milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Ahlak sükut etmiş, akıl firarda

31 TEMMUZ 2011
PAZ 03:40

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Bilinçsizlik ve cehalet, hiç hız kesmeden ve hatta daha da hızlanarak devam ediyor. Cehaletten kaynaklanan bilinçsizlik veya bilinçsizliğin yol açtığı cehalet, ne derseniz deyin, imkanlar bu kadar artmasına karşın 50 sene, 100 sene, 150 sene önceki sıkıntıları çözmüyor ve kalitesiz toplum portresini çiziyor yine. Bunlara ilave olarak, bir de ahlakın sükut etmesi, her türden rezilliğin hem prim yapar hale gelmesi, hem de giderek kanıksanır olması, her türden seviyesizliğin toplumda ciddi manada karşılık bulabilmesi gibi durumları da eklersek, toplumun şu andaki tuhaf görüntüsünü elde edebiliriz.

Bir haber kanalında yapılan sokak röportajında, halka "bilakis" ve "bilhassa" kelimelerinin anlamları soruluyor ve bilenlerin oranı olsa olsa yüzde 20'yi geçmiyor. Bir başka kanalda yapılan ve halkı küçük düşürdüğü suçlamalarına maruz kalan sokak röportajlarını hatırlatmıyorum bile. Klasikleşmiş bir tanımlamayla herkes belgesel, haber programı, tartışma izliyor, ancak kimsenin en basit bir şeyden bile haberi yok, bilgilenme gibi bir ihtiyacı yok. Milyonlarca kimsenin yaptığı en aktif hareket seçimlerde oy atmak, ki onu da yaparken yine "kim, ne diyor, ne düşünüyor, ne yapacakmış?" gibi soruları sormadan, takım tutarcasına ve yoğun bir propaganda bombardımanı altında yapıyor.

İnsan kalitesinin düşük olmasını ülkenin az gelişmişliğine bağlamak mümkün. Ancak, geçmişe göre iyi veya kötü bir gelişmişlikten bahsediliyor ve dolayısıyla da toplumun belli oranda bir iyiye gidişini beklemek de kağıt üstünde normal sayılabilir. Ancak, iktisadi manadaki bu iyi veya kötü az gelişmişlikten gelişmekte olana doğru gerçekleşen seyir, insan kalitesini çok fazla arttırmak bir yana, gerek ahlaki olarak gerekse de akli olarak tam bir cehalet imparatorluğuna gidişi engelleyebilmiş değil. Tersine, cehalet yavaş yavaş insanları esir alıyor. Şehirler giderek köyden bozma yerlere dönüşüyor, hayat kalitesi artmak bir yana manasız ve kuru kalabalıkların sürü gibi oradan oraya akmasıyla daha da düşüyor. Ortak bir yaşam için gerekli olan asgari bilinci bile geliştiremeyen bir sürü insan var ne de olsa.

İnancı vesilesiyle öyle veya böyle belli bir ahlak ve onun getirdiği belli bir mantık silsilesine göre asırlarca yaşamış olan bu toprakların insanı, büyük bir ihtimalle son 30 seneki kadar düşük bir profil sergilememiştir. Osmanlı'nın son dönemlerinde toplumsal ve idari manada yaşanan çarpıklıklar ve eksiklikler, imparatorluğumuzun sonunu getirmişti. Bugün yaşananlar ise sözümona iyiye doğru gidiş adı altında bir başkalaşım, daha doğrusu yozlaşma, cahilleşme ve her türden seviyesizliğin baş tacı edilmesinden ibaret. 24 Ocak Kararları'nın ve 12 Eylül darbesinin Türkiye'yi zihni ve toplumsal olarak dönüştürmekte ne kadar başarılı olduğu, bugünkü sonuçlara bakınca daha iyi anlaşılıyor. Toplumsal bir süreci etkilemek ve netice almak için birkaç kuşak geçmesi gerekiyor gerçekten. İşin garibi, birden bire darbe karşıtı ve özgürlük delisi kesilenler, her nedense 12 Eylül'ün toplumu başkalaştıran bu yönünü söz konusu etmiyorlar. Kendilerini besleyen kaynağa dokunuyor diye mi ucu acaba?

Bir adada çekilen ve işi gücü olmayanları toplayıp yarışma diye insanların (hemen her mecrada) gözüne sokulan bir program, aylarca halkın en önemli meselesi oldu. Kerameti kendinden menkul feylesofluk taslayan bir arabeskçi, "magazin basın"ın (magazin basınının değil "magazin basın"ın) gazlamalarıyla yurdumun ortalama insanlarının gözünde bir idole dönüştürüldü ve söz konusu yarışma dönüşünde havaalanında kalabalıkça karşılanıp Türk bayrağı öptürüldü. Neresinden bakarsanız saçma sapan ve absürd olan bu hadise, bu toplumun kodlarını veriyor aslında. Bırakın ciddiye almayı gülüp bile geçilemeyecek kadar sığ, basit ve seviyesizce şeyler yüzbinlerin, milyonların gözünde çok önemli bir şekle bürünüveriyor. Bilgi ve bilgilenme ihtiyacı olmayınca bilinç de olmuyor maalesef ve cehalet devamlı tavan yapıyor haliyle.

Gündelik yaşamdan örnekleri düşünelim. Yaz aylarıyla beraber artan karayolu seyahatleri ve meydana gelen trafik kazalarının sayısının hızla artması mesela. Günlük trafikte bile "kelle koltukta" araba kullananlar, şerit ihlali, hatalı sollama, aşırı hıza kendini kaptıranları gözümüzün önüne getirince ne geliyor aklımıza? Araba kullanmayı bir "bilgisayar oyunu" zannettiklerini düşünüyorum şahsen. Bir yere, araca veya kişiye çarpınca oyun tekrar başlayacak zanneden çok kişi var gibi, trafikte yapılan cambazlıkları düşündüğünüzde. Bunca kaza ve yaralanma, ölüm gibi vahim sonuçlara rağmen hala bilinç noksanlığı var maalesef. Korkunç kazaların bazıları gerçekten de "kaza", ani gelişen ve kontrol dışı hadiseler. Bazıları ise resmen "cinayet" gibi. Her gün kaza haberi okuduğu ve izlediği halde bir türlü o bilince ve farkındalığa ulaşamayan o kadar çok insan var ki.

Düğünlerde havaya ateş açan insanlar mesela. Bir insan, sevincini göstermek adına havaya veya bir yerlere ateş açıp bir başkasını yaralayabileceğini veya öldürebileceğini bildiği halde neden hâlâ bu davranışta ısrar eder acaba? Bu psikolojinin ardında yatan nedir? Niçin bir türlü bizim toplumumuz bazı kritik noktaları aşamamaktadır? Neden düşüncesiz, bilinçsiz, saçma sapan davranışlar veya sözler her daim ilgi görmektedir? İçten içe bir çürüme, yozlaşma ve dönüşüm yaşanmıyorsa eğer, bu yaşadıklarımız nedir o zaman?  Ahlak sükut etmiş, akıl ise firarda anlaşılan o ki.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 31.07.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: ahlak, bilinç, cehalet,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Burak Kıllıoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Demek ki pamuk ipliğiyle bağlı ekonomi
    2. Stres testiydi, hayat memat meselesi oldu
    3. Hükümete göre kriz 2013'e mi sarktı?
    4. Gitti eskisi, geldi yenisi
    5. Ne bu şiddet, bu celâl!
    6. Sütler psikolojik olarak zehirledi
    7. Dış politikamızın şahidi Biden
    8. Çengelköy sırtlarında
    9. Kapalıçarşı'nın kiremitleri
    10. Takla at, olmadı göbek at!
    1. ABD 2008 Başkanlık Seçimi Üzerine Bir Değerlendirme:
    2. 31 Mart olayı ve bugünkü rol değişimi
    3. Fotokopi çekilir, vatandaş çoğaltılır!
    4. Tepkini sevsinler...
    5. Neo-Köylü!
    6. 24 Ocak 1980: Küresel pranganın takılması...
    7. Geldi yine üç harfli, zaten hiç gitmemişti ki…
    8. Son zamanlar için güncel sözlük
    9. Hayır kurumu değillermiş
    10. Oyları böl ki, oyun bozulsun!
    1. Borsa işsizlikten önemlidir
    2. Son zamanlar için güncel sözlük
    3. Hasan çalışacak, İzak yiyecek
    4. Kafası karışık muhafazakârların halleri
    5. Lüks herkesin hakkıymış!
    6. Yine mi ses etmeyelim?
    7. Ahlâk da bitti, insanlık da
    8. İşsiz Adam ağlıyor
    9. Darbecisi de birdir gözümüzde, gizli gündemlisi de...
    10. Bir aceminin kongre izlenimleri
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    4. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    5. Yunan gazeteciler greve çıktı
    6. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    7. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    8. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    9. Avro'nun sonuna doğru mu?
    10. Modalife'tan yaz kampanyası
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek