milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Abdülhamid’in soğanlı yumurtası, sarayda yemek hırsızlığı, Padişahlara arzuhaller…

09 EYLÜL 2007
PAZ 02:10

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

“Sofranız nur, haneniz mamur olsun!” sözü Osmanlı’da boşuna söylenmemiş. Çünkü Osmanlı’da yemek kültürü oldukça önemliymiş. Yemek deyince, Padişahların her birinin bir başyemeği varmış. Söz gelimi Sultan II. Abdülhamid’in en çok sevdiği yemek soğanlı yumurtaymış. Hatta soğanlı yumurtayı kim iyi yaparsa o ödüllendirilirmiş.

 Özellikle de Ramazan ayının 15’inde Hırka-i Saadet ziyaretleri yapılır ve aynı gün Topkapı Sarayı’nda iftar yemeği yenirmiş.

“Sultan Abdülmecid’den itibaren bu iftar yemekleri Enderun efendileri tarafından ve aralarında gizliden gizliye bir yarış varmış gibi hazırlanır, yemek sahanlarını örten ve üzerine bağlı kumaşlara iliştirilmiş kâğıtlara da isimleri yazılırmış…

Padişah iftar yemeklerinden tatmakla birlikte en ziyade soğanlı yumurtayı önemser ve beğenirse bu yemeği yapan kişiyi kendine kilerci başı seçermiş…

Hemencecik soğanlı yumurta da neymiş deyip geçmeyin! Soğanlı yumurtanın yapılması, pişirilmesi çok büyük bir marifet gerektirirmiş. Enderun efendilerinin verdikleri bilgilere göre soğanlı yumurtanın pişirilmesi üç buçuk saat sürermiş. Onun hem lezzetini, hem de pişirilmesini yalnızca erbabı bilirmiş…”

Abdülhamid ise tahta geçtikten sonra Dolmabahçe Sarayı’nı pek kanıksamamış. Onun tercihi Yıldız Sarayı olmuş. Tabii Saray menüsünde soğanlı yumurtanın büyük yeri olmasına karşın Osmanlı mutfağının en zengin yemekleri bir biri ardına tevali edermiş.

Sarayda başmabeyinci olarak çalışan Lütfi Simavi’nin anlattığına göre, yalnızca Padişah için değil, her büyük memur için ayrı ayrı sofralar kurulurmuş. Pek çok masrafı olan bu hâlin başlıca sebebi, Mabeyn-i Hümayun memurlarının bir araya gelmelerine mani olmak için imiş. Bu, padişahın tedbir mesabesindeki bir arzusundan kaynaklanmaktaymış. Bu masraflı işten kurtulmak için Lütfi Simavi ile Halid Ziya Bey birlik olup, bu israfı sona erdirmek için, ayrı sofra kurmak yerine, sarayda tabldot usulünü ikame etmişler. Lâkin bu girişimleri bütün görevliler tarafından kabul edilmekle birlikte harem ağaları tarafından ciddi bir muhalefetle karşılanmış. Bazı mutfak çalışanları da bu uygulamaya karşı çıkanların arasında yer almışlar. Bunun özel bir sebebi varmış. Mutfaktaki vazifeliler, saray mutfağından aşırdıkları çeşitli yemekleri, âdeta alenî bir şekilde sarayın yakınındaki evlere sattıkları için sarayın yakınındaki evlerde yemek pişirilme külfeti olmazmış. Ta Sultan Abdülmecid zamanında başlayıp Saray bütçesini büyük sarsıntılara uğratan bu çirkin adet, nihayet Simavi ve Uşaklıgil’in ciddi çabalarıyla engellenmek cihetine gidilmiş. Padişahın hususi sofracıbaşısı ise, dışarıya yemek satma konusunda epeyce direnmiş. Bunun nedeni de çok büyük bir gelir kapısının ortadan kalkması imiş. Nihayet büyük baskı ve kontrollerle uzun senelerdir kökleşmiş olan bu çirkin gidişatın da önüne geçilmiş.

Padişaha sunulan arzuhallere gelince; genelde padişahlar halk içine çıktıkları zaman halk tarafından talep ve şikâyet içeren dilekçeler verilirmiş. Lâkin padişaha arzuhali vermek de ayrı bir maharet gerektirmekteymiş. Halk tarafından kimi arzuhaller hasır yakarak, kimi bir kamışın ucuna takarak, kimi arzuhalde büyük vaveylalar kopararak ancak Sultana takdim edilebilirmiş. Arzuhal sahibi sultanın namaz kılacağı camiye girebilirse, sultan camiye teşrif ettiğinde bağırarak şikâyetini duyurabilir ve gayesine vasıl olabilirmiş.

Yalnız adab ve erkân gereği, arzuhallerin Sultanların camiye gelirken verilmesi usuldenmiş. Namaz çıkışı arzuhal vermek pek uygun bir davranış değilmiş. Hatta Sultan Abdülhamid’in saltanatının ilk yıllarında halk, padişahın yanına yaklaşarak arzuhalini bizzat elden verebiliyormuş. Sonradan güvenlik sebebiyle halk padişahlara yaklaştırılmamış, bunu yerine arzuhalleri padişah adına görevli memurlar toplamaya başlamış. Yine Abdülhamid döneminde ellerinde veya boyunlarında asılı kırmızı atlastan çantaları olan görevliler, arzuhal vermek isteyenlerin padişahı taciz edici bağırışlarını engellemek, hareketlerini kontrol etmek için arzuhalcilerin yanlarına giderek dilekçelerini almakla padişahın ve halkın işi kolaylaştırmışlar.

Bugün de arzuhallerin Başvekil’e, -bundan sonra da Cumhur reisine- vermenin en etkili yolu, camiye giriş çıkışlarında olacak herhâlde. Bu nedenle bir an önce bahsi geçen makamlar, her hangi bir kargaşaya mahal vermemek için harekete geçip tedbirlerini almalı ve korumalardan birini halkın arzuhallerini toplamak için görevlendirmelidirler.

Devlet adamlarından bahis açmışken, Sühreverdi’nin belirttiği -devletin sağlamca durması ve memleketin huzur içinde devamlılık arz etmesi için- devlet adamlarında bulunması gereken yüksek özellikleri sayarak yazımızı bitirelim:

1- Adaletli olmak, 2- Akıllı olmak, 3- Cesur olmak, 4- Cömert olmak, 5- Yumuşak huylu olmak, 6- Vefalı olmak, 7- Doğru olmak, 8- Şefkat ve merhamet sahibi olmak, 9- Sabırlı olmak, 10- Affedici olmak, 11- Şükredici olmak, 12- Temkinli olmak, 13- Bilgili olmak, 14- Namuslu olmak, 15- Vakar sahibi olmak…

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 09.09.2007 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Fahri Güven

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Üç farklı Said Nursî
    2. Allah'ın sözü olan Kur'an'ın önemini çocuklara kavratmak...
    3. Çocuklara Allah inancı şöyle anlatılmalıdır...
    4. Çocuklara Allah sevgisi nasıl anlatılmalıdır?
    5. "Kıblesiz bir dünyada yaşıyoruz ama bizim kıblemiz var..."
    6. Şiir sağanağı…
    7. Padişahların ölümleri...
    8. Hacca gidemiyorsanız Hazreti Peygamber'e mektup yazın...
    9. Said Nursî'nin 1940 sonrasında gördüğü zulüm ve işkenceler...
    10. Bediüzzaman Said Nursî'den kadınlara tavsiyeler...
    1. İstiklâl Marşı’nın yazılış hikâyesi… (1)
    2. Hz. Peygamber: “Cennet’in kokusunu duymak isteyenler çocuklarını koklasın...”
    3. Metin Yüksel'in şehid edilişinde teselli...
    4. Çocuk eğitimi anne karnında başlar…
    5. “İstiklâl Marşı”nın yazılış hikâyesi… -II-
    6. Hz. Enes’in Hz. Peygamber’le ilgili bir hatırası…
    7. “İzmir Kestane Pazarı Üniversitesinde” yaprak dökümü…
    8. Bir mebusumuzun anlattığı Ömer Seyfettin’in “Üç nasihat”i…
    9. Çocuk sevgisinin Sevgili Peygamberimizdeki yansıması…
    10. Üstad İsmet Özel ve “İstiklâl Marşı Derneği…”
    1. Hz. Ali’den üç mektup…
    2. Bedduanın da böylesi...
    3. İsmet Özel mi haklı, yoksa İhsan Süreyya Hoca mı?
    4. Başbakan, teamül ve tahammül…
    5. Plevne kahramanı Gazi Osman Paşa’nın alnına yazılan hat…
    6. Toptancılığa destek vermek düşüncemizi tasfiye etmek değil midir?
    7. Bir tokat bir çocuğun da, bir ülkenin de hayatını söndürebilir…
    8. Döşeği yere sert atmanın anlamı…
    9. Ahmet Muhtar Büyükçınar Hoca Efendi’yi ziyaret…
    10. Hz. Ömer’den ibret dersleri...
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    4. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    5. Yunan gazeteciler greve çıktı
    6. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    7. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    8. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    9. Avro'nun sonuna doğru mu?
    10. Modalife'tan yaz kampanyası
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek