milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

04 ŞUB 2012 CMT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • CİNAYET ŞEBEKESİ
  • ZİNA SERBESTKEN NASIL DİNDAR NESİL YETİŞTİRİLECEK?
  • ONLAR ALLAH'A GÜVENİYORLARDI
  • KILIÇDAROĞLU, GERÇEKLERİ BİLEREK ÇARPITIYOR
  • 'SINIR' TANIMAYAN DOSTLUK
  • DÜNYADAKİ EN BÜYÜK SORUNU TÜRKLER ÇÖZDÜ!
  • HAKKIN HAKİM OLDUĞU BİR DÜNYA İÇİN DUA EDELİM
  • 'ÖLÜMÜNDE İHMAL VAR'
  • 'ASLINDA BİR YIL ÖNCE ÖLECEKTİ'
  • KÜRECİK-TEL AVİV HATTI

Abdülhamit bir fikirdir

21 ARALIK 2009
PZT 03:20

[-] Normal [+]
  • Kültür
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Sezai Karakoç, Mehmed Âkif kitabında, Sultan Abdülhamit'in başa geldiği yıllardaki siyasetinde, yaşlı kadroyla devleti yönetirken, genç kadroyu da oyalayarak vakit kazanıp asıl kurtarıcı kadrosunu yetiştirmeye çalıştığı dönemin meyvesi olarak Mehmed Âkif'i gösterir. Sultan Abdulhamid'in Karakoç'un tabiriyle yekpâre aydınlar zümresi yetiştirmesi için yaptığı çalışmalar, açtığı mektepler, mülkiyeyi sağlam zemine oturtma çabaları, devletin bu süreçte ayakta kalabilmesi ve ilerisi için de toparlanabilmesi adına önemli bir adımdı. Zira gittikçe kuvvetlenen ve yaralarını saran bir devletin sonunun yaklaştığı düşünen dış güçler, bir olup hasta ama yaralarını sarmaya başlayan devletin üzerine yüklenecekler, yaralarını sarmasına izin vermeden topraklarını kendi aralarında paylaşacaklardı.

Mustafa Armağan'ın, Timaş yayınlarından yayımlanan son kitabı Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı 2, Sezai Karakoç'un Mehmed Âkif kitabındaki yukarıda bahsetmiş olduğumuz bölümüyle başlıyor. Mustafa Armağan'ın daha önce yayınlanan Abdülhamit'in Kurtlarla Dansı kitabının devamı niteliğini taşıyan kitap, "Abdülhamit kimdir?" sorusunun cevabının iyi ya da kötü bir şekilde verildiğini ama "Abdülhamit nedir?" sorusunun hâlâ muallâkta olduğunu altını çizerek başlıyor.

Sultan Abdülhamit'in 33 yıllık hizmet zarfında, kimler için karanlık dönem olduğunu araştıran yazar, Abdülhamit'in bir "fikir" olduğunu, O'nun kendisini bu milletin -ırk anlamında değil- yaşama azmine, mücadele niyetine ve var olma iradesine adayarak, hani çalışmaların temelini oluşturduğuna dair özgün belgelerle yaşanan oyunları tarih ile bir köprü kurarak anlatıyor. Millet olarak şu anki ufkumuzun yüksek olmasında var olagelen sonuçların, başarıların zeminini hazırlayan Sultan Abdülhamit'in, tarih aynasında ufkunun ne kadar geniş olduğu, sis tabakasından arınarak özgün belgelerle ortaya konuluyor kitapta.

Abdülhamit'in oynanan oyunları ve tuzakları bozmaya dayalı geliştirdiği, karşı oyunlar oynayan küresel aktör kimliği üzerine örnekler sunan yazar, Abdulhamid Han'ın Aşiret Mektebi'nin kuruluş amacında bile Osmanlı'nın geleceğine yatırımlar yapma arzusu ve iştiyakının olduğunu belirtiyor (s. 21). Cape Town'da açtırdığı okuldan, Arapça okuma imkânı bulamayan Malaylar için hazırlattırdığı Kuran'a, Singapur'daki Abdülhamit müzesinden, Filipinlerin Mindanao adasında bulunan Zamboanga'ya kadar dünyanın dört bir tarafıyla temas kuran Abdülhamit'in "baş aktör" kimliği hakkında, henüz yeteri kadar çalışma yapılmadığını kaydeden Mustafa Armağan, Abdülhamit'in ilkelerini şu başlıklar altında özetliyor:

a) Otokrasiye (tek adam yönetimine) bağlılık,

b) Muhafazakârlığa inanç,

c) Merkeziyetçilikte ısrar,

d) Sosyal, askeri ve ekonomik reformlar,

e) Sıkı maliye politikası,

f) İslam'a bir din ve bir sosyal ve siyasi ideoloji olarak özel önem verilmesi,

g) Her alanda aşırı ihtiyatlı ve tedbirli olmak. (s. 33)

Rönesans araştırmacılarından Julian Raby'nin "Paradoksların Sultanı" tabirini her ne kadar Fatih Sultan Mehmed için kullanmışsa da, Mustafa Armağan, bu tabirin Sultan Abdülhamit Han için de fazlasıyla geçerli olduğu görüşündedir. 1976-1909 tarihleri arası sis perdesini aralamak için Abdülhamit'i birkaç yönden inceleyen yazar, kitabı beş bölümden oluşturmuş: Abdülhamit'in Dünyası, Osmanlı'yı Ayağa Kaldırmak, Sınırların Ötesinde, Bir Darbenin Anatomisi, Soruların Ağında Abdülhamit. Başlıklardan anlaşılacağı üzere, Abdülhamit'in özel hayatından dış ülkelerle olan ilişkilerine, karalama kampanyalarından açıklanmayan yönlerine, yurdu demir ağlarla örme isteğindeki amacından hasta devleti ayağa kaldırma yöntemlerine, icraatlarına, entelektüel yönüne tahlillerde bulunarak, bir dizi okumalardan oluşuyor kitap.

1948'de David Ben Gurion'un İsrail Devleti'nin kurulduğunu açıklarken arkasında Abdülhamit'ten toprak koparmak için yıllarca ter döken ama başarılı olamayan Theodor Herzl'in fotoğrafını asmasını sorgulayan Armağan, Abdülhamit'in siyonizmle olan dansına da değinmiş. Avrupa'da zulüm görmekte olan Yahudi halkı için Filistin'den toprak parçası amacıyla sık sık Yıldız Sarayı'na gelen T. Herzl ile birlikte yaşanan oyunları, yararlandığı kaynakları da belirterek konuyu net bir şekilde özetlemiş. Hazır lafı gelmişken, kitapta yer yer bölüm sonlarında bulunan "Meraklısı için notlar" kısımları da, konuyu araştıracak, o konu hakkında okuma yapmak isteyecek okurlar için önemli. Örneğin "Abdülhamit'in siyonizmle dansı" bölümünün sonunda Theodor Herzl'in beş cilt tutan ve aslı Almanca olan günlüklerinden, günlüklerinin içeriğinden ve kitabın önceki çevirilerinden bahseden Armağan, Theodor Herzl ile Abdülhamit arasında oynanan diplomatik satranca da değiniyor.

Kitapta bulunan okuma parçaları da kitabı zengin kılmış. Hemen hemen her bölümün sonunda gün yüzüne çıkmamış belgeleri derleyip toparlayarak bölüm sonlarına eklemiş yazar. Yalnız burada bir hususu belirtelim, Theodor Herzl-Sultan Abdülhamit bölümünde okuma parçasında Abdülhamit Han'ın T. Herzl'e yazdığı cevabı İngilizce olarak, çevirmeden alıntılamış Armağan. Çevirip alıntılasaydı İngilizce bilmeyen okurlar için de daha iyi olacağı kanaatindeyim. İkinci bir husus da, Armağan'ın 1893 yılında düzenlenen Chicago Dünya Fuarı'ında İslamiyeti temsil eden isminin başına "Muhammed" ekleyen Alexander Russell Webb'den bahsederken "İslamiyet'in Amerika'daki misyoneri" şeklinde söz etmesi şık bir ifade olmamış. (s. 196) Armağan, Mehmet Doğan'ın Büyük Türkçe Sözlüğü'nde de geçtiği üzere misyoner kelimesini ikinci anlamı olan "kendini bir fikrin yayılmasına adamış kimse" olarak kullansa da, kelimenin ilk anlamı "Hıristiyanlığı yaymayı vazife edinmiş kimse"dir. Kendi medeniyetimize ait kavramları kullanmamızın, özellikle yazı konusunda dikkat etmemizin gerekliliği, Osman Toprak'ın Dil ve İmkân kitabını hatırlattı. Özetle, dilin kültürden beslendiği için aynı zamanda bir kültürü de ifade ettiğini, dolayıyla da kendi medeniyetindeki kavramları öğrenmeden yabancı dillerle karşı karşıya getirilen insanın dil ile birlikte o dilin kültürünü de öğreneceğini söylemiştik. İnsanın kendi dilinin kavramlarına, yitik değerlerine, düşünsel yapıtlarına, edebiyatına, folkloruna, içinde yaşadığı topluma yabancılaşma 'dil'den başlayacağından, bir medeniyet dil ile inşa olur, diline yabancılaşarak da çöker. Müslüman, hayatının her anında "tebliğ" vazifesinin bilincinde olacağından, İslamiyet'te Hıristiyanlıktaki gibi bir "misyoner" algısının/kavramının olmadığını, bu şekilde kullanmanın dilimize yakışık kalmadığını da söyleyelim.

Armağan, kitabın sonlarını Abdülhamit'in içki içmemesi, Abdülhamit'in Said Nursi ile karşılaşıp karşılaşmadığı, sansür meselesi gibi merak edilen sorulara ayırmış. Kitapta bahsetmediğim Abdülhamit'in Mustafa Kemal'i gençken hapse attırması, yurdu demir ağlarla örerek ulaşımın temellerini atması gibi ilginç orijinal bölümler de var. Abdülhamit ile yaptığı okumalarında yakın tarihe el atan yazarın, Abdülhamit'in Kurtlarla Dansı serisini devam ettirmesini bekliyoruz. Magazin tarihçiliğinden uzak, belgeli okumalarını edebi bir dille süslemesi, Mustafa Armağan'ın kitaplarını akıcı kılıyor.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Kültür bölümü’nde 21.12.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: kitap, israil, abdülhamit, fuar, kültür,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Yunus Emre Tozal

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Kâinatın Zikri: Karıncanın Aşkı
    2. Dünyanın İncisi Endülüs
    3. Vahdettin: "Ayasofya'ya çan takmak isteyenlere ateş ediniz!"
    4. Fûzulî Divanı...
    5. Hakikat pınarını temaşa eden göz
    6. Hukuk Risalesi
    7. Vahyin kâtibi Hz. Ali
    8. Kur’an’daki Anne...
    9. Popüler dindarlığın durakları: “türbeler”
    10. Yaraya merhem: “Yahudileşme temayülünden uzaklaşma”
    1. Geometri bilmeyen buraya giremez!
    2. Abdülhamit bir fikirdir
    3. Güldürürken düşündüren derviş: Nasreddin Hoca
    4. Avrupa'nın Elli Büyük Yalanı
    5. Filistin’e entelektüel bir bakış
    6. Ruh sürgününden hakikat arayışına Ayşe Şasa...
    7. Hüznün Şiiri: Şairin Filistin’i
    8. Söz ve medeniyet ekseninde Dil ve İmkân...
    9. Kâinatın Zikri: Karıncanın Aşkı
    10. Türk demokrasisinin canlı şahidi:Yalnız Demokrat Ferruh Bozbeyli
    1. Geometri bilmeyen buraya giremez!
    2. Hüznün Şiiri: Şairin Filistin’i
    3. Sevgili…
    4. Avrupa'nın Elli Büyük Yalanı
    5. Hıra’da Dem’lenen ilk ve son harf
    6. Güldürürken düşündüren derviş: Nasreddin Hoca
    7. Sevgiliye ulaşmak için...
    8. Pir Aşkına
    9. Türk demokrasisinin canlı şahidi:Yalnız Demokrat Ferruh Bozbeyli
    10. Söz ve medeniyet ekseninde Dil ve İmkân...
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Kültür

    1. Hat sanatı üstadının 800 yıllık şaheseri
    2. AKM restore edilecek
    3. Vakıf müzelerine ziyaretçi akını
    4. Kuşbakışı Muğla Fotoğrafları sergisi
    5. Tıp tarihinin hazineleri bu kütüphanede
    6. Naşit Özcan anılıyor
    7. İstanbul'un kültür havzası
    8. Senaryo Yazarları Derneği yönetimi belirlendi
    9. Kubbealtı kurslarında yeni dönem
    10. İstanbul'un kış tarihi
  • Diğer

    1. Ali Emiri de Kandil'de coşkusu
    2. Vatandaşlığa geçince babamı öldürenleri araştıracağım
    3. "Ulaşılmadık tek bir genç kalmayacak"
    4. Hukukta arabuluculuk, yargılamalardan hızlı olacak
    5. Mevlid Kandili coşkuyla idrak edildi
    6. Siber tehditlere karşı düzenleme şart
    7. Sandık, gurbetçilerin ayağına gidecek
    8. Şehidin ailesine Devlet Övünç Madalyası verildi
    9. Hakkâri'deki patlamaya ilişkin bir kişi tutuklandı
    10. Kılıçdaroğlu, Auster'i Türkiye'ye davet etti
  • Çok Okunanlar

    1. 'Sınır' tanımayan dostluk
    2. Dünyadaki en büyük sorunu Türkler çözdü!
    3. 'Sakın dikkat çekmeyin'
    4. PKK, Baas'la kol kola
    5. Kürecik-Tel Aviv hattı
    6. Ömrünü özgürlüğe adadı
    7. 'Aslında bir yıl önce ölecekti'
    8. Başoğlu dualarla uğurlandı
    9. İslam Coğrafyası Sömürge Eğitimi altında
    10. 'Gençlik şiddetin ve şehvetin pençesinde'
  • Çok Yorumlanan

    1. 'Sakın dikkat çekmeyin'
    2. Katledilen Türklerin yakınlarına 10 bin Euro 'sus payı'
    3. 40'ıncı yıl anısına 101 abone
    4. Dünyadaki en büyük sorunu Türkler çözdü!
    5. Hâile-i Osmaniye
    6. 'Gençlik şiddetin ve şehvetin pençesinde'
    7. Suriyeli öğrenciler de kaçtı
    8. Ömrünü özgürlüğe adadı
    9. İYİ-DER 4. Gençlik Şurası
    10. Guguk Kuşu'nun galası
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek