Şehit çocuklarımızın acısı bitmeden, yeni acılar karşılıyor her birimizi.Kurban Bayramı öncesi, insanımız kurban oluyor.
Acı çok büyük.
Ocaklar söndü.
Evler yerle bir oldu.
Ne balkon kaldı, ne merdiven.
Cam çerçeve, kapı pervaz, her şey yer ile yeksan oldu.
Perdeler bu felaket görüntülere takılı kaldı.
Koltuk, kanepe, halı birbirine dolandı.
Yuvalar mezar oldu.
Türkiye bir kez daha yandı.
Ölü sayısı iki yüzü aştı.
Daha da aşabileceği yorumları aldı başını gitti.
Hava soğuk.
Hele ki Van'da, her yerden daha soğuk.
Bu soğuğu kor alevlere dönüştüren yitikler birde.
Yürekler kavrulmakta.
Annenin yavruları enkaz altında.
Çocukların kanatları altına tutunduğu ana babaları, göçükte.
Allahım bu ne felaket.
Kalp dayanacak gibi değil.
Kimi göçükten yakınlarının sesleri gelmekte.
Ellerinden bir şey gelmeyen, beyinlerinden vurulmuş insanlar, bu seslerle daha perişan.
Tonlarca betonu, molozu, taşı toprağı; binlerce Ferhat gelse kaldıracak gibi değil.
Ah depremden daha acımasız, katil konutlar.
Dört beş yüz yıllık camiler ayakta.
Kâğıttan yapılmış gibi yeni inşa edilmiş apartmanlar yerlerde.
Ucuz malzemenin, çalınmış demirin, kısılmış kalitenin başımıza açtığı onmaz dert.
Bunca yıkımlara karşın, acaba ne zaman iflah olacak o pis para kazanma tutkusu.
Yüzlerce kişinin canı pahasına, bu ne kanlı ticarettir.
Külden binalar dört bir yana saçıldı.
Bu felakete karşın, yine insan eli derman olmalı.
Cebinde son lirası kalan bile, onu; Van'daki kardeşlerine göndermeli.
Yeni bir sınav önümüzde.
Bayram geliyor.
Lütfen çocuklarınıza bayramlık giysi almayın, örtülü bayanlar; yeni eşarp takmayın, tatile çıkacaklar; Van'ın hakkını ayırıp öyle hareket edin.
İsrafa kaçmayın.
Bir an önce yardımlarınızı Van'daki acılı kardeşlerimize ulaştırın.
Afet şehrinden, merhamet sağanağı insan manzaraları da gelmekte.
Cezaevi duvarı yıkılınca, yüz elli civarında mahkûm firar eder, ama ellisi geri döner.
Aileleri ile görüşüp geri dönmüşlerdir.
Kaderlerinin mahkûm ettiği hapishanelere gelip, yazgılarına teslim olmuşlardır.
Gün, kardeşlik günü.
Dua günü.
Birbirimize çok dualar edelim.
Elimizden gelebileni ertelemeyelim.
Kişinin izzet, şeref, kutlu kılınması ancak insanlar için yapabildiği ile orantılıdır.
Sâde-dilân takımına girebilmeye hak kazananların, sadece temiz yürekliler olacağını unutmayalım.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



