Bazen uçaklar bir takım kötü koşullar nedeniyle havalimanına tam inecekleri sırada pisti pas geçerler, sağlıklı iniş yapamayacaklarını anladıklarında tekrar havalanarak, kısa bir sortiden sonra tekrar güvenli şekilde iniş yapmayı denerler.
Kürt açılımında gelinen noktaya bakıldığında pisti pas geçen bir uçağın içine düştüğü zor duruma benzer tablolarla karşı karşıyayız. Bu anlamda kör noktaları oldukça fazla olan bir açılım yönetiminden bahsetmek mümkün. Diğer yandan açılımı zora sokan ve baltalayan gelişmelerin olduğu da açık.
Bu noktalardan bir tanesi ta başından beri Abdullah Öcalan faktörünün iyi yönetilmemesi ile alakalı. Şu an Öcalan öyle bir konuma geldi-getirildi ki İmralı'dan PKK'nın meclis ayağını rahatça yönetiyor, yönlendiriyor. DTP'li vekillerin sine-i millet kararını yanlış bulan Öcalan verdiği talimatla vekilleri bu karardan vazgeçirebildi. Dikkat edelim: talimat. Talimatla yönetilen bir DTP yahut BDP Kürt sorunun çözümüne katkı sağlayamaz.
Şimdi, DTP BDP olarak yoluna devam ediyor, üstelik İmralı'daki gayr-ı resmi lideri Öcalan'la. Otuz bin insanın ölümünden sorumlu tutulan bir insanın son derece rahat koşullar altında yaşatılıyor olması düşündürücüdür. Demek ki gelecek zaman içerisinde Öcalan çok daha başka ayrıcalıklara kavuşturulacaktır. Şimdi el insaf deme zamanıdır. Terör ister devlet kaynaklı olsun, ister örgütler eliyle yürütülsün bütün dünyada her iki tarafın suçluları geçmişiyle yüzleşmelidir.
Hükümet yetkilileri siyasal düzlemde, DTP'yi Kürt sorunun çözümü için ana muhataplardan birisi olarak almamalıydı. DTP'yi siyasal zeminde ana muhataplardan birisi olarak kabul etmek açılım sürecini zora sokmuştur. DTP'yi ağırlıklı muhatap olarak kabul etmek PKK'nın da meşrulaştırılmasına katkı sağlamıştır. DTP içindeki şahinler ve PKK'nın şehir yapılanması bu süreci baltalamak istemektedir. Eğer DTP ta başından beri kendisini PKK'dan tecrit etmiş olsaydı, açılım virajı daha kolay alabilirdi. DTP maalesef kendisini terörizmden yeteri kadar tecrit etmemiş, savunduğu demokratik değerlerle ters düşmüştür. Ama bütün bunlar yine de BDP'nin Kürt Sorununun çözümü noktasında katkı şansının azaldığını göstermez. Her şey yeni dönemde nasıl bir siyasal duruş sergileyecekleri ile yakından alakalı.
Açılımın pas geçtiği ikinci nokta; Kürt sorununun çözümünde manevi dinamiklerin ihmal edilmesidir. Bu süreçte din adamlarının, kanaat önderlerinin, halk üzerinde etkili olan, saygınlığı olan şeyhlerin, hocaların, alimlerin sesinin daha yüksek çıkması arzu edilir. Bu neyi sağlar? Radikal milliyetçi Kürt hareketinin bölgedeki etkinliğinin kırılmasına katkı sağlar. Öte yandan radikal Türk milliyetçileri için de aynı şeye ihtiyaç olduğunu kayıt altına alalım. Çünkü karşılıklı zıtlaşma etnik çatışmayı körükler, Allah korusun ülke 80 öncesi şartlarla yeniden yüz yüze gelir. Onun için açılımın manevi dinamikleri ihmal edilmemelidir. Açılımın pas geçtiği üçüncü nokta ise DTP dışındaki Kürt kökenli milletvekillerinin yeteri kadar etkin olmaması, seslerinin yüksek çıkmamasıdır. Eğer Kürtlerin tamamı siyasal düzlemde kendilerini sadece DTP'nin temsil ettiğini düşünüyorlarsa burada bir arıza var demektir. Son genel seçimlerde başta iktidar partisi olmak üzere DTP dışındaki bütün partiler, DTP'den daha fazla oy aldılar. Demek ki Kürtlerin tamamı PKK'yı ve DTP'yi desteklemiyor. Mesela Ak Parti'nin Kürt kökenli milletvekilleri neden yeterince seslerini yükseltmiyorlar? Mesela CHP'li, MHP'li ve başka partilere mensup vekiller neden Kürt açılımına ilişkin proje, öngörü ve fikirlerini yeterince kamuoyu ile paylaşmıyorlar? Partilerinin yeterince kendi namlarına gerekli çalışmayı yaptıklarını mı düşünüyorlar?
Kamuoyunun genel kanaatine göre açılımın bir diğer kör noktası ise etnik temelli terörden beslenen, buradan kendisine ekonomik rant devşiren odakların yeterince kontrol altına alınmamış olmasıdır. Açılım sürecini terörist eylemlerle provake edebilecek bu güçler halen kontrol altına alınamamıştır. Devlet büyüklerine suikast planları, Reşadiye benzeri olaylar, darbe planları bu anlamda dikkate alınması gereken gelişmelerdir. Ergenekon'un PKK ile olan ilişkileri konusunda öne sürülen iddialar oldukça şaşırtıcıdır. Diğer yandan açılımın bir diğer zayıf noktası ise demokratik gelişimi sağlayacak diğer açılımlarla ilgili adımların atılmamış olmasıdır. Anayasal, yasal değişiklikler, seçim kanunun, siyasi partiler kanunun değiştirilmesi Kürt açılımıyla beraber düşünülmesi gereken siyasal meselelerdir. Kürt açılımını besleyecek ve destekleyecek, daha şumüllü işlerin yapılamaması açılımın kadük kalmasına sebebiyet vermiştir.
Evet, uçak pisti sürekli pas geçiyor. Birileri güvenli şekilde havadaki uçağın yere güvenli şekilde inmesini engelliyor. Kulede oturanlar için hava koşulları oldukça sisli, önlerini göremiyorlar.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



