Balıkesir'de yaşayan 17 yaşında bir gencim. Lise ikinci sınıfta okuyorum. Derslerim fena değil ama ailemle aramda büyük çatışma var. Onlar arkadaş grubuma, saç modelime her şeyime karışıyorlar. Özellikle annem bu konuda çok baskıcı ve anlayışsız biri. Bu nedenle bir ara evden bile kaçtım. Ailemin sadece beni anlamalarını bekliyorum. İleride bir müzisyen olmak istiyorum ama önce ailemle yaşadığım bu çatışmayı çözmem gerekir. Bunun için ailemin özellikle annemin beni anlamasını istiyorum. Lütfen bu konuda bir şeyler yazın, okur da belki bana karşı uyguladıkları baskıya son verir. Şimdiden teşekkürler. A.K
Onları anlamaya çalış
Kardeşim, ailenin baskılarından yorulduğunu ve bir ara evden dahi kaçtığını söylüyorsun. Bu dönem, arkadaşlarının arasına katılmak ve onlarla vakit geçirmek istiyorsun. Bu dönem belki de saç uzatmak, müzikle uğraşmak arkadaşların arasında karizmatik bir durum olarak algılanıyor da olabilir. Ayrıca, ailenin seni anlamasını beklemen en doğal hakkın ama biraz da sen onları anlamaya çalış lütfen. Biliyorsun dinimiz ana baba hakkını öncelemiş ve onlara iyilik yapmayı emretmiştir. Sen de rahatsız olduğun durumları ailene aç ve sana nasıl davranmalarını istiyorsan bunu izah et. Ancak, aileler de bu dönem çocuklarını kaybetme korkusu yaşadıklarından, biraz katı davranabiliyorlar. Bunun sonucunda, çocuklar aileleriyle aralarındaki güven bağını tamamen kopararak, yanlış alışkanlıklara yönelebiliyor, toplumsal değerlerle uyuşmayan gruplara dahil olabiliyor, evden kaçarak aileden uzaklaşabiliyorlar. Bunun acı sonucunu ise yine aileler çekiyor. Aileler, çocuğumu dış tehlikelerden koruyacağım diye baskı uyguladıklarında onu hepten kaybedebilirler. Bu durumda aileler, önce çocuklarını anlamalı, dinlemeli ve onları eleştirmemelidirler. Çocuklar, bu dönem kabul etmediğiniz tutumlarda bulunsalar dahi bunu iyileştirmenin yolu yine iyi ilişki kurmak, anlamak ve doğru modeli oluştururken onunla işbirliği yapmaktır. Gençler bu dönem, saçlarını uzatma, arkadaş gruplarına katılma, garip giysiler tercih etme gibi değişimler yaşayabilirler ve bu durumda onları eleştirmenizin baskıcı tutum ve davranışlarda bulunmanızın faydası olmayacak aksine bu çocuğu sizden iyice uzaklaştıracaktır. Her şeyden önce aile bütün bunların geçici bir durum olduğunu bilip, genci dinlemeli, anlamalı sevgi şefkatle yaklaşarak onları kazanmalıdırlar. Çocuklarla ilişkilerde sevgi önemli bir araçtır dolayısıyla onlara sevgi ve şefkatle yaklaşmanız, değer vermeniz önemli olduğunu hissettirmeniz ilişkilerinizi iyileştirecektir.
Asansöre binemiyorum
40 yaşında bir bayanım. Eşimden ya da çocuklarımdan hiçbir sorunum yok. Çevremizde örnek gösterilen ailelerden biriyiz. Benim sorunum, otuz yaşından sonra gelişen korkularımla ilgili... Kapalı alanlarda kalamıyorum, bir an dengem bozuluyor ve boğulacak gibi oluyorum. Asansöre binemediğimden yedi kat merdiveni çıkmak zorunda kalıyorum. Birkaç yıldan beri de yalnız dışarı çıkamıyorum. Kızım üniversiteye başlayıncaya kadar onunla çıkıyordum, şimdi daha çok komşularımdan biriyle çıkmayı tercih ediyorum. Yalnız çıksam sanki dışarıda kötü bir şeyin olacağını ve çaresiz kalacağımı sanıyorum. Korkularım gitgide artıyor ve beni endişelendiriyor. Bu durumdan kurtulmak, evime asansörle çıkmak, pazara tek başına gitmek istiyorum neler önerirsiniz. Neylan G.
Agorafobi'den kurtulmak mümkün
Neylan Hanım, yaşadığınız fobik duruma bağlı olarak zor günler geçiriyorsunuz. Dışarı çıkmak istediğinizde, bir şeyler olacakmış, başınıza kötü bir şeyler gelecekmiş gibi hissettiğinizden tedirginsiniz ve bu durumdan kurtulmak istiyorsunuz. Önce şunu ifade edeyim, tedaviye düzenli bir şekilde devam ederseniz agorafobiyi hayatınızdan çıkarabilirsiniz. Agorafobi, günümüzde bir çok insanın yaşadığı bir sorun. Bu sorunla mücadele eden kimseler, yalnız dışarı çıkmaktan, düğün, nişan, market, pazar...gibi kalabalık ortamlara girmekten, vapur, tren ve asansöre binmekten korkarlar. Genellikle bu semptomun altında panik bozukluğun olduğu düşünülür. Hasta buna bağlı olarak, nöbet geçiririm, fenalaşırım diye korktuğundan yalnız dışarı çıkamaz, kapalı alanlarda kalamaz. DS.M 3.R'ye göre Agorofobi kişinin yaşadığı kaygılı durumdan kaçınmasına yönelik bir panik bozukluğudur. Kardeşim, bir psikiyatriste giderek, ilaç ve bilişsel davranışsal terapi eşliğinde tedaviye başlayınız. Eğer imkanlarınız varsa, bu tür sorunlar için grup terapisi de uygundur. Kişi grup içinde, yalnız olmadığını hisseder ve onlarla iletişim kurarak işbirliğine geçebilir. Ancak tedavi süresince sabırlı olun, tedaviyi bırakmayın, doktorunuzun tavsiyelerine uyun.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




