Gazete manşetlerine gözatan bir adamın, Suriye devlet başkanının söylediklerine aklı takılır: "Ben değil, Erdoğan değişti". Son on yılda yaşananları yeniden düşünmek için iyi bir tespittir bu. Kısa bir süre önce Suriye ziyareti ile "her türlü işbirliği için hazır olan bir başbakan, sonrasında neden karşı görüşte olsun" diye düşünür adam ve tekrar sorar kendine: gerçekten değişen kim?
Bu şüpheli bakıştan dolayı bu adam, uykusunda bir sağa bir sola döner, içini tarifsiz bir korku sarar: ya doğruysa! Hemen hemen her yerde gördüğü o fotoğraflara yeniden bakarak, bir an doğru olduğunu düşünmeye başlar; artık baktığı resimde şüpheli bir anlam vardır. Bugüne kadar ne dediyse, sanki yalandır. Ortada bir aldanış mı vardır?
O gazete manşetini okuyan herkes bir an durabilse ve geleceğe dönük hayallerine yeniden bakabilse. Toplumun ihtiyacı olduğu vakit, bir dâvanın "asıl" insanları, gerçek adamları çıkmadan, "fotokopi"lerinin ortaya çıkmasıyla başlayan bu aldanıştan bir uyanabilse... Osmanlı Devleti'nin son zamanlarında, Jöntürklerin ve onların örgütlenişi olan İttihat ve Terakkicilerin ülkeyi kurtarmaya kalkışmaları aldanışa en iyi örnek değil midir? Sahnenin sonunda toplumun uğradığı hayal ve umut kırıklığı yüzyıl sonra tekrar yaşanıyor olmasın! Aklın takıldı değil mi?
Adamın aklının takıldığı konuya biz on yıldır kafa yoruyoruz. Ve gördük ki; kim ne derse desin, ortada bir aldanış var! Çünkü, bir idealin en büyük düşmanının, onun "zıddı"ndan önce, "benzeri" olduğunu biliyoruz. İyice susamış bir insanın kendisine sunulan bir bardak suyu, bir göz atıp inceleyip yoklamadan, araştırıp düşünmeden kana kana içmesinden başka bir şey değil yaşananlar. Diğer bir adı ise; sülfatı çikolatayla sarmak bunun!
Biz sana baştan söyledik; böyle düşündüğümüz için eski kafalıyız, bir aşkla yetinen anlayıştayız. Belki de milletin isteyip de yapamadığı zorluklardayız. Ancak biz, aklımızın yanında ferasetimizi kullandığımız için aklı takılanlardan, fikri çakılanlardan değiliz. Bu hayal kırıklığını tekrar yaşamamak için adam gibi soralım kendimize; gerçekten değişen kim?
Biran milletimizin aklı takılsa da geleceğe dönük hayallerine yeniden bakabilse! Mazimize tekrar bir baksak! Ne söyledik de, yanlış dendi, ne yaptık da faydasız oldu! 40 yıllık mazimizde ne yaptık da takip edilmedi.Sonuç ortada: Gidenin değil, bırakmayanın ardından koşmak lazım. Aklın hâlâ takılmadıysa sana bir şifre; parçanın yer aldığı albümün adı: Yalnız değilsin!


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



