Tefekküre davet
AİLEYİ, aileye esas teşkil eden evliliği, bir kızla evlenmeye talip olmayı, evlilik teklifine 'evet' cevabı verilmesi, bir düğün yapılıp evlenilmesi... Evlenilecek kızın ve erkeğin niteliği... Bunlar ekonomik rakamlar, sosyal gerçeklerle izah edilemeyecek anlamlar ihtiva etmektedir. Biz basit ve üç günlük görüyor olsak da Allah ve Resulü'nün nasıl gördüğü çok önemlidir. Evlenmeye, ev hayatı sürdürmeye başka bir gözle bakmalıyız.
Şu hadisi şerifler, üzerinde düşünülmesi gereken bir noktaya dikkat çekmektedir:
'Evlenen, dininin yarısını tamamlamıştır. Diğer yarısında da Allah'tan korksun.'
'Allah kime saliha bir kadın lütfetmişse, dininin yarısında ona yardım etmiştir. Diğer yarısında da Allah'tan korksun.' (Şuabuliman, 5100, 5101; Müstedrek, 2728; Mecmeuzzevaid, 7434; et-Terğib ve't-Terhib, 2982)
Böyle bir ifade ancak ayet veya hadis olması halinde bağlayıcı olabilir. Dinin yarasını tamamlama teminatı veren bir işin, şehvetimizi susturmaya ve zevkli geceler, neşeli günler geçirmeye yönelik bir yatırımdan oluşursa bunun üzerinde çok derin düşünceler yürütmeye mecburuz demektir.
Neler bekleriz aileden?
Eşler birbirlerinin ailesidir!
ERKEK veya kadın olarak aile, bedenlerimizin ihtiyaçlarını gidermemiz içindir. Tabii ihtiyaçlarımızın meşru bir şekilde tatmini için tek mekân ailedir. Uygun yer ve uygun şekil ancak ailedir. Bizim bu halimizi Kur'an'ımızın: 'Onlar sizin için bir elbise, siz onlar için bir elbisesiniz.' (Bakara, 187) ifadesi kadar açık anlatabilen ikinci bir ifade herhalde olamaz.
Ailenin iki esas bireyi olan iki eş, birbirlerinin elbisesidir. Birinin yokluğu veya görevini icra edemez oluşu diğerinin de çıplaklığıdır ki bu doğal bir hâl değildir. Aile ile bu en tabii ihtiyaç karşılanmış olmaktadır.
Bundan daha ötesi, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin hadisi şerifinde ailenin iki esası olan erkek ve kadının cinsel ilişkilerine 'sadaka' ecrinin yazılıyor olduğunun bildirilmesidir. (Müslim, Zekât, 16/2326) Bu da aileden en önce neyin bekleneceğini gösteren nebevî bir gösterge olsa gerek. Bizim en tabii ve en zevkli ihtiyaçlarımızı karşılamamızın sadaka hükmünde olması muazzam bir işarettir.
Bu 'sadaka' ifadesi, ailelerimiz ve evlerimiz hakkında bize daha derin duygulaş çağrıştırmalıdır.
Büyük mucizede ara rolde bulunmak!
AİLEDEN beklenen ikinci husus nesildir. Her ailenin en temel varlık nedenlerinden biri, Allah Teâlâ'nın insan yaratmayı murat etmesine vesile olmaktır. Bu aile için bir ihtiyaç olmanın ilerisinde büyük bir şereftir. Mükerrem olan insanın yaratılmasına vesile olmak, sadece anne ve baba olma hazzı ile açıklanamaz. Allah'ın insan yaratmayı murat etmesi gibi büyük bir mucizede ara rolde bulunmak heyecanlandırıcı, sevindiricidir. Bir iki değil beş on kere Allah'ın insan yaratmasına vesile olmak ne büyük, ne muhteşem bir seçilmişliktir. Ne büyük bir heyecandır bu heyecan. Belki de aile, bunun için vardır dense yeridir. Ailenin gerekliliğine sebep olarak zikrettiğimiz, ihtiyaçlarımızın giderilmesi de bu hedefin tahakkuku içindir.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin doğuran kadınlarla evlenmeyi emretmesi, ümmetinin çoğalmasıyla iftihar edeceğini bildirmesi de (Ebu Davud, Nikâh, 4/2050) bizim, bir rica olarak anlayamayacağımız seviyededir. Bu bir Peygamber ricası değildir. Bilakis hedef göstermiştir. Ailenin varlık nedenini, ümmetten olmamızın bedelini beyan eden bir hedeftir.
Ailenin, hayatın meşakkatleri karşısında dinlendiren, neşe veren yönünün de zikredilmesinde yarar vardır.
Ailenin iki boyu
Her çocuk fıtrat üzere doğuyor. Fıtrat üzere doğan çocuklar da anne babalara emanet ediliyor. Anne babaların ilgisi veya ihmali o fıtrat ehli çocukların akıbetini belirliyor. Aile fertleri bu önemli hakikati çalışma programının birinci maddesi yapmak durumundadırlar. Bu sorumluluklarında başkalarından yardım alabilirler ama sorumluluklarını kimseye havale edemezler.
Ailenin ikinci sorumluluk alanı da iffet güvencesini işler halde tutmasıdır. İffetten ne anlaşılıyorsa aile onu temin etmek durumundadır. Gerek eşlerin birbirlerine karşı sorumlulukları ve gerekse aile fertlerinin genelini himayede aile en etkin kurum durumundadır.
Bizim aile kavramını mobilya, perde ve birbirimize karşı teşhir için kullanıyor olmamız gerçeği değiştirmiyor. Kur'an elimizde, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin hadisleri önümüzde iken tek gerçek budur.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



