Yazı başlığımızı Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ'a atfedilen sözler oluşturuyor!
Bu sözler elbette sevindirici sözler!
Genelkurmay Başkanı'nın ordu içindeki darbe heveslilerine müsamahalı olmayacağını deklare etmesi darbe karşıtları için güvence niteliğinde bir açıklamadır!
Ancak bu sözlerin gerçekten inandırıcı olabilmesi için ordu içindeki darbe heveslilerinden bir kaçının kulağından tutulup ordudan atılması şarttır!
27 Mayıs'tan bu yana pek çok darbe ve darbe teşebbüslerine tanık olduk!
İçlerinden sadece İsmet İnönü tarafından "Talat'ın üç buçuk adamı" diye tanımlanan Talat Aydemir ve arkadaşları cezalandırıldı, başka kimsenin darbeye kalkışmaktan dolayı cezalandırıldığını görmedik!
Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ bu söylemini icraata dönüştürebilirse gerçekten çok hayırlı bir adım atmış olacaktır!
Hepimiz biliyoruz ki ordu zaman zaman iç temizlik yapmakta ve kendisine zararlı gördüğü mensuplarını ihraç etmektedir!
Kiminin bölücülük suçlaması ile kiminin irtica suçlaması ile kiminin de ahlaki zaaflarından dolayı ordudan ihraç edildiklerini biliyoruz!
Bu ihraçlar elbette iç istihbaratlarına dayanılarak yapılmaktadır!
Aynı istihbarat kaynakları ordu içindeki darbe heveslilerini de tespit edemez mi?
Elbette onlar da tespit edilebilir ve ordu için zararlı bulunan öteki unsurlar gibi onların da silahlı kuvvetler ile ilişkisi kesilebilir!
Böyle bir uygulamaya geçildiği andan itibaren Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ'un sözleri icraata dönüşmüş olur!
Ve darbe karşıtlarına daha bir güven verilmiş olur!
Zira, bugüne kadar izlenen politikalar nedeniyle ordu içindeki darbe heveslilerinin hep görmezden gelindiği yolunda hakim bir kanaat oluşmuş bulunmaktadır!
Hatta ordu içindeki tüm iplerin darbe heveslilerinin elinde olduğu yolunda bir kanı da yaygındır!
Böylesine bir ortamda Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ'a atfedilen "Ben affetmem cezasını veririm" sözü elbette çok farklı bir söylem olarak karşımızdadır!
Talat'ın üç buçuk adamından başka darbe heveslilerinin de hak ettikleri cezaya çarptırıldıklarını görmek bu sözleri duymaktan çok daha etkili olacak ve müthiş bir güven duygusunun oluşmasına yol açacaktır!
Evet, neredeyse elli yıldır yani yarım asırdır pek çok darbe ve darbe teşebbüsüne tanık olduk!
Ve bunların içinde Talat'ın üç buçuk adamı diye tanımlananlar dışında kimsenin kılına dokunulduğuna tanık olmadık!
Kılına dokunmak bir yana bir de kendilerine bir şey yapılamamasının yasal güvence altına alındığını gördük!
Yani adeta taltif edildiklerine, ödüllendirildiklerine şahit olduk!
Bize göre bu ezberi bozmanın tam zamanıdır, ne dersiniz?


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



