affetmek insani erdemlerdendir ve ruhsal ve psikolojik olarak olumlu bir çok etkileri vardır.
Uzmanlar, kin ve düşmanlık gibi olumsuz duyguların beyni yorduğunu ve ruhsal sorunları tetiklediğini söylüyorlar. Bu durumda, beynin işlevi bozulabiliyor ve çeşitli sağlık sorunları ortaya çıkabiliyor. Buna karşın sevgi, iyilikseverlik, inanç, Allah'a tevekkül etmek gibi eylemler, bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve ruh sağlımızı da olumlu yönde etkiliyor. Çünkü iyilik duygularıyla, beyinde salgılanan serotonin, noradrenalin, nöropeptid gibi salgılar ruh sağlığımızı düzenliyor.
Size, kindarlık beslediğiniz kimselerin olumlu taraflarını görmeye çalışmanızı ve onlar için Allah'a dua etmenizi tavsiye ederim. Ancak kırıldığınız olayları uygun bir dille karşı tarafa ifade etmeniz de sizi rahatlatacaktır. Lütfen, kırıldığınızda duygularınızı ifade edin ve ben dili kullanarak kendinize nasıl davranılmasını istediğinizi belirtin.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



