Millet olarak depremin oluşturduğu kardeşlik havası ile yaraları kısa zamanda saracağımıza olan inancımı bir takım çatlak sesler bozmaya yetmeyecek. Bir takım kötü niyetlilerin oluşan ortamdan rahatsız olarak insanlıkla pek bağdaşmayan laflar etmeleri sanıyorum oluşan kenetlenmeye bir zarar vermeyecektir. Bu arada sürç-ü lisan ile söylenmiş sözlerin ise telafisi mümkündür. Hergün gelen şehit haberlerinin öfkeyi yükseltmiş olması yaşanan deprem felaketine rağmen birkaç kişinin de olsa düşünmeden konuşmasına yol açmış olabilir. Ancak, esas olan toplumun kucaklaşmasıdır. Yaşanan felaketin bu kucaklaşmayı sağladığını düşünüyorum. Unutmamak gerekir ki hayat devam edecektir. Bir takım gereksiz laflarla devam eden hayatı daha fazla germenin anlamı yoktur.
Bu noktada dünkü bir gazete yer alan "ABD Irak'tan çekilince ne olacak?" başlıklı yazıya temas etmek istiyorum. Nasıl ki biz yaralarımızı el birliği ile saracak, yaşanan tüm acılara rağmen hayata tutunmaya devam edeceksek Irak başta olmak üzere komşularımızla berberliğimiz de sürecektir. Bu bakımdan komşularımızdaki her gelişme bizleri yakından ilgilendiriyor.
Hemen belirteyim ki derdim bir yazara cevap vermek değil. Yazıya atılan başlığın zihnimde oluşturduğu soruları aktarmak ve cevap bulmaya çalışmak.
Yazının başlığını okur okumaz aklıma gelen ilk soru, "ABD gerçekten Irak'tan çekilecek mi?" oldu. Öyle ya artık tüm dünya biliyor ki Amerika'nın derdi kesinlikle Irak halkını zalim Saddam'dan kurtarmak değildi. Hatta Irak'a demokrasiyi getirmek, Irak halkının daha fazla özgürlüğe kavuşması da değildi. Sadece böyle söylenerek dünya şartlandırılmaya çalışıldı. Bunda uzunca bir süre başarılı da olunduğunu söylemek durumundayım. Demek istediğim o ki, ABD yıl sonu itibariyle Irak'tan çekileceğini açıklamış olması tamamen Irak'ı terk edip Irakla ilgili kararları verme hakkını Irak halkına bırakacağını düşünmek gerçekçi olmaz. Belli noktalarda üslerini koruyacak, Irak yönetimine her an elinin üzerlerinde olduğunu hatırlatacaktır. Ayrıca Irak petrollerinden uzun yıllar Irak halkını Saddam'dan kurtarmanın bedelini tahsil edecektir. Belki de Irak petrolünün büyük parçasını Amerika sömürecek, bir miktar da halka bırakacaktır. Eğer buna ABD'nin Irak'tan çekilmesi denebilecekse alkışlayabiliriz. Ayrıca yıllardır süren işgal sırasında sayıları milyonla ifade dilen Iraklı hayatını kaybetmiş durumda. Birileri çıkıp bunun hesabını da ABD'den sormayacak, soramayacaktır. Yaşananları sineye çekmekle yetinilecektir. Bu arada sözünü ettiğim yazının hemen yanı başında yer alan bir başka haber daha ilginçti. Haberin başlığında: "CIA Irak'ı Türkiye'den izleyecek" deniyor ve hemen altında şu bilgiye yer veriliyordu:
"ABD, Irak'taki askerlerini geri çekmeye hazırlanırken istihbaratçılar faaliyetlerini yürütmek için çözüm arıyor. CIA'nın teçhizatını İncirlik Üssü'ne taşıması gündemde.CIA bu ekipman ile Irak'ın yanı sıra Suriye ve İran'ı da izliyor."
Hemen belirteyim ki CIA'nın bundan sonra Irak'a yönelik faaliyetlerini sürdürmek için çözüm araması diye bir şey söz konusu olamaz. ABD Irak içinde zaten gerekli olan tedbirleri almıştır, çekilmesi sadece görüntüden ibaret kalacaktır.
İsterseniz buna yeni model işgal diyebilirsiniz. Bir diğer ifade ile demokratik işgaldir bu yeni dönemdeki uygulamanın adı. Demokrasi ile işgal bir araya gelebilir mi demeyin. Ülkelerin yabancı güçler tarafından işgal edilerek yöneticilerinin öldürüldüğü, yerlerine de kendi istedikleri adamları getirmenin demokrasi olduğu bu yeni yönetim tarzına da demokratik görünümlü işgal demenin bir mahzuru olamaz.
Bu arada Amerika'nın Körfez'deki askeri gücünü de eklemek gerekir. İstediği an istediği ülkeyi işgal etme hakkını kendinde gören bir gücün şu ya da bu ülkeden çekilme kararı almasının gerçekte ciddi bir anlamı olamaz. Nasıl ki geçmişte Irak'ı işgal etmiş ve bunun için kimsenin iznine gerek duymamış ise bugün çekilme kararı alırken de birilerine hesap verme korkusu ile yapmıyor bunu. Doğrudan işgalin getirisinin götürüsünü karşılamadığını gördüğü için daha kârlı bir durum elde etmek adına askerinin bir bölümünü çekiyor ama Irak'ın tüm kontrolünü de çeşitli yollarla elinde tutmaya devam ediyor olacak.
Buna eğer ABD'nin Irak'tan çekilmesi denebilirse ve bu değerlendirmeyi birileri içlerine sindirebiliyorlarsa ne diyelim. Bizim dikkat çekmek istediğimiz husus birileri kendilerini kandırabilirler ve buna hakları vardır ama kamuoyunu yanıltma ve kandırma hakları yoktur.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



